
(ANKARA) – Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye’deki en önemli sorunun “adaletsiz gelir dağılımı” olduğunu vurgulayarak, TÜİK’in açıkladığı “kişi başı milli gelir” verilerini eleştirdi. Baş, “Bir ülkede üretim ne kadar artsa da, üretilen değer toplumun genelinde adil bir şekilde dağılmıyorsa gerçek refahtan söz edilemez.” ifadesini kullandı.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, TÜİK’in “kişi başı milli gelir 18 bin dolar” verisini hatırlatarak bu rakamın mevcut döviz kuruyla kişi başına aylık yaklaşık 67 bin TL’ye denk geldiğine dikkat çekti. Bu veriler ışığında gelir dağılımına yönelik eleştirilerini dile getiren Baş, “Nerede bu para?” şeklinde bir soru yöneltti.
Baş, açıklamasında şunları belirtti:
“TÜİK verilerine göre, kişi başı milli gelir 18 bin dolara ulaşmış durumda. Bu, günümüz kuruyla her vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67 bin TL girmesi anlamına geliyor. Şimdi bu durumu dört kişilik bir aileye uygulayalım; TÜİK’e göre, 4 kişilik bir ailenin evine her ay 268 bin TL girmesi gerekiyor. Ancak gerçekte en yüksek maaşı alan bir devlet memurunun karı-koca olarak evine giren para bile bu rakama yaklaşmıyor. Emeklilerin durumu ise daha da vahim; devletin kendi verilerine göre ‘hakkın’ dediği miktar 67 bin TL, fakat emeklinin cebine giren sadece 20 bin TL. Peki, aradaki fark nerede?”
“Mesele fiyatlar değil, vatandaşın o fiyatlara karşı sahip olduğu alım gücüdür.”
Eğer 80 milyon insanın her birinden her ay on binlerce lira eksiliyorsa, bu devasa miktar buharlaşmıyor, sadece el değiştiriyor. 86 milyonluk nüfusta, 80 milyona 200 bin lira verilse, geriye kalan 6 milyon insanın yılda 130 milyar dolar gelir elde ettiği bir tablo ortaya çıkıyor. Bu matematik, milli gelir birikiminin bazı kişilerin kasalarına akarken halkın yüzde 90’ının yoksulluk içinde yaşadığını gösteriyor. Türkiye’deki asıl sorun adaletsiz gelir dağılımıdır. Pahalılık değil; vatandaşın satın alma gücünün kaybıdır.
BTP’nin parti programının temelini oluşturan Milli Ekonomi Modeli’nin en önemli hedeflerinden biri, gelir dağılımında adaleti sağlamaktır. Çünkü bir ülkede üretim ne kadar artsa da, ortaya çıkan değer adaletli bir biçimde dağıtılmadığı sürece gerçek refahtan bahsedilemez. Amaç, insanların sadece hayatta kalmaya çalıştığı değil, insanca yaşadığı, geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye yaratmaktır. Gelirde adalet sağlandığında, bugün ‘pahalılık’ olarak algılanan birçok sorun kendiliğinden çözülmeye başlayacaktır. Çünkü mesele fiyatlar değil, vatandaşın o fiyatlara karşı sahip olduğu alım gücüdür. Milli Ekonomi Modeli, işte bu noktada devreye girmekte; millete ait olanı millete veren, refahı tabana yayan ve ekonomik adaleti tesis eden bir anlayışla Türkiye’yi gerçek anlamda kalkındırmayı hedeflemektedir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



