
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dış politika üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulunarak Türkiye’nin daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a on maddeden oluşan bir mektup gönderdiğini belirten Davutoğlu, “Türkiye’nin olmadığı diplomatik süreçler, ileride ülkemiz için büyük sıkıntılara neden olabilir. Biz İran ile Amerika arasında arabuluculuk yaparken, ulusal çıkarlarımızı da koruyabiliyorduk. Eğer yeni bir düzen kurulursa, kimse Türkiye’yi savaşta tarafsız kaldığı için ödüllendirmez. Kim alanda varsa pastayı onlar toplar. Türkiye’nin bu ateşkesin arkasında durması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Davutoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen grup toplantısında, gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Amerika’nın İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları hakkında şunları söyledi:
“Bir küstah adam, akli dengesinden dünyanın şüphe ettiği bir kişi, Allah’ın ismiyle alay eden bir tweet atıyor ve İslam dünyası liderleri sessiz kalıyor. Bu durumdan daha büyük bir zillet olamaz. Eğer Rabb’imizin adını koruyacak iradeye sahip değilsek, bu dünyada neden varız, niçin siyaset yapıyoruz? Medeniyetleri yıkacağını düşünen Neron da Roma’yı yıkarken böyle düşündü; ancak insanlık değerleri her zaman yaşamaya devam etti. Çağın Neron’larına karşı bir Spartaküs olamıyorsak, insanlık vicdanını savunamayız. Herkes dikkatini İran’a çevirmişken, Lübnan’da bir vahşet yaşanıyor ve Filistin’de idam yasası uygulanıyor. Bize idamın kalkmasını çağdaş hukukun esası olarak söyleyen Avrupalılara sesleniyorum; neredesiniz? Avrupa’daki liderlere de sesleniyorum; neredesiniz?”
Trump, günlerce tehdidini sürdürdü. Dün bir ateşkes sağlandı. Türkiye’nin savaşın dışında kalması doğru, ancak bu durumu seyirci gibi izlemek de doğru değildir. Bölgenin yeniden dizayn edildiği bir dönemde, Türkiye’nin “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla Trump’ın trenine binmesi uygun değil. Pakistan’ı tebrik ediyorum; mükemmel bir iş çıkardılar. Bu ateşkesin Türkiye üzerinden sağlanmasını arzu ederdik. Görevde olan arkadaşlarıma hatırlatmak isterim ki; kullandığınız dil yanlıştı. İran’ı rencide eden, bombalar altında liderlerini kaybeden bir ülkenin psikolojisini anlamalı ve buna uygun davranmalısınız ki arabulucu olabilin.”
“İran planına daha da geliştirilmiş bir planı Sayın Erdoğan’a iletmeye çalıştım”
Davutoğlu, kendisine karşı yapılan hakaretler ve işlemleri geride bıraktığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a defalarca mektup yazdığını ifade etti. “Bu savaş sonrasında da yazdım ve geçen hafta on maddelik İran planına daha da geliştirilmiş bir öneriyi Sayın Erdoğan’a en yakınları aracılığıyla iletmeye çalıştım. ‘Benim adım geçmesin ama devletimizin şanı yürüsün, arabuluculuğu siz yapın’ diyerek bir mesaj göndermeye gayret ettim” dedi. Söz konusu maddelerin içeriğine de değinen Davutoğlu, Türkiye, Pakistan, Malezya ve Endonezya’nın ortak bir açıklama ile tarafların güvenlik teminatı vermesi halinde Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sağlamak için ortak bir donanma misyon gücünü bölgeye göndermeye hazır olduklarını ilan edebileceğini belirtti.
“Medeniyetler İttifakı Zirvesi’nin Türkiye-İspanya koordinasyonunda yapılsın”
Davutoğlu, Türkiye’nin olmadığı diplomatik süreçlerin, ileride ülke için büyük sorunlar yaratabileceğini ifade etti. “Biz İran ile Amerika arasında arabuluculuk yaparken, ulusal çıkarlarımızı da koruyabiliyorduk. Eğer yeni bir düzen kurulursa, kimse Türkiye’yi savaşta tarafsız kaldığı için ödüllendirmez. Kim alanda varsa pastayı onlar toplar. Türkiye’nin bu ateşkesin arkasında durması gerekiyor. Özellikle Pakistan ile yakın diyalog içinde, 15 günlük süre zarfında ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi için bir istişare mekanizması başlatılmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanına bir kez daha çağrıda bulunuyorum; Türkiye insanlık vicdanının sesi olmalıdır. Sayın Pedro Sanchez’i arayarak, bu ateşkes sürecini kalıcı bir barışa dönüştürmek için Medeniyetler İttifakı Zirvesi’nin Türkiye-İspanya koordinasyonunda tüm liderleri davet edecek şekilde İstanbul’da veya Madrid’de toplanması için çağrıda bulunmasını tavsiye ediyorum. Bu, Amerika üzerindeki baskıyı artıracaktır. Geçmişte Trump’ın yanında duran İtalya Başbakanı dahil, Avrupa liderlerinin tümü böyle bir toplantıya hızla katılacaktır, yeter ki bir irade ortaya koyulsun.”
“Türkiye’de tarımda bu sene don değil gübre krizi olacak”
Davutoğlu, savaşın ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirerek, “Lütfen Sayın Cumhurbaşkanına ekonomik tabloyu net bir şekilde gösterin. Bir ülkenin cumhurbaşkanı bir şey söylüyorsa, milletin ona inanması gerekir. Enerji maliyetleri savaş öncesinde 60-70 dolarlardayken, şimdi 110 dolara yükseldi. Bu maliyeti vatandaş nasıl karşılayacak? Tarımda gübre ihtiyacımız var ve bu yıl gübre fiyatı 33 bin liraya çıktı. Tedbirler alındı ancak bunlar yetersiz. Türkiye’de tarımda bu yıl don değil, gübre krizi olacak. Dört yıl önce canlı hayvan fiyatı 280 lirayken, yem çuvalı 400 liraymış. Şimdi canlı hayvan fiyatı 330 lira, yem ise bin 100 lira. Bu koşullarda hayvancılığı kim sürdürebilir? Geçen yıl mart ayında benzin yüzde 3, motorin yüzde 2 ucuzlamıştı. TÜFE artışı yüzde 2,46 olmuştu. Bu yıl benzine yüzde 8, mazota yüzde 14 zam geldi. TÜFE artışı ise 1,94’te kaldı. Buna matematik bile isyan eder.” şeklinde konuştu.
Son olarak Davutoğlu, “Bir toplumu bekleyen felaketlerin en büyüğü, utanma duygusunu kaybetmesidir. Bugün iktidar da muhalefet de utanma duygusunu kaybetti. Birisi belediye başkanı ahlaki bir zaaf içinde bir yerde yakalanıyor, diğeri de bunu ifşa ediyor. Aynı esnada kendi partisine mensup bir belediye başkanı başka bir yerde benzer bir suçtan yakalanıyor. Birisi iktidar, diğeri muhalefet. Al birini, vur ötekine. Ancak arada millet eziliyor. Milletimizin de şu sorumluluğu var; biz aradan bir alternatif üretmek zorundayız” dedi. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



