15 Günlük Ateşkes: Yeni Sancılı Dönem Başlıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
15 Günlük Ateşkes: Yeni Sancılı Dönem Başlıyor

15 Günlük Ateşkesin Ardından Yeni Bir Dönem Başlıyor

ABD ile İran arasında sağlanan 15 günlük ateşkes, mevcut kırılganlıklarına rağmen, bu yazının kaleme alındığı perşembe günü itibarıyla zor da olsa sürdürülüyor.

Her iki taraf da ateşkese rağmen kendi kamuoylarına zafer duyuruları yaparak psikolojik savaşa devam ediyor. İran, inandırıcılığı tartışmalı olsa da, ABD’nin 10 maddeden oluşan taleplerini kabul ettiğini iddia ediyor. Tahran’da ise caddeleri, futbol taraftarlarının kutlama konvoyları gibi araçlarla dolup taşıyor. Her iki taraf, toplumsal psikolojiyi yüksek tutma çabası içinde.

ABD’de ise sokağa yansıyan bir hareketlilik gözlemlenmedi. Ancak Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Trump’ın sözcüsü Karoline Leavitt, düzenledikleri basın toplantısında İran’ın yenildiğini ve ABD’nin hedeflerine ulaştığını ilan ettiler. Trump, ateşkes ilan edilmeden önce, 15 maddelik planının çoğunun İran tarafından kabul edildiğini öne sürmüş, İran’ın kapalı kapılar ardında ateşkes için ABD’ye yalvardığını ve rejiminin değiştiğini savunmuştu.

Medya organları da ABD’nin İran karşısındaki mağlubiyetini kendi meşreplerine uygun biçimde duyurdular. Ancak durum, göründüğü kadar basit değil. Hala ortalıkta bir belirsizlik hakim. Uzun bir süre de bu belirsizlik devam edebilir. Çünkü içinde bulunduğumuz durum, birçok çıkar ilişkisi ve güç mücadelesi barındırıyor. Kesin olan bir şey varsa, ABD’nin Orta Doğu’dan elini kurtaramayacağı. Ne Orta Doğu, ne Batı İttifakı, ne de dünya güçler dengesi bir daha asla aynı olmayacak. Sancılı bir döneme doğru ilerliyoruz.

Ateşkesin Temel Unsurları: Hürmüz Boğazı

Varılan ateşkes mutabakatının iki ana unsuru bulunuyor. İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri engellemeyecek; buna karşılık ABD ve İsrail, İran’ı bombalamayacak. Diğer detaylar ise müzakereye tabi. Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilecek müzakereler için 15 günlük bir süre öngörülüyor. Bu süre zarfında bir anlaşmaya varılmazsa, ABD bombardımanları yeniden başlayabilir.

Ateşkesin ilk pürüzü, daha ilk günün sabahında Lübnan konusuyla ortaya çıktı. İsrail, Lübnan üzerindeki saldırılarını beklenmedik bir şekilde artırdı ve bu durum güney Lübnan ve Beyrut’ta önemli kayıplara ve yıkımlara yol açtı. İran, varılan mutabakatın Lübnan’ı da kapsadığını iddia ederek Hürmüz’ü yeniden kapattığını açıkladı. Ancak ABD ve İsrail, ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını savundular. Bununla birlikte, arabulucu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, mutabakatın Lübnan ve diğer bölgeleri de kapsadığını sosyal medya üzerinden duyurdu.

İran Meclis Başkanı Muhammet Bekir Galibaf, müzakerelerin anlamsız hale geldiğini ifade etti, ancak mutabakattan çekildiğine dair bir açıklama yapmadı. Sonrasında İran heyetinin müzakerelere katılacağı anlaşıldı. Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin durdurulduğu yönündeki İran açıklamasının da gerçeği yansıtmadığı kısa süre içinde ortaya çıktı; zira İran’ın iznini alan tankerin Hürmüz’den geçiş yaptığı görüldü.

İran, Lübnan’da istediğini elde edememiş olsa da, Hürmüz Boğazı’nda geçiş serbestisiyle önemli bir kontrol gücü elde etmiş gibi görünüyor. Hürmüz’den geçen gemilerin İran’a 2 milyon dolar geçiş ücreti ödeyip ödemediği ise henüz netlik kazanmadı. Eğer bu paralar toplanıyorsa, İran’ın sağladığı avantajlar daha da artmış olacak. Ancak bu durum, mevcut filli durumu yansıtıyor. İran’ın elde ettiği avantajları kalıcı hale getirmesi, Pakistan’daki müzakerelerin seyrine bağlı. Hürmüz’ün tamamen İran kontrolüne geçmesi ise gerçekçi görünmüyor. İran’ın en mantıklı beklentisi, uluslararası bir komisyonda geçiş düzenlemeleri için ağırlıklı oy hakkı elde etmektir. Ancak Hürmüz geçişlerinin ücretli hale getirilmesi şu an için olası görünmüyor.

Lübnan’da İsrail’in Saldırılarını Artırması Ne Anlama Geliyor?

İsrail’in Lübnan üzerindeki saldırılarını aniden artırmasının birkaç olası nedeni bulunuyor. İlk olarak, Netanyahu’nun ABD’nin bir oldu bittisi ile karşılaşma endişesi taşıdığı söylenebilir. Her ne kadar Netanyahu, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin bilgi ve mutabakat dahilinde gerçekleştiğini ifade etse de, Pakistan’daki görüşmeler öncesinde Lübnan’da mevzi kazanma çabası içinde olduğu düşünülüyor.

İkinci bir neden ise İsrail’deki iç siyasi dengeler. Netanyahu, iç muhalefet tarafından Trump’ın peşine takılmakla ve savaşa girmeden önce iyi hesap yapmamış olmakla eleştiriliyor. Bu durumda, en azından Lübnan cephesinde ilerleyerek kendi kamuoyuna bir zafer sunma çabası içinde olduğu aşikar.

İsrail’deki muhalefetin Netanyahu’ya yönelttiği eleştirilerin benzerleri ABD’de Demokratlar tarafından Trump için de yapılıyor. Bu durum, her iki liderin de iç cephelerinde karşılaştıkları zorlukları gözler önüne seriyor.

Ancak, İsrail ve ABD’de yaşanan iç politikadaki güçlükler, Lübnan’da yaşananlardan çok daha önemsiz kalıyor. Lübnan uzun süredir iflas etmiş bir devlet konumunda. Ülke, İsrail’in Hizbullah lideri Nasrallah’ı hedef alması ve örgütün parçalanmasından sonra yeni bir denge arayışına girmişti. 2025’in başında Joseph Aoun’un devlet başkanı seçilmesi ve yeni bir milli mutabakat hükümetinin kurulması, Lübnan için bir umut ışığı olmuştu.

Yeni hükümetin Hizbullah’ın gücünü kısıtlaması beklenirken, İran savaşının hemen ardından Hizbullah’ın İsrail’e roket saldırısı düzenlemesi büyük bir sürpriz oldu. Hizbullah’ın ülke çıkarlarını bir tarafa bırakarak, Lübnan’ın en zayıf olduğu bir dönemde İran lideri Hamaney’in öldürülmesi üzerine İsrail’e saldırması, bu örgütün ulusal çıkarları değil, İran’ın çıkarlarını temsil ettiğini bir kez daha gösterdi.

Lübnan halkının durumu ise herkes için daha da acı. Hükümet, İsrail karşısında son derece aciz bir durumda; ne ordunun ne de asayiş güçlerinin Hizbullah’ı engelleme kapasitesi bulunuyor. İsrail, Hizbullah’ı teslim almadıkça bu ülkedeki katliamlar, işgal ve yıkım devam edecek. Bir zamanlar en müreffeh ve eğitimli halklardan birine sahip olan Lübnan, içinde bulunduğu durumla büyük bir acı yaşıyor. Pakistan’da gerçekleştirilecek müzakerelerde, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını durdurması konusunda bir anlaşmaya varılmazsa, Lübnan halkının çektiği sıkıntılar devam edecektir.

Müzakere Heyetlerinin Yapısı Ne Anlama Geliyor?

İsrail’in Lübnan saldırılarına devam etmesine rağmen, İran heyetinin Pakistan’a gidecek olması, İran’ın zor durumunu en iyi şekilde yansıtıyor. Bu kez heyetin baş

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın