
Prof. Dr. Etem Karakaya
Avrupa Birliği’nin iklim hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), 20 yıldır sanayinin karbonsuzlaştırılmasında en etkili araçlardan biri olarak değerlendiriliyor. 2020 sonrasında hızla artan karbon fiyatları, Ocak 2026’da 92 Euro seviyesine ulaştı. Ancak bu artış kısa sürdü; fiyatların birkaç hafta içinde yaklaşık %22 oranında düşmesi, politik bir kırılmanın işareti olarak algılandı.
Bu düşüşün arkasında, Avrupa’nın siyasi liderlerinin ETS ve yüksek karbon maliyetlerine yönelik ilk defa gösterdikleri sert eleştiriler yatıyor. Şubat ayında gerçekleştirilen AB Rekabet Zirvesi’nde sanayi temsilcileri, karbon fiyatlarının düşürülmesi yönündeki taleplerini yineledi ve bu çağrılar önemli siyasi liderlerden de destek buldu. Özellikle Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in, ETS’nin ertelenebileceğine dair yaptığı açıklama, sistemin temelindeki güçlü siyasi iradenin sarsıldığına dair şüpheleri artırdı. Bu durum, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor olabilir.
Son 20 yılda ETS, kapsadığı sektörlerde emisyonları neredeyse yarı yarıya azaltarak AB’nin en etkili iklim araçlarından biri haline geldi. Bununla birlikte, yeşil dönüşümü finanse eden önemli bir gelir kaynağı da oluşturdu. Ancak daha önce dokunulmaz kabul edilen ETS’nin bu kadar güçlü eleştirilere maruz kalması, geleceği hakkında belirsizlik yaratıyor. Bu piyasada, doğası gereği politik kararlarla şekillenen yapı nedeniyle, yalnızca söylemlerin bile güçlü etkileri olabiliyor.
Avrupa Komisyonu’nun bu eleştirilere ne ölçüde karşı koyacağı, AB ETS’nin geleceği üzerinde belirleyici bir etki yaratacak. Bu yıl gerçekleştirilecek olağan ETS revizyonunun, geçmişteki gibi sistemi güçlendirmekten ziyade zayıflatma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Fiyatların artması bekleniyordu
AB ETS, daha temiz üretim ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda 2005 yılında kuruldu.
Pilot uygulama sürecinde önemli zorluklar yaşandı ve karbon fiyatlarının düşük seviyelere düştüğü dönemler oldu.
Ancak AB, bu temel araca her zaman güçlü bir destek sağladı. Geliştirilen yeni politika desteği ve kurallarla birlikte, 2020’den itibaren karbon fiyatları yükseldi ve 100 Euro’nun üzerine çıkıldığı görüldü.
Son beş yıldır büyük ölçüde 70 Euro seviyesinin üzerinde seyreden karbon fiyatları, Ocak 2026’da 92 Euro’ya ulaştı.
Bu yüksek seviyeler, enerji ve karbon uzmanlarının öngörüleriyle de uyumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyordu. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uygulanmaya başlanması ve AB ETS kapsamında işlem gören demir-çelik, çimento, alüminyum ve kimya sektörlerinin bedava emisyon izinlerinin aşamalı olarak kaldırılacağı bir süreçte, karbon fiyatlarının 2030 yılına kadar 150-200 Euro civarına ulaşması bekleniyordu.
Kaynak: https://www.investing.com/commodities/european-union-allowance-eua-year-futures
Ancak Ocak ayında 92 Euro seviyesine ulaşan karbon fiyatları, son birkaç hafta içinde hızla düşerek 17 Ocak’ta 68 Euro seviyelerine geriledi. Bu düşüş, iklim değişikliği ile mücadelede önemli değişimlerin habercisi olabilir.
Sanayiciler, fiyat düşürme çağrısı yaptı
Avrupalı liderler, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artıracak politikaları tartışmak üzere 11 Şubat’ta Anvers’de bir araya geldiler.
AB ağır sanayiinin önemli bir kısmı, ETS çerçevesinde emisyonlar için ödeme yükümlülüğü nedeniyle uzun zamandır şikayetçiydi. Bu toplantıda, AB liderlerine karbon fiyatlarının düşürülmesi çağrısında bulunarak önemli bir adım attılar. Örneğin, Alman kimya devi BASF SE’nin CEO’su Markus Kamieth, artan karbon maliyetlerinin değer zincirlerini Avrupa dışına kaydırdığını ve AB sanayisini rekabette dezavantajlı duruma soktuğunu ifade etti.
Merz’in ETS eleştirisi şok etkisi yarattı
Ancak asıl çarpıcı gelişme, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in sanayicilerin bu taleplerine destek vermesi oldu. “ETS’yi gözden geçirmeye veya ertelemeye, askıya almaya açık olmalıyız,” diyen Merz, böyle bir revizyonun ne anlama geleceğine dair ise detay vermedi.
ETS, politik eleştiriler karşısında hassas bir piyasa
Karbon piyasası, diğer ürünlerden farklı olarak, aslında politika yapıcıların inisiyatifi ile oluşmuş bir yapıdır. Mevcut arz ve revizyon kararları siyasi olarak belirlenmektedir. Yani AB ETS, temelinde politika odaklı bir sistemdir. Eğer bu sistemi oluşturan politikacılar, piyasaya dair önemli eleştirilerde bulunursa, bu durum piyasanın yeniden şekillenmesine yol açacak belirsizlikler doğurabilir. Dolayısıyla, ETS’yi en çok savunan AB’nin en büyük ekonomisinin liderinin, ETS’nin ertelenebileceğine dair bir açıklama yapması, geri dönülmez bir hasar yaratabilir.
Görünüşe göre yükselen enerji fiyatlarını düşüremeyen liderler, daha kolay kontrol edebildikleri karbon fiyatlarını hedef alıyorlar.
Merz’in açıklamalarının ardından Avusturya ve Çekya liderleri, karbon fiyatlandırmasına karşı söylemlerine yeniden başladılar. Çekya Başbakanı Andrej Babis, ETS’nin sanayiyi yok ettiğini savunarak karbon fiyatlarının 30 Euro ile sınırlandırılması gerektiğini öne sürdü. Polonya da karbon için bir üst fiyat belirlenmesini talep etti. Fransa Cumhurbaşkanı ise 30-40 Euro civarında olması gereken karbon fiyatının “spekülasyonlar” nedeniyle 80 Euro’nun üzerinde olduğunu iddia ederek Avrupa Komisyonu’na yüksek fiyatlara çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
Yüksek karbon fiyatları neden önemli?
Karbon fiyatının güvenilir ve istikrarlı bir şekilde artması, piyasalara fosil yakıt girdilerinin giderek daha pahalı hale geleceğinin sinyalini verir.
Bu durum, yalnızca elektrik üretiminde yenilenebilir enerjiye geçişi değil; çelik, çimento ve kimya gibi emisyon azaltımının zor olduğu sektörlerde de inovasyonu teşvik eder.
Yeşil çelik ve yeşil hidrojen gibi birçok karbonsuzlaşma teknolojisi, henüz geleneksel seçeneklerden daha pahalıdır. Ancak güçlü karbon fiyatları, gerekli yatırımların gelecekteki kârlılığını daha öngörülebilir hale getirir. Günümüzde, karbon fiyatlarının artacağına dair inançla, temiz teknolojilere milyarlarca dolarlık yatırım yapılmaktadır.
Karbon fiyatlarındaki istikrarsızlık ve düşüş eğilimi, bu tür uzun dönemli yeşil yatırımları tehdit edebilir.
Von der Leyen’den reform sinyali
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise aynı toplantıda ETS’nin faydalarını vurgulayarak piyasa istikrar rezervinin karbon fiyatını düzenlemek için önemli bir seçenek olduğunu belirtti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



