
İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, törende yaptığı konuşmada, “Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir. İçinde bulunduğumuz çağda dış çevre, evin duvarlarını ve okulun sınırlarını aşarak çocuklarımızın yaşamına etki etmektedir. Bu nedenle toplumun her kesimine büyük sorumluluklar düşmektedir. Şiddetin karşısındaki en etkili yanıt eğitimdir” ifadelerini kullandı.
İstanbul Valiliği’nin destekleriyle İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Maarifin Kalbinde Çocuk” temasıyla düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinliği, Kağıthane’deki T.C. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, vali yardımcıları, kaymakamlar, güvenlik teşkilatının temsilcileri, eğitim yöneticileri, bazı il protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katılım sağladı. Etkinlik öncesinde Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 23 Nisan mesajı da okundu. Açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü, bu özel günün anlamını vurguladı ve tüm çocukların bayramını kutladı.
YENTÜR, “ÇOCUK EĞİTİMİN ÖZNESİDİR”
İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, “Çocuk, eğitimin öznesidir” diyerek, “Bugün, büyük bir emaneti geleceğe taşıyacak olan çocuklarımıza adanmış, dünyada eşi benzeri bulunmayan bir bayramın sevincini yaşıyoruz. 23 Nisan; bir bilinç, medeniyet tasavvuru ve milletimizin geleceğini çocuklarının kalbine emanet edişinin bir sembolüdür. Bu yıl 23 Nisan’ı ‘Maarifin Kalbinde Çocuk’ temasıyla kutluyoruz. Bu tema, eğitim anlayışımızın özünü yansıtmaktadır. Öğretmen, bir kalbe yön veren, ufuk açan ve çocuğa “Sen değerlisin” duygusunu hissettiren kişidir. Bugün, milletçe derin bir üzüntüyle geçirdiğimiz günlerden geçerken bu gerçeği daha derinden hissediyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki elim olaylar, hepimizin yüreğinde derin bir acı bırakmıştır. Kaybettiğimiz Ayla Kara ve Fatmanur Çelik öğretmenlerimizin, yanı sıra evlatlarımızın hatırası, eğitimin bir vicdan ve emanet meselesi olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Böyle dönemlerde acımızı, birbirimize daha sıkı sarılmamıza vesile olacak bir tutuma dönüştürmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız bulunmaktadır” şeklinde konuştu.
“ÇOCUKLARIMIZDA DAVRANIŞ İNŞASININ KAYNAĞI YALNIZCA OKUL VE AİLE İLE SINIRLI DEĞİLDİR”
Yentür, çocuklarımızda davranış inşasının kaynağının yalnızca okul ve aile ile sınırlı olmadığını belirtti. “Eğitim, bir milleti ayakta tutan erdem, merhamet ve vicdan değerlerinin nesilden nesile aktarılması görevini üstlenmektedir. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; bu değerleri çocuklarımızın kalbine yeniden ve daha güçlü bir şekilde yerleştirmektir. Şiddetin karşısındaki en güçlü yanıt eğitimdir. Kırılan her yüreği onaracak, sarsılan her değeri yeniden ayağa kaldıracak olan siz değerli öğretmenlerimizsiniz. Birlikte kenetlendiğimizde; acıyı dönüştürüp yarınları inşa ederiz. Ailelerimiz de bu büyük yürüyüşün vazgeçilmez bir parçasıdır. Şu an karşılaştığımız hakikat, çocuklarımızda davranış inşasının kaynağının artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı olmadığıdır. Dış çevre, bazen evin duvarlarını ve okulun sınırlarını aşarak çocuklarımızın dünyasına etki etmektedir. Bu noktada toplumun her kesimine büyük sorumluluklar düşmektedir. Yaşanabilir bir çevre, insani yaşam koşulları, güven veren mahalle kültürü ve çocuklarımızın kendileri olarak var olabilecekleri doğal ortamlar; eğitim öğretim sürecinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Yentür, okul ile aile arasındaki güven bağının ne kadar güçlü olursa, çocuğun ruhunun da o kadar emniyet içinde büyüyeceğini belirtti. “Velilerimizin öğretmenlerimize güven duyması ve öğretmenlerimizle aynı hedefe yönelik ilerlemesi, çocuklarımızın gelişimi açısından hayati öneme sahiptir. Her evin eğitimin doğal bir destekçisi; her mahallenin çocuklarımız için koruyucu bir çevre; her okulun da güven ve şahsiyet inşasının merkezi olmasını arzuluyoruz. Bilginin hızla çoğaldığı, dijital etkilerin çocuklarımızın hayatına erken yaşlarda nüfuz ettiği, dikkatin dağıldığı ve derinliğin zayıfladığı bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle, çocuklarımızı çağın imkanlarıyla buluştururken çağın risklerinden de korumalıyız. Bugün yapılması gereken şey açıktır: Çocuklarımızı yalnız bırakmamak, öğretmenlerimizi güçlü bir şekilde desteklemek ve okul ile aile arasındaki bağı daha da güçlendirmektir. Eğitim ortamlarımızda güveni, merhameti, psikolojik sağlamlığı ve aidiyet duygusunu pekiştirmemiz gereklidir” şeklinde konuştu. Çocuklar ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mutlu olduklarını ifade etti.
Konuşmanın ardından program kapsamında bir barkovizyon gösterimi yapıldı. Etkinlikte, “Ata’mdan Armağan Bayram” adlı şiir ile “Kalemimden Hayallerim” başlıklı kompozisyon öğrenciler tarafından seslendirildi. Dereceye giren eserlerin okunmasının ardından ödül törenine geçildi. Yarışmalarda başarı gösteren öğrencilere ödülleri Vali Davut Gül ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Kutlama programı, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



