ADD’den CHP Kurultayı İptaline Sert Tepki

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
ADD’den CHP Kurultayı İptaline Sert Tepki

(ANKARA) – Atatürkçü Düşünce Derneği, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline dair bir açıklama yayımladı. “Türkiye bir hukuk devletidir” başlıklı metinde, bu durumun yalnızca CHP’yi değil, aynı zamanda anayasal düzeni, demokratik rejimi ve seçim güvenliğini de tehdit eden ciddi bir mesele olduğunu vurguladı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal kararı üzerine bir değerlendirme yaptı. Açıklama, bu kararın ülkeye, millete, demokrasiye ve siyasi kurumlara telafisi imkansız zararlar verebileceği uyarısında bulundu. Aynı zamanda, bu durumun yalnızca CHP’yi değil, anayasal düzeni, demokratik rejimi ve seçim güvenliğini de doğrudan etkilediği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“TELAFİSİ OLANAKSIZ ZARARLAR VEREBİLİR” DEĞERLENDİRMESİ

“Anayasa’ya göre, hiçbir kişi ve kurum, kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. Anayasamız ve yasalarımız, siyasi parti kongreleri de dahil olmak üzere, seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) denetiminde il ve ilçe seçim kurullarınca yürütüleceğini, itiraz sürelerini ve son karar mercii olarak YSK’nın yetkisini belirlemiştir. Ancak, Ankara Adliye (İstinaf) Mahkemesi, anayasayı, siyasi partiler yasasını ve seçim hukukunu göz ardı ederek CHP’nin 38. kurultayı hakkında “mutlak butlan” kararı vermiştir. Bu karar, 3 yıl önce yapılmış ve YSK tarafından onaylanmış bir kongreyi geçersiz saymaktadır. Mahkeme, bir adım daha atarak, Yargıtay sürecini beklemeden icra heyeti görevlendirmiştir.”

Bu tür bir karar, ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz ve siyasi kurumlarımız için telafisi imkansız zararlar doğurabilecek bir gelişme olarak nitelendirilmektedir. CHP’nin durumu, yalnızca bu partiyi değil, anayasal düzeni, demokratik rejimi ve seçim güvenliğini tehdit eden bir mesele teşkil etmektedir. Kararın uygulanması, gelecekte tüm seçim ve referandum sonuçlarının yıllar sonra mahkemeler tarafından değiştirilebileceği anlamına gelmektedir. Bu, seçimlerin anlamını yitirmesine ve Türkiye’nin anayasasız, meclissiz ve hükümetsiz bırakılmasına yol açacak bir tehlike arz etmektedir.

ÇIKIŞ YOLU ÖNERİSİ

Bu ciddi durumdan en az zararla çıkışın yolu, YSK’nın varlığını ve anayasadan aldığı yetkileri savunarak mahkemenin yetkisiz olduğunu, kararının yok hükmünde olduğunu ve kendi kararlarının geçerli olduğunu ilan etmesidir.

Ayrıca, milyonlarca CHP üyesinin iradesini yok sayan, somut delil ve kanıttan yoksun bir mahkeme kararının, bir siyasi partinin genel başkanının, il başkanının ve yönetim organlarının belirlenmesini hukuken açıklamak mümkün değildir. Adalet Bakanı’nın bu kararı duyduktan sadece birkaç dakika sonra, daha muhataplarına tebliğ edilmeden kameralar karşısına geçerek savunma yapma gereği duyması da normal bir uygulama olarak değerlendirilemez.

Bu kararın yargı organlarınca ivedilikle düzeltilerek ülkemizin bu çıkmazdan kurtarılması arzumuzdur. Demokrasiler, kurumlar ve kurallarla yönetilen, hukukun üstünlüğünün, anayasanın ve yasaların kayıtsız şartsız uygulandığı rejimlerdir. Bu ilkelere bağlı kalmak zorunludur. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın