
Son dönemde A Haber’i büyük bir takdirle izlemeye başladım. Sebebi, Anadolu insanına yakın bir habercilik tarzı benimsemeleri. Halkın nabzını tutmak sadece büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun köylerinde, kasabalarında da yapılan çalışmaları yakından takip etmeleri. A Haber’in haber programlarında sürekli olarak Anadolu’nun çeşitli köylerinde, kasabalarında faaliyet gösteren çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, küçük esnaf ve atölye sahipleriyle röportajlar yapmaları dikkatimi çekti. Gün geçmiyor ki Aydın’da incir hasadı yapan köylüler, Sivas’taki arıcılar veya Bursa‘nın fındık üreticileri gibi Anadolu’nun farklı bölgelerinden insanların hikayelerini A Haber ekranlarında izlemeyeyim.
Özellikle “Şehre Yakın” programının köyleri ziyaret ettiği bölümleri büyük bir keyifle takip ediyorum. En son izlediğim programda, Düzce’nin Redifler köyünü tanıttılar ve buradaki insanların yaşam tarzını, güzel manzarasını detaylı bir şekilde izleyicilere aktardılar. Köy halkının ekip tarafından ziyaret edilmesi ve köylülerin yüzlerindeki mutluluğu görmek beni oldukça sevindirdi. Bu tarz haberlerle Anadolu’nun farklı köy ve kasabalarının tanıtılması beni A Haber’e daha çok bağladı.
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan bir uyarıda dikkat çeken bir olay anlatıldı. Bir kadının, benzin istasyonunda dolu olan arabasının yanına gelen ve boyacı olduğunu söyleyen bir adam tarafından uyuşturucu içeren bir kart ile tuzağa düşürülmeye çalışıldığına dair anlatılan hikaye gerçekten ürkütücüydü. Kadının, ani bir kararla uyuşturucu etkisi altında olabilme riskine karşı yaptığı cesurca davranışın sonucunda kurtulması, insanların bu tür durumlara karşı ne kadar dikkatli olmaları gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
Sosyal medyada fenomen olma uğruna yapılan çılgınca eylemler her geçen gün artıyor. ABD’de bir içerik üreticisinin markette ve tenis kortunda çıplak bir şekilde videolar çekmesi, toplumun ahlaki yapısını tehdit eden vahim bir durumdur. Bu tür davranışların artması toplum sağlığına ve genel ahlaka zarar verirken, içerik üreticilerinin sınırları aşması da sosyal medyanın olumsuz etkilerini gözler önüne seriyor.
Gündemdeki dikkat çekici konulardan biri de dilenci olarak bilinen bir kişinin sözleri oldu. Konya’lı fenomen dilenci, kendisine yönelik müdahalelere karşı direnç gösterirken yaptığı açıklamalarla gündeme oturdu. Yaşanan Marmara depremi ve Ege yangını gibi doğal afetlerin ardından toplumun ve devletin nasıl bir pozisyon alacağı da merak konusu oldu.
Son olarak, ünlü oyuncu Robert De Niro’nun bir sözüyle bitirmek istiyorum. “Dedeme ‘Eski sevgilime niye geri dönmemeliyim?’ diye sordum. ‘Ormanda aynı ağacı iki kez görüyorsan kayboldun demektir’ dedi.” Bu söz, hayatımızda karşılaştığımız deneyimlerden ders çıkarmamız gerektiğini hatırlatıyor. Her anımızda, her kararımızda ve her tercihimizde geçmişimize bakarak doğru yolu bulmamız önemlidir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



