
Hürriyet yazarı Sefer Levent, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın 21 gün sürmesi durumunda ortaya çıkabilecek senaryoları değerlendirdi. Levent, “Eğer savaş bu süre zarfında devam ederse, enerji krizinin yaşanması oldukça olası. Petrol fiyatlarında hızlı bir artış gözlemlenir. “Petrol var ama ulaşamıyoruz” paniği başlar” ifadelerini kullandı.
Levent, söz konusu savaşın 21 gününün kritik bir dönüm noktası olacağını vurgulayarak, bu sürenin bir tanker sevkiyatının dünya piyasasına ulaşmasının ortalama süresine denk geldiğini belirtti. Hürmüz Boğazı gibi stratejik noktalarda yaşanan krizlerin ilk günlerde fiyatları etkileyeceğini ifade eden Levent, “Ancak asıl sorunun boyutu yaklaşık üç hafta sonra kendini gösterecek” dedi.
Levent, yazısında, “Ben bu satırları yazarken, siz okurken milyonlarca varil petrol okyanuslarda hareket hâlinde. Eğer tankerler gecikirse, rotalar değişirse veya sigorta maliyetleri artarsa, bu durumun etkisi rafinerilere yaklaşık üç hafta sonra ulaşır. Çoğu rafineri, operasyonlarını 2-3 haftalık ticari stoklarla sürdürmektedir. Dolayısıyla birkaç günlük aksama piyasa tarafından tolere edilebilir. Ancak kesintiler 21 günü aşarsa, stoklar erimeye başlar ve piyasa fiyat dalgalanmasından çıkarak arz krizine yol alır” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının 28 Şubat’ta başladığı göz önüne alındığında, Hürmüz’deki sorunların başlangıcının 1 Mart olarak kabul edilmesi durumunda, 22 Mart 2026’nın kritik bir tarihe işaret ettiği ifade ediliyor. Levent, eğer o tarihe kadar savaş sona erer ve Hürmüz’de akış normale dönerse, bu iyi bir gelişme olacaktır. Ancak aksi durumda enerji krizi kaçınılmaz görünüyor. 22 Mart sonrası için ise çeşitli olasılıklar sıralandı.
– Petrol fiyatları hızlı bir şekilde yükselebilir. “Petrol var ama ulaşamıyoruz” paniği yayılabilir. İran’ın 200 dolar tehdidi de unutulmamalı.
– Sigorta ve navlun maliyetleri önemli ölçüde artabilir. Lojistik masrafları yükselebilir.
– Rafineri kesintileri başlaması durumunda, sorun petrolden akaryakıt ürünlerine sıçrayabilir. Bu da akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesine yol açabilir.
– Akaryakıt fiyatlarındaki artış, enflasyonu da yükseltebilir.
– Enerji fiyatlarındaki artış, tüm ekonomiyi etkileyebilir. Ulaşım maliyetleri artarken, gübre ve petrokimya ürünleri de pahalanabilir.
Sonuç olarak, gıda fiyatları yükselebilir ve enflasyon daha da ivme kazanabilir.
Yazının tamamı için tıklayın
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



