
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul soruşturma dosyalarını inceleme kararı almasına yönelik açıklamalarda bulundu. Arıkan, “Soru işaretleriyle dolu olan Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını raftan indirmeyi düşünüyor musunuz? Diyarbakır’da cinayete kurban giden Tahir Elçi dosyasını yeniden ele alacak mısınız? Uğur Mumcu suikastının üzerindeki sis perdesini kaldırmak için bu dosyayı tekrar inceleyebilecek misiniz? Binlerce insanın mağdur olduğu Thodex dosyasında ‘bir kişi öldü, dosya kapandı’ yaklaşımına sığınmadan, bu vurgunun arkasındaki tüm ilişkileri açığa çıkarabilecek misiniz? Mahkeme salonlarının PR ajansına dönüşmemesi için bir kez daha adalet talep ediyoruz, herkes için adalet diyoruz.” ifadelerini kullandı.
Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin haftalık grup toplantısında bu sözleri sarf etti.
Arıkan, ülkenin zor bir dönemden geçtiğini ve birçok alanda ciddi krizlerin yaşandığını ifade ederek, “Biz, milletimizin ferasetiyle ilk seçimlerden sonra Refah, adalet, huzur ve umut dolu bir Meclis’in kurulacağına inanıyoruz.” dedi.
Arıkan’dan Von der Leyen’e: “Türkiye’ye yer göstermeye kalkışmasın”
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in “Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki; Rus, Türk ya da Çin etkisi altına girmesin.” şeklindeki ifadelerine tepki gösteren Arıkan, “Avrupa’nın gözü yine bizim üzerimizde. Geçtiğimiz hafta Von der Leyen’in Türkiye’yi tehdit olarak görmesi düşündürücüdür. Türkiye, tarih boyunca Avrupa’ya ihtiyaç duymadan ayakta kalmıştır. Türkiye’nin nerede konumlandığını ve dış politikasını ne ABD ne de AB komiserleri belirleyebilir. Bu nedenle, Ursula Von der Leyen ya da başka biri Türkiye’ye yer göstermeye kalkışmasın.” açıklamasında bulundu.
“Kıbrıs meselesi, Rum yönetimi ve Yunanistan’ın tek başına karar vereceği bir mesele değildir”
Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilgili planlarına da değinen Arıkan, “Fransa’nın bölgeye asker göndermesi, Kıbrıs meselesinin Rum yönetimi ve Yunanistan tarafından tek başına çözülebileceği anlamına gelmez. Hiç kimse Türk tarafını yok sayarak Doğu Akdeniz’e asker gönderemez.” dedi.
Arıkan, Fransa ve Rum yönetiminin bu hamlesinin, Kıbrıs meselesini askeri hesapların masasına koyma girişimi olduğunu belirtti ve iktidarın bu duruma karşı yeterince ses çıkarmadığını vurguladı. “Bu bir krizdir ve sessiz kalınamaz.” ifadelerini kullandı.
“693 maktul demek; 693 can, 693 hayat demek”
Mahmut Arıkan, Türkiye’deki adalet sorunlarına dikkat çekerek, Gülistan Doku soruşturmasının yeniden açılmasını olumlu bulduğunu ifade etti. “Bu dosyada hakikat ortaya çıkarılabilirse, bu sadece Gülistan Doku’nun ailesi için değil, adalet bekleyen tüm aileler için umut olacaktır.” dedi.
Arıkan, Adalet Bakanı’nın 693 maktul için kapsamlı bir inceleme süreci başlattığını duyurduğunu belirterek, “Bu rakamlar yalnızca istatistik değil, her biri bir can, bir hayat, bir aile demektir.” dedi. “Peki bu dosyalar neden daha önce açılmadı? Adalet, iktidarın ihtiyaç duyduğu anda kullanacağı bir araç olmamalıdır.” şeklinde konuştu.
“Tahir Elçi dosyasını raftan indirip üzerine gidebilecek misiniz?”
Arıkan, Muhsin Yazıcıoğlu ve Tahir Elçi dosyalarının yanı sıra Uğur Mumcu suikastinin de yeniden ele alınmasını istedi. “Thodex dosyasındaki ilişkilerin aydınlatılması için ne yapılacak?” diye sordu. “Mahkeme salonlarında herkes için adalet talep ediyoruz.” dedi.
“Bu bozuk düzeni inşa edip hangi mantıkla en az üç çocuk dediniz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en az üç çocuk” politikasını eleştiren Arıkan, 16 yıl içinde Türkiye’deki doğum oranının düştüğünü hatırlatarak, “Gençler ekonomik sebeplerle çocuk sahibi olamıyor, bu durumu nasıl açıklıyorsunuz?” dedi.
“8 yılda emekli ikramiyesi 4 kat arttı, kurban bedeli ise 21 kat arttı”
Kurban Bayramı yaklaşırken emeklilerin durumuna dikkat çeken Arıkan, “8 yılda emekli ikramiyesi 4 kat artarken, kurban bedeli 21 kat arttı. Bugün emekliler kurban kesmeyi bile karşılayamıyor.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, vatandaşların bankalara olan borcunun 23,5 yılda 929 kat arttığını vurgulayarak, bu durumun Türkiye’yi sefalet endeksinde dünya üçüncüsü yaptığını belirtti.
“Ne olursa olsun patron devletten büyük değildir”
Doruk Madencilik işçilerinin özlük hakları için başlattıkları direnişe de değinen Arıkan, “Ne olursa olsun patron devletten büyük değildir. Hiçbir şirket, bu milletin alın terinden daha kıymetli değildir.” diyerek işçilerin haklarını savundu. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



