
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırısında hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün KHK’lı ailesine taziye telefonunu ilettiğini belirtti. Davutoğlu, “10’uncu yıla yaklaşırken toplumsal barış ortamını tesis edelim. KHK’lı ebeveynlere sahip olan yüz binlerce çocuk var. Bu çocuklar, devletimizin geleceği ve bizim evlatlarımızdır. Sayın Cumhurbaşkanı bir girişim başlatmış. Bunu başkasına bırakmayın, siz gerçekleştirin. Siz yaptığınızda bu işler ilerliyor” şeklinde konuştu.
Gelecek Partisi lideri, TBMM’de düzenlenen Yeni Yol grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Ankara’da alacakları için eylem yapan Doruk Madencilik işçileri ile işveren arasındaki uzlaşma sürecini ele alan Davutoğlu, “Dün anlaşma sağlandı. Bu anlaşmayı kim sağladı? İçişleri Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı. Eğer bu işçileri haklı bulacaktınız, emek sömürücüsü işverenle işçiler arasında bir uzlaşı zemini oluşturmak zorundaydınız. Bu millete bu zulmü neden yaşattınız?” diye sordu.
Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a hitaben, “Ey Enerji Bakanı, şimdi garantörlük yapıyorsun ama o işçiler senin binanın önünde günlerce açlık nöbeti tutarken neredeydin? Çalışma Bakanı, sen işverenin değil, işçilerin bakanısın. Allah aşkına, bu işçileri neden bir kez olsun çağırıp ‘Ne istiyorsunuz?’ diye sormadınız? Değerli işçi kardeşlerim, yüzlerce kilometreyi Eskişehir’den buraya yürüyen kardeşlerim, biz bu meselenin takipçisi olacağız. Sizin garantörünüz, sizinle konuşmaya tenezzül etmeyen Enerji Bakanı değil, sizi temsil etmeyen Çalışma Bakanı değil; sizin garantörünüz biziz” ifadelerini kullandı.
“10 yaşındaki çocuklar, bu siyasetçilere ders vermeli”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda okul saldırıları sonucunda hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerini ziyaret ettiğini aktaran Davutoğlu, yaşadığı duyguları şu sözlerle ifade etti:
“Her biri bir destan ve Türkiye’ye dair birer tablo oluşturuyor. Bu çocuklar, siyasetçilere ve bizlere ders veriyor. Örneğin Adnan’ın babasıyla yaptığım konuşmada, kendisi öğretmenler ailesinden geliyor. Babası, ‘Oğlumun doktor olmasını istemiştim, ancak Adnan bana ‘Baba, ben savaş pilotu olacağım ve Gazzeli çocukların intikamını alacağım’ dedi’ dedi. Hacılar hu ilahisini çok seven Adnan, Minap’taki çocuklar ölünce, ‘Ben artık bu ilahiyi okumayacağım çünkü orada hu diyen hacılar, Minap’taki çocuklara sessiz kaldı’ demiş. Bir diğer örnek ise, sınıf başkanı Adnan’ın yanında olan Belinay. Bayram harçlıklarını Gazzeli çocuklar için harcıyor ve Filistinliler için kermeslere katılıyor.
Bu çocukları dinlerken, gözümün önünden, İsrail’le ticaret yapan ve buna izin veren siyasetçiler geçti. ‘Ama ne yapalım, karlı, dış ticaret açığımızı kapatıyor’ diyen Ticaret Bakanı, ‘Bu petrol geçişleri bize kâr getiriyor’ diyen bir Grup Başkanvekili geldi aklıma. Yazıklar olsun onlara. 10 yaşındaki çocuklar, bu siyasetçilere ders vermeli. Bu, liderlik dersidir. Bir sınıf başkanının bilincine bakın, bir de aç ve sefil vatandaşının önünde gözünü kapatan siyasilere. O 10 yaşındaki çocuktan ders alsalar, ‘Ben bu ülkenin cumhurbaşkanıyım, bakanıyım. Onlar açsa ben tok yatamam’ demesi gerekir.”
“Darbe karşıtlığına evet, adaletsizliğe hayır diyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün KHK’lı ailesine taziye dileğinde bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, şunları ekledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum; 10’uncu yıla girerken toplumsal barış ortamını sağlayalım. Bir düşünün, bu Yusuf Tarık eğer burada çocuklarla birlikte şehit olmasaydı ve dışarıda bir trafik kazasında hayatını kaybetseydi, KHK’lı babası nedeniyle kimse onun evine gitmeyecekti. Bu çocuklar masum. Gelin, darbe girişiminde yer alanlara en sert cezaları uygulayın ama üçe ayırdığınız ilkelere sadık kalın. Yurt dışında halen ihanet şebekesi olanlara karşı net bir tutum sergileyin. İkinci grup ticaret, üçüncü grup ise ibadettir. En büyük kesim ibadet kesimidir. Ticaret kesimi parayı verip kendini kurtardı. İbadet kesimi, devletin açtığı okullara çocuklarını gönderdiği ve devletin teminat verdiği bankalara para yatırdığı için yıllarca hapis yattı. İhanet şebekelerinin başını büyükelçi yaptınız. Akrabalarına sivil ölüm cezası uyguladınız, bu adalet değil. Darbe karşıtlığına evet, adaletsizliğe hayır diyoruz.
Yusuf Tarık da büyüyecek ve bu ülkeye hizmet edecekti. Bu çocuklar yalnızca Yusuf Tarık değil; KHK’lı ebeveynlere sahip yüz binlerce çocuk var. Geçmişte burada belirttiğim gibi, KHK’lı ebeveynleri olan bir kıza 10. sınıfta ödül verilmedi. Başka bir çocuk, KHK’lı ebeveynleri yüzünden 16 yaşında intihar etti. Bir diğer kız, Sümeyye, annesi hapishanede vefat etti. Bu çocuklar, devletimizin geleceği ve bizim çocuklarımızdır… Sayın Cumhurbaşkanı bir girişim başlatmış. Bunu başkasına bırakmayın, siz gerçekleştirin. Siz yaptığınızda bu işler ilerleyecek.” (ANKKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



