
ABD’nin artan borç yükü, küresel ekonomik tartışmaların merkezinde yer alıyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, toplam kamu borcu 18 Ağustos tarihi itibarıyla 40 trilyon 47 milyar dolara ulaştı.
Bu borcun 32,2 trilyon dolarlık bölümü piyasa tahvilleri, 7,7 trilyon dolarlık kısmı ise federal kurumlar arasındaki borçlardan oluşuyor. Mart 2026’da 39 trilyon dolar seviyesinde olan borç, son beş ayda 1 trilyon dolarlık bir artış gösterdi.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
10 yıldan kısa sürede iki katına çıktı
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ocak 2017’de göreve başlamasıyla federal borç 19,9 trilyon dolardan 10 yıl içinde iki katından fazla bir artış gösterdi. Bu artışta; koronavirüs pandemisi sırasında yapılan kamu harcamaları, vergi gelirleri ile harcamalar arasındaki dengesizlik, sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarının artışı ile yükselen faiz giderleri etkili oldu.
Faiz giderleri bütçede ikinci sıraya yükseldi
Kamu borcuna ilişkin ödenen faiz miktarında da belirgin bir artış görüldü. ABD federal bütçesinde yaklaşık 1,1 trilyon dolar borç faizlerine ayrıldı. 2025 mali yılında borç hizmeti maliyetleri, savunma bütçesini geçerken, 2026 mali yılının ilk 10 ayında faiz giderleri Medicare harcamalarını geride bırakarak Sosyal Güvenlik’in ardından federal bütçenin ikinci en büyük harcama kalemi haline geldi. Ayrıca, Temmuz ayında federal bütçe açığı 432 milyar dolar olarak kaydedildi.
Tahvil faizlerinde artış ve Hazine’nin müdahalesi
Artan borç miktarı, tahvil piyasalarını da etkiledi. Düzenlenen 10 yıllık ABD Hazine tahvili ihalesinde faiz oranı yüzde 4,683’e, 30 yıllık tahvil ihalesinde ise yüzde 5,216’ya yükseldi. Piyasada 30 yıllık tahvil faizi daha sonra yüzde 5,34 seviyesini gördü.
Tahvil faizlerindeki artışın ardından, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent yönetimindeki bakanlık, uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararı aldı. 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde geri alım miktarı işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkarıldı. 9 Eylül – 4 Kasım döneminde uygulanması planlanan bu kararın ardından faizlerdeki düşüş kısa süreli oldu. Wells Fargo analisti Luis Alvarado ve JPMorgan uzmanları, bu tahvil alım müdahalesinin bütçe açıkları ve enflasyon gibi temel sorunlara kalıcı bir çözüm getirmediğini belirtti.
Yabancı yatırımcıların tahvil stoku azaldı
ABD Hazine Bakanlığı’nın verilerine göre, yabancı yatırımcıların elindeki Hazine tahvilleri haziran ayında 9,371 trilyon dolardan 9,299 trilyon dolara geriledi. ABD tahvillerinin en büyük yabancı sahibi olan Japonya’nın varlıkları 1,116 trilyon dolara, İngiltere’nin varlıkları ise 939,9 milyar dolara düştü. Çin’in ABD Hazine tahvili stoku da yüzde 4 azalarak 633,4 milyar dolara indi ve bu, Eylül 2008’den bu yana en düşük seviyeyi temsil ediyor.
Trump: Büyüme bu sorunun üstesinden gelecek
ABD yönetimi, ulaşılan borç seviyesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Hazine Bakanı Bessent, 40 trilyon dolar rakamının tek başına özel bir eşik olmadığını belirterek, ekonominin büyüme yoluyla borç yükünü azaltabileceğini vurguladı.
Başkan Trump da ülke ekonomisinin büyüme kaydettiğini ifade ederek, “Bu durum 35 yıldır bir sorun. Ancak artık daha önce hiç sahip olmadığımız muazzam bir büyüme var. Borcun üstesinden gelmenin yolu büyümedir. Büyüme bu sorunun çözümünde etkili olacaktır” dedi. Trump, Hazine’nin tahvil alım kararına ilişkin ise Bessent için, “O çok yetenekli, bunu yapmak istedi. Tahviller ve faizler konusunda iyi bir dokunuşa sahip ve bunu başardı” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



