
Faiz oranlarında beklenen düşüş, 2026’nın ikinci yarısında gayrimenkul piyasasında ertelenmiş talebin hızlı bir şekilde devreye girmesi ve sınırlı arzın fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturması ihtimalini gündeme getiriyor.
İSTANBUL (İGFA) – Gayrimenkul sektöründeki beklentiler, 2026’nın ikinci yarısına dair netlik kazanmaya başladı.
Faiz oranlarının düşmesiyle finansmana erişimin daha kolay hale gelmesi, uzun süredir bekleyen talebin tekrar piyasaya yönelmesine olanak tanırken; sınırlı arz ve yüksek inşaat maliyetleri, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı yaratıyor.
Uzmanlar, talep artışının ve arz kısıtlarının aynı döneme denk gelmesinin, özellikle doğru lokasyonlar ve kullanım potansiyeli belirgin olan gayrimenkullerde değer artışını daha belirgin hale getireceğini ifade ediyor. Bu durum, bugünden alınacak doğru yatırım kararlarının gelecekte önemli bir değer artışı potansiyeli taşıdığına işaret ediyor.
“ERTELENMİŞ TALEP HIZLA DEVREYE GİRECEK”
Gayrimenkul piyasasına dair değerlendirmelerde bulunan Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, 2026’nın ikinci yarısında yatırımcı davranışlarında önemli bir değişim yaşanacağını belirtti. Faizlerdeki beklenen düşüşle finansmana erişimin daha öngörülebilir hale geleceğini vurgulayan Bilgiç, bu gelişmenin uzun süre beklemede kalan talebi kısa sürede piyasaya taşıyacağını ifade etti.
Bilgiç, özellikle doğru lokasyonda, teslimi net ve kullanım potansiyeli açık projelerin bu dönemde daha hızlı talep göreceğine dikkat çekerek, “Piyasanın yönünü belirleyecek temel unsur yalnızca zamanlama değil, aynı zamanda ürün kalitesi olacak” dedi.
SINIRLI ARZ FİYAT BASKISINI ARTIRIYOR
Talep tarafındaki beklenen canlanmaya rağmen, yeni arzın sınırlı kalması ve yüksek inşaat maliyetlerinin devam etmesi, fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Yeni projelerin geliştirilme sürelerinin uzaması, finansman maliyetleri ve artan girdi fiyatları, arzın kısa vadede hızla genişlemesini zorlaştırıyor.
Bu durum, talep artışıyla bir araya geldiğinde mevcut ve nitelikli gayrimenkullerin değerinin daha hızlı yükselmesine yol açabilir. Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde fiyat hareketlerinin yönünü belirleyen en kritik unsur bu arz-talep dengesi olacak. Gayrimenkulde yeni dönemin kazananları ise doğru lokasyonda, kullanım potansiyeli net ve teslim süreci belirsiz olmayan projeler olacaktır. Talebin hızlandığı, arzın sınırlı kaldığı ve maliyet baskısının sürdüğü bu süreçte, yatırımcılar için en önemli strateji doğru ürünü doğru zamanda portföye dahil etmek olarak öne çıkıyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



