Adalet Çağrısı: Soruşturma Dosyaları Raftan İndi!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Adalet Çağrısı: Soruşturma Dosyaları Raftan İndi!

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul soruşturma dosyalarını yeniden inceleme kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Arıkan, “Hala cevaplanmamış sorularla dolu olan Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını gündeme alabilecek misiniz? Diyarbakır’da cinayete kurban giden Tahir Elçi’nin dosyasını açıp üzerine gidebilecek misiniz? Türkiye’nin hafızasında derin yaralar bırakan Uğur Mumcu suikastının dosyasını yeniden ele alacak mısınız? Binlerce insanın mağduriyet yaşadığı Thodex dosyasında, ‘bir kişi öldü, dosya kapandı’ yaklaşımını benimsemeksizin, bu olayların arkasındaki ilişkileri açığa çıkarabilecek misiniz? Mahkeme salonlarının bir PR ajansı gibi çalışmaması için tekrar hatırlatıyoruz; her durumda, her yerde, her dosyada ve herkes için adalet talep ediyoruz” dedi.

Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin haftalık grup toplantısında konuşma gerçekleştirdi.

Arıkan, ülkenin zor bir dönemden geçtiğine ve birçok alanda ciddi krizlerle karşı karşıya olunduğuna dikkat çekerek, “Hangi sorunla karşılaşsak da, milletimizin sağduyusu ile gerçekleştirilecek ilk seçimlerden sonra 86 milyon vatandaşımıza Refah, adalet, huzur ve umut bu Meclis çatısı altında gelecektir” ifadelerini kullandı.

Arıkan’dan Von der Leyen’e: “Türkiye’ye yer göstermeye kalkışmasın”

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki; Rus, Türk ya da Çin etkisi altına girmesin” şeklindeki ifadelerini eleştiren Arıkan, “Avrupa, yine ülkemizin üzerinde duruyor. Geçtiğimiz hafta Ursula Von der Leyen’in Türkiye’yi Rusya ve Çin ile birlikte Avrupa için bir tehdit olarak nitelendiren açıklamalarını duydum. Türkiye’nin Avrupa için hayati öneme sahip olduğunu bilmesine rağmen bu sözler, Avrupa’nın geleceği açısından düşündürücü ve üzücüdür. Von der Leyen, Türkiye’nin tarih boyunca Avrupa’ya ihtiyaç duymadan kendi gücüyle varlık gösterdiğini unutmamalıdır. Türkiye, tarihinin her döneminde sadece bir denge unsuru değil, aynı zamanda bizzat dengedir. Türkiye’nin yerini ve dış politikasını ne ABD elçileri ne de AB komiserleri belirleyemez; bu onların haddine değildir. Bu nedenle, Ursula Von der Leyen veya başka biri Türkiye’ye yön göstermeye kalkışmamalıdır. Türkiye, ne yaparsa yapsın, Avrupa siyaseti tarafından eski reflekslerle değerlendirilmeye devam ediyor.”

“Kıbrıs meselesi, Rum yönetimi ve Yunanistan’ın tek başına karar vereceği bir mesele değildir”

Mahmut Arıkan, Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilgili planlarına da değindi. “Fransa’nın, Rum kesimiyle bir anlaşma yapmaya ve bölgeye asker göndermeye hazırlandığı” bilgisini paylaşan Arıkan, “Fransa, Kıbrıs’ta ne arıyorsun? Doğu Akdeniz’de barış arayışı içinde gelmeyeceğinizi herkes biliyor. Kıbrıs meselesinin, Rum yönetimi ve Yunanistan’ın tek başına karar verebileceği bir konu olmadığını kabul etmelisiniz. Hiç kimse, Türk kesimini yok sayarak ve Türkiye’nin garantörlük haklarını hiçe sayarak Doğu Akdeniz’de askerî yığınak yapamaz. Fransızların ve Rumların bu girişimi; Kıbrıs meselesini çözüm masasında değil, İsrail’e destek amaçlı askeri hesapların masasında ele alma girişimidir. Bu duruma karşı iktidar ne yapıyor? Geçtiğimiz hafta Antalya’da Tom Barrack’ın hadsizliği karşısında gösterdiği tavrı Macron’un bu eylemi karşısında da sergiliyor. Sessiz kalmayı tercih ediyor. İktidar yetkilileri, bu durum, sessizce geçiştirilecek bir kriz değildir; bu bir krizdir.”

“693 maktul demek; 693 can, 693 hayat demek, 693 Anne, baba, kardeş, evlat demek”

Mahmut Arıkan, Türkiye’deki adalet konusundaki çelişkilerin devam ettiğini belirterek, Gülistan Doku soruşturmasının yeniden açılmasını olumlu karşıladığını ifade etti. Arıkan, “Eğer bu dosyada hakikat ortaya çıkarsa, bu sadece Gülistan Doku’nun ailesi için değil, adalet bekleyen tüm aileler için yeni bir umut kapısı olacaktır. Adalet Bakanı tarafından verilen bir başka müjdeli haber de var; ’75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecinin’ başlatıldığını duyurdu. Biz burada basit bir istatistikten bahsetmiyoruz. 693 maktul demek, 693 can, 693 hayat demek, 693 anne, baba, kardeş, evlat demek. Bu 693 canın akıbetinin aydınlatılması için, o raflarda bekletilen dosyaların açılması için, bakan değişikliği mi gereklidir? Neden bu dosyalar daha önce raflarda bekletildi? İktidar, adaletin ihtiyaç duyulduğunda raflardan indirilecek bir araç olmadığını unutmamalıdır. Peki, faili meçhuller için gösterdiğiniz kararlılığı, ‘siyasi cinayet davalarını’ da gündeme alarak gösterebilecek misiniz?

“Tahir Elçi dosyasını raftan indirip üzerine gidebilecek misiniz?”

Örneğin, hala cevapsız kalan Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını gündeme alabilecek misiniz? Diyarbakır’da cinayete kurban giden Tahir Elçi’nin dosyasını açıp üzerine gidebilecek misiniz? Türkiye’nin hafızasında derin yaralar açan Uğur Mumcu suikastının dosyasını yeniden ele alabilecek misiniz? Binlerce insanın mağdur olduğu Thodex dosyasında, ‘bir kişi öldü, dosya kapandı’ yaklaşımına sığınmadan, bu olayların arkasındaki tüm ilişkileri açığa çıkarabilecek misiniz? Mahkeme salonlarının bir PR ajansı gibi çalışmaması için tekrar hatırlatıyoruz; her koşulda, her yerde, her dosyada ve herkes için adalet talep ediyoruz.”

“Bu bozuk düzeni inşa edip hangi mantıkla en az üç çocuk dediniz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “en az üç çocuk” politikasını 2008 yılında ilk kez dile getirdiğini hatırlatan Arıkan, “O dönemde Türkiye’de doğum oranı 2,16’ydı, şimdi ise bu oran 1,48’e düşmüş durumda” dedi. Arıkan, bebek bakım maliyetleri ile doğum sayısı arasındaki ters orantıyı göstererek, “Bu yüzden iktidara soruyoruz; Gençlerin ekonomik koşullar nedeniyle evlenemediği ve çocuk sahibi olamadığı bu bozuk düzeni inşa edip hangi mantıkla en az üç çocuk dediniz?” şeklinde konuştu.

“8 yılda emekli ikramiyesi 4 kat arttı, kurban bedeli ise 21 kat arttı”

Kurban Bayramı yaklaşırken emeklilerin durumuna dikkat çeken Arıkan, 2018’de emekli ikramiyesinin bin lira, Diyanet’in yurt içi kurban bedelinin ise 850 lira olduğunu; günümüzde ise ikramiyenin 4 bin liraya, kurban bedelinin de 18 bin liraya yükseldiğini belirtti. “8 yılda emekli ikramiyesi 4 kat artarken, kurban bedeli 21 kat artmış durumda. Bugün dört emekli bir araya gelse, bırakın kurban kesmeyi, bir hisseye bile g

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın