Ahmet Büyükgümüş: İttifak Yolunda Yeni Adımlar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ahmet Büyükgümüş: İttifak Yolunda Yeni Adımlar

Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeni ekibinde dikkat çeken genç isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Politik kariyeri incelendiğinde, Erdoğan’ın yanında yetişen isimlerden biri olarak tanımlamak da mümkün.

Büyükgümüş, etkileyici bir eğitim geçmişine de sahip. 2009 yılında Türkiye genelinde 30. sırada yer alarak kazandığı Galatasaray Üniversitesi siyaset Bilimi Bölümünü, 2014 yılında birincilikle tamamladıktan sonra Londra’da akademik araştırmalara yöneldi.

Genç yaşta, AK Parti teşkilatlarını gelecek seçimlere hazırlamak gibi zorlu bir görevi üstlenen Büyükgümüş ile geçtiğimiz Pazar günü Kanal 7’de Başkent Kulisi programında bir araya geldik.

DEM PARTİ İLE İTTİFAK OLUR MU SORUSU…

Programda, Büyükgümüş’e siyasetin gündeminde öne çıkan konularla ilgili birçok soru yönelttim. Bu sorulardan biri, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın seçimlerde ittifakı genişletme çabaları ve özellikle DEM Parti ile olası bir ittifak konusuydu.

Bu soruya yanıtı ise şöyle oldu:

“Her zaman mücadelemizi genişletmek önemlidir. Bizi güçlendirecek olanlarla birlikte hareket ederiz. Çok geniş bir kadro ile çalışıyoruz. Zaman içinde yeni gelişmeler olabilir mi? Bunu gözlemleyeceğiz. DEM Parti özelinde ise, bunun ne yönde şekilleneceğini zaman gösterecek.”

Büyükgümüş, 2007-2008 yıllarında AK Parti, MHP ve BDP’nin oluşturduğu 411 oyunu hatırlatarak, DEM Parti’nin o dönemde BDP olduğunu belirtti ve oylama konusunu zamanlama açısından erken değerlendirdi.

Bu hatırlatma, dikkat çekici bir anekdot olarak öne çıkıyor. 2007 sonunda Ertuğrul Özkök’ün yönetimindeki Hürriyet Gazetesi, üniversitelerde başörtüsü serbestliğini öneren oylamada “411 el kaosa kalktı” başlığıyla manşet atmıştı. Büyükgümüş’ün bu hatırlatması, AK Parti ve MHP’nin günümüzdeki DEM Parti ile ortak yürüyüşüne dair bir benzerlik kurma çabasıydı.

Büyükgümüş, 2007’deki o ortak tutumun, önümüzdeki dönemde Meclis gündemine gelecek Terörsüz Türkiye adımlarıyla da tekrar edilebileceğini vurguladı. Yani, fesih ve silah bırakma kararı alan PKK için çıkarılacak ‘eve dönüş’ yasaları üzerinde AK Parti, MHP ve DEM Parti ortak bir tutum sergileyebilir.

Bunun örneklerinin daha önce görüldüğü de belirtiliyor. 5 Ağustos’ta başlayan ve geçen hafta ortak rapor hazırlayan Meclis Komisyonunun çalışmalarında bu üç partinin kritik kararlarda uyumlu bir tutum sergilediği görüldü.

Özellikle son iki seçimde HDP ile ittifaklar yapan CHP’nin Meclis Komisyonu’ndaki ayrışmaları, DEM Parti ile CHP arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine neden oldu.

Bu bağlamda, Meclis Genel Kurulu’nda yasal çalışmalar yapılırken, CHP’nin paralel bir çizgide hareket edeceğine dair bir garanti bulunmadığı ifade ediliyor.

ÖNCE ‘SÜREÇ İTTİFAKI’, SONRA SEÇİM İTTİFAKI MÜMKÜN MÜ?

Önümüzdeki dönemde iç siyasette en çok merak edilen sorulardan biri bu olacak. Ancak henüz net bir yanıt yok.

Ahmet Büyükgümüş de ittifak konusunu ihtiyatla ele alıyor ve “Bu iş birliğinin nasıl şekilleneceği zamanla görülecek,” diyor.

Bir hatırlatma yapmak gerekirse, geçen yıl Temmuz ayında Beştepe’de DEM heyetini kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı olarak AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM heyeti ile birlikte bu süreci geleceğe taşıyacağız” açıklamasında bulunmuştu. Bu süreç, esasen ‘süreç yönetimi’ ile ilgiliydi.

DEM heyetinden Pervin Buldan da söz konusu günlerde, “Bu ittifak süreç ittifakıdır,” demişti.

DEM PARTİ İÇİNDEKİ FRAKSİYONLAR NASIL HAREKET EDECEK?

DEM Parti’nin Cumhur İttifakı’nın bir parçası olarak seçimlere girme hazırlığı için henüz erken olduğu ifade ediliyor. CHP ile yaşanan gerilimler, bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor.

Özgür Özel’in DEM Parti’yi Stockholm Sendromu ile suçlaması, parti içinde ciddi bir yaralanmaya yol açtı. Ayrıca, Terörsüz Türkiye sürecinde kritik kararlar alınırken CHP’nin uyumlu bir siyaset izlemekte zorlanması, ilişkilerin gerginleşmesine neden oldu.

Ancak tüm bunlar, CHP ile DEM’in tamamen kopuş yaşadığı anlamına gelmiyor. İttifak konusunu değerlendirirken, DEM Parti’nin iç yapısına odaklanmak da önemli.

MECLİS BAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE 20 DEM MİLLETVEKİLİ NUMAN KURTULMUŞ İÇİN OY KULLANMIŞTI

DEM Parti içinde bir ‘iç koalisyonun’ varlığı biliniyor. 2015 Haziran seçimleri sonrası küçük sol grupların HDP’ye entegre olduğu ve bu durumun günümüzde de devam ettiği belirtiliyor.

Radikal sol partilerin Cumhur İttifakı ile seçimlere katılma fikrine sıcak bakmadığı, ancak bu grupların parti iradesini etkileyebilecek bir tutum sergilemesi durumunda iç gerilimlerin yaşanabileceği vurgulanıyor.

Öcalan’ın yeni bir parti kurulması yönündeki arayışları ve Selahattin Demirtaş’ın alacağı kararların da etkisi olabileceği ifade ediliyor.

Ayrıca, DEM içinde Cumhur İttifakı ile birlikte seçimlere katılma fikrine ısınan bazı grupların olduğu da belirtiliyor. Örneğin, Numan Kurtulmuş’un Meclis Başkanı seçildiği oylamada 20 DEM’li vekilin onun için oy kullanması, bu durumu destekleyen bir örnek olarak öne çıkıyor.

Bu durum, DEM’li seçmenin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı yerine Erdoğan’a oy verebileceğine dair ipuçları taşıyor. ‘Süreç ittifakı’nın gidişatı ve sonuçları, Cumhur İttifakı ile DEM Parti arasında bir seçim ittifakı olup olmayacağına dair önemli bir işaret verebilir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın