
iahaber Haber Merkezi
19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın Bandırma Vapuru ile Samsun’a ayak basmasının üzerinden 107 yıl geçti. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir dönüm noktası olan bu tarih, askeri ve siyasi mücadelenin başlangıcı olmasının yanı sıra, ilerleyen dönemlerde modern ulus-devlet kimliğinin ve gençlik idealinin temellerinden birini oluşturdu. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı, 4 yıl sürecek olan Kurtuluş Savaşı’nın temelini attı.
16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan Samsun’a hareket eden Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştı.
Mondros Mütarekesi’nin 30 Ekim 1918’de imzalanmasının ardından Anadolu’nun çeşitli bölgeleri İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiştir. İzmir’e Yunan ordusu, Adana’ya Fransızlar, Antalya ve Konya’ya ise İtalyanlar yerleşti. İngiliz askerleri Samsun, Merzifon, Urfa, Maraş ve Antep gibi yerlerde konuşlandı. 13 Kasım 1918’de İngiliz donanmasının İstanbul önlerine demirlemesi, Osmanlı başkentindeki işgalin en belirgin sembollerinden biri haline geldi.
Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919 günü, 19 kişiyle denize açıldı.
Cephelerde uzun yıllar görev yapan ve Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nın ardından İstanbul’a dönen Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’daki direniş hareketlerini dikkatle izliyordu. Karadeniz bölgesindeki güvenlik sorunları gerekçe gösterilerek 9. Ordu Müfettişi olarak atanan Mustafa Kemal, İzmir’in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrıldı. Paşa ve beraberindekiler, 19 Mayıs sabahı Samsun’daki Reji İskelesi’ne vardı.
“Ya ölürüz ya vatan kurtulur!”
19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak Milli Mücadele’yi başlatan Mustafa Kemal Paşa’nın, Anadolu’daki direniş ağını oluşturma kararlılığı, birçok tarihi belgede ve hatıratta dikkat çekici bir anıyla yer bulmuştur.
Dönemin Samsun Telgraf Müdürü Faik Şemseddin (Başara) Bey’in tanıklık ettiği ve PTT Tarihi, Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM) yayınlarında aktarılan o tarihi gece şöyle gelişmiştir:
“Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için (yıldırım düşüp cihazları yakmasın diye) telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaşırken kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, ‘Mustafa Kemal Paşa geliyor!’ haberini verdi.
O anda, Mustafa Kemal Paşa tek odadan oluşan telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım, ‘Buyurun paşam’ dedim. Derhal Havza ve Amasya ile görüşmesi gerektiğini ifade etti.
‘Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem, çarpılabilirsiniz!’ dememe rağmen, Mustafa Kemal Paşa gözlerimin içine bakarak şu tarihi cevabı verdi:
‘Bu vatanın kurtuluşu ile ilgilidir, muhakkak görüşeceğim… Ya ölürüz ya vatan kurtulur!’”
Samsun’dan sonra Havza’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, burada yayımladığı genelgeler ve düzenlediği mitinglerle işgallere karşı kitlesel bir tepki örgütlenmesinde önemli bir rol oynadı. Havza’daki protestolar özellikle İzmir’in işgali üzerine yoğunlaştı. Ardından Amasya, Erzurum ve Sivas süreçleriyle devam eden Milli Mücadele’nin ilk adımları Samsun’da atılmış oldu.
Atatürk’ün Nutuk’u Samsun’a çıkışını anlatmasıyla başlar:
“1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş şöyleydi: Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı Ordusu her yerde zedelenmiş, ağır koşullarla bir ateşkes anlaşması imzalanmıştı. Ulus, Büyük Savaş’ın uzun yılları boyunca yorgun ve yoksul bir durumda kalmıştı. Bu durumu yaratanlar, kendi yaşamlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmışlardı…”

Atatürk’ün “doğum günümdür” dediği tarih
19 Mayıs’ın kamusal hafızadaki yeri, Cumhuriyet’in ilk yıllarında şekillenmiştir. Başlangıçta bu tarih, bugünkü gibi ülke genelinde resmi törenlerle kutlanan bir bayramdan çok, Samsun merkezli yerel anmalar niteliğindeydi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim doğum günüm 19 Mayıs’tır” ifadesi de bu tarihe sembolik bir anlam kazandırdı.
Atatürk’ün doğum gününün belirlenmesi: Niçin bir 19 Mayıs olmasın?
1936 yılında Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Rıza Soyak, Atatürk’e Türkiye Cumhuriyeti Hariciye Vekaleti’nden gelen bir belgeyi sundu. Bu belgede Atatürk’ün doğum gününün bildirilmesi talep ediliyordu:
“İngiltere Maslahatgüzarı Mösyö Morgan, Vekaletimize müracaat ederek Reisicumhurumuzun Yevmi veldeti (doğum günü) münasebetiyle İngiltere Kralı Sekizinci Edward tarafından hususî ve samimî bir tebrik telgrafı çekileceğini söylemiş ve Atatürk’ün doğum tarihinin bildirilmesini rica etmiştir. Keyfiyeti arz eder ve İngiltere Büyük Elçiliğince taleb edilen malûmat tensip buyurulduğu takdirde işarına müsaadelerinizi rica eylerim.”
Hariciye Vekili Y. Elçi Ali Türkgeldi</
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



