
Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve başladıktan sonra etkinliklerine hızla devam ediyor. Ziyaretçi heyetlerini kabul ediyor ve onlara çeşitli konularda konuşmalar yapıyor.
Son olarak, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı ile birlikte bir heyeti ağırladı ve iş insanlarına destek vaatlerinde bulundu.
Bakan Gürlek’in konuşmalarından anlaşılan, adalet sistemimiz geçmişte yeterince yönetilmemiş; bu durum net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Gürlek’in göreve gelmesiyle, önceki bakanların etkili bir iş yapmadığına dair izlenimler ağır basıyor.
Bakan Bey, Türk adalet sistemine getirdiği yeniliklerden birini de şu şekilde açıkladı: 10 yılı doldurmayan hâkimler, ticaret mahkemelerine başkan olarak atanamayacaklar.
Gürlek, TİM heyetine şu ifadeyi kullandı:
“Özellikle ticari davalarda, ticaret mahkemelerinde ihtisaslaşma sağladık. 10 yılı doldurmayan bir hâkim, ticaret mahkemesi başkanı olmayacak.”
Ticaret Mahkemeleri, bir başkan ve iki üyeden oluşuyor; bu mahkemelere işiniz düşmeyecekse, bu bilgiyi her zaman bilmek zorunda değilsiniz. Ancak, HSK, atama yaparken zaten daha deneyimli hâkimleri (5 – 10 yıl) tercih ediyordu.
Bu durum, artık belirli bir uygulama olmaktan çıkıp, genel bir kural haline geliyor.
Bu gelişme elbette olumlu bir durum olarak değerlendirilebilir.
Hukuk alanında tecrübe, son derece önemli bir unsurdur.
Ağır ceza mahkemelerine başkan ve üye atamaları yapılırken de HSK, bu durumu göz önünde bulunduruyordu; geçmişteki uygulamalarda da durum böyleydi.
“Doğal hâkim ilkesi” olarak bilinen bir prensip mevcut.
Bu ilke, “kişiye özel” mahkeme kurulmasını engelleyerek, adil yargılamayı sağlamayı amaçlamaktadır.
Bir uyuşmazlık ya da suç iddiası söz konusu olduğunda, bu konuyu inceleyecek mahkemenin, suç veya anlaşmazlık oluşmadan önce belirlenmiş olması gerekiyor.
Ekrem İmamoğlu ve 401 kişi, İstanbul’da bulunan 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyorlar.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin kuruluşu, iddia edilen suçların işlendiği tarihten önce gerçekleştiği için kâğıt üzerinde doğal hâkim ilkesine uyulmuş gibi görünmektedir.
HSK, bu mahkemeye sadece bu davayı incelemesi için ikinci bir heyet atadı. Bu atama, iddianamenin 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin hemen ardından gerçekleştirildi.
İddianamenin kapsamı oldukça yoğun ve sanık sayısı fazla olduğu için hızlı bir yargılama süreci talep edildiği belirtiliyor.
Ancak, asıl amacın doğal hâkim ilkesinin etrafından dolaşmak olduğu iddia ediliyor.
Böylece “kişiye özel” bir mahkeme oluşmuş oluyor ki bu durum, ne yazık ki hükümetin mevcut iktidarına nasip oldu.
İmamoğlu’nun yargılanması için bu mahkemeye atanan iki üyenin mesleki kıdemi yalnızca 1,5 yıl olarak belirtiliyor.
Bu yönde çıkan haberler ise yalanlanmadı.
Durum gerçekten de insanı hayrete düşürüyor!
Bakan Bey, ticaret mahkemelerindeki davaların sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve adil kararların alınması için en az 10 yıllık deneyime sahip hâkimler atayacaklarını ifade ediyor; ancak ülkenin en önemli siyasi davasına bakacak hâkimlerin tecrübesi sadece bir asteğmen seviyesinde!
Bir asteğmeni, torpili ne kadar güçlü olursa olsun bir tümen komutanı yapabilir misiniz? Hatta tabur komutanı yapmanız bile mümkün mü?
Bu söylediklerim, tecrübesiz hâkimlerin kişisel özellikleri ile ilgili değil.
Bu hâkimler, hukuk fakültesini yüksek başarı ile bitirmiş olabilir, belki IQ’ları Türkiye ortalamasının üzerindedir veya belki de dört yıl boyunca hukuk derslerinden yüksek notlar alarak başarılı olmuşlardır.
Ancak, tüm bunların hiçbir önemi yok.
Söz konusu olan, üç binin üzerinde sayfaya sahip bir iddianame.
Toplam 402 sanık bulunmakta.
Bu tür uzun iddianamelerin nasıl hazırlandığını bildiğim için, iddia edebilirim ki 3 bin sayfalık bir iddianameyi bir defada anlayabilmek mümkün değildir.
Ticaret davalarında doğru bir karara ulaşmak için 10 yıllık deneyim gerekli görülüyorsa, ülkenin siyasi geleceğini derinden etkileyebilecek bir ağır ceza davasında 1,5 yıllık bir deneyimin yeterli olup olmadığını sorgulamak gerekir.
Yoksa, “Bu davada adil yargılama ve doğru bir karar beklemeyin, bu bir tiyatro sahnesi olacak ve bu kadar kıdem yeterlidir” demek mi istiyorsunuz?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



