
ABD, “İran’ın ekonomik can damarını keseceğini” belirterek yeni yaptırımları duyurdu. Bu yaptırımların Türkiye’yi de olumsuz etkilemesi bekleniyor. Yaptırımlar hemen yürürlüğe girmese de, İran ile ticaret yapan ülkelere belirli bir süre tanındığı ifade edildi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, diğer ülkelerin İran ile olan ticari ilişkilerini sona erdirmeleri gerektiğini vurguladı. Bessent, bu yönde adım atılmadığı takdirde ülkelerin dolar merkezli finansal sistemden dışlanma riskiyle karşılaşabileceklerini ve “İran’la birlikte tecrit edileceklerini” belirtti.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Bessent, hangi ülkelerin hedef alınacağı veya yaptırımların ne zaman yürürlüğe gireceğine dair detay vermekten kaçındı fakat ülkelerin yeni direktiflere uymaları için bir süre tanınacağını duyurdu.
Hangi sektörler hedef alındı?
Yeni yaptırımlarla ABD, İran’ın dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı sektörlerini hedef almayı planlıyor.
Bessent, ülkelere bu sektörlerde Tahran ile iş birliğini durdurmaları için son tarihler verildiğini ifade ederek, uyulmadığı takdirde Washington’un tek taraflı adım atabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, Bessent, Başkan Donald Trump’ın dünya genelindeki liderlere telefonla ulaşarak Tahran ile ilişkilerini kesmeleri yönünde talimat verdiğini de belirtti.
Türkiye’nin İran’la ticareti ne?
Türkiye, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, İran Türkiye’den en fazla mal satılan ilk 20 ülke içerisinde bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Türkiye’nin İran’a başlıca ihracat ürünleri tekstil, makine, kimyasallar ve taşıtlar; İran’dan ise en çok doğal gaz, tarım ürünleri, alüminyum ve demir-çelik ithal ediliyor.
Çin hedef alınacak mı?
ABD Hazine Bakanlığı, sektörel yaptırımların yanı sıra 60 kişi, kurum ve gemiye de yaptırım uyguladı. Bu kişilerin ve kuruluşların, İran’ın petrol gelirleri elde etmesine, silah tedarik etmesine ve siber operasyonlar yürütmesine yardımcı olduğu iddia edildi.
Ancak yaptırım listesinde, İran’ın petrol ticaretine aracılık eden hiçbir Çinli kurum bulunmuyor. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunu sürdürüyor.
Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gelecek ay yapılması beklenen görüşmeler öncesinde, Çin’in hedef alınmaması gerektiğini ve ayrıca kritik mineraller konusundaki Çin hakimiyetinin ABD’nin bu ülkeyi hedef almasını zorlaştırdığını vurguluyor.
Yaptırımların Tahran’a etkisi ne olur?
Bessent’in açıklamasından birkaç saat önce İran para birimi rekor düşük seviyeye geriledi. Riyal, döviz piyasalarının açılmasıyla birlikte dolar karşısında 2 milyon seviyesine düştü.
Amerikan donanmasının ablukası nedeniyle İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatı, savaş öncesindeki günlük 2 milyon varil seviyesinden Ağustos ortasında 400 bin varile inmiş durumda.
İran, uzun süredir ABD baskısı altında kalıyor. 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana ülkede pirinç fiyatı yaklaşık yüzde 60, sığır eti ise yüzde 150’den fazla zamlandı.
Buna rağmen, ekonomik baskı henüz siyasi baskıya dönüşmedi ve rejim yerinde duruyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik avantajı, Tahran’ın bu su yolunda trafiği neredeyse durma noktasına getirmesiyle birlikte, Donald Trump’ı önümüzdeki Kasım ayında ABD’de yapılacak Kongre seçimleri öncesinde baskı altında bırakma çabası olarak değerlendiriliyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



