Ahmet Okula Döndü: Katliamın Ardından İlk Ders

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ahmet Okula Döndü: Katliamın Ardından İlk Ders

Kahramanmaraş’ta yaşanan okul katliamının ardından 4 gün sonra, öğrenciler ilk ders ziliyle okula döndü. Bu dönemde, çantasını başına siper eden 11 yaşındaki Ahmet de sınıfa geri dönenler arasında yer aldı. Psikososyal destek ekipleri, ilk derse katılarak öğrencilere destek sağladı.

Okul kapısı güçlü bir şekilde tekmelendi. İçeri giren 11 yaşındaki Ahmet, “Anne, arkadaşlarımı ve öğretmenimi öldürdüler” diye feryat ediyordu.

O sırada Ahmet’in annesi, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan trajediden habersizdi. Bölgeye henüz ambulanslar ve güvenlik araçları gelmemişti. Bu, Türkiye’nin daha önce tanık olmadığı bir şiddet olayıydı; bir öğrenci kendi okuluna gidip rastgele ateş açmış, birçok insanı hedef almıştı. Okul, Kahramanmaraş’ın prestijli semtlerinden birinde bulunuyordu ve veliler çocuklarını buraya kayıt ettirmek için ikamet değişikliği yapıyordu.

Annesinin aktardığına göre, 5. sınıf öğrencisi Ahmet olay sırasında sınıfta bulunmaktaydı. Bir öğretmen, “Çocuklar, katliam var, saklanın” diyerek kapıyı açtı. Ahmet, en arka sıranın altına girerek çantasını başına siper etti. Saldırgan, sınıfa da girmiş ve bazı öğrencileri ile öğretmen Ayla Kara’yı orada öldürmüştü. Ahmet, başında çantasıyla bu dehşet verici olaylara tanıklık etti.

Bir başka öğretmen, “Çıkabilirsiniz” diyene kadar, Ahmet sıranın altında beklemek zorunda kaldı. Sınıftan çıkmak için vurulmuş öğretmeninin ve arkadaşlarının yanından geçmesi gerekti. Koşarak evine döndü.

Dört gün sonra, Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nun yeni binasında, yeni sınıfına giren Ahmet, annesiyle birlikte diğer velilerin kaygılı bakışları arasında duruyordu. Velilerin elleri genellikle ağızlarının üzerinde, sanki yaşanan dehşet sonrası o an orada kalmış gibi bir görüntü sergiliyordu.

Katliamın yaşandığı okulun avlusu.

“Tuvalete bile beraber gidiyoruz”

Ahmet’in annesine göre, o günden beri Ahmet doğru düzgün uyuyamıyor, gece sıçramaları yaşıyor. Diğer veliler de günlerdir çocuklarıyla birlikte uyuduklarını ifade ediyor: “Bir depremden sonra bir de şimdi…” diyor bir veli; “Afedersiniz, tuvalete bile beraber gidiyoruz.”

Annesi, Ahmet’i olay sonrasında bir kamu kurumunda psikologa götürdü. Ancak Ahmet’in yaşadığı travmanın etkileri hala çok belirgin. Annesi, onu haberlerden ve sosyal medyadan uzak tutmaya çalışsa da başarılı olamıyor; “Çocuklar zaten kendi aralarında WhatsApp gruplarında konuşuyorlar” diyor. Ahmet bu sabah annesine, hep orada duran masa için “Bu masa niye burada?” diye sordu. Annesi, “Yıllardır buradaydı ya oğlum” diyerek açıklamaya çalıştığını aktarıyor. Oğlunun bu tuhaf davranışları hakkında kaygılarını diğer velilerle paylaşıyor.

Bir veli, çocuğunun kendisine “Diğer çocuklar ölürken yalvardılar mı?” diye sorduğunu anlatıyor. Ölen arkadaşlarını düşünürken, kendileri için de kaygı taşıyorlar: “Abi dediğimiz, yanından geçtiğimiz abi bize bunu yaptı. Şimdi diğer abiler de böyle yaparsa…” 11 yaşındaki bir öğrenci, yeni okul binasına gelirken yüksek bahçe duvarına bakıp, “Buradan atlamazlar” diyerek kendisini rahatlatmaya çalışmış. Bir başka öğrenci ise eski okulunun önünden geçmesi gerekeceği için bu okula gitmek istememiş, başka bir okula yönelmiş.

Bir veli, “Bu, depremden daha kötü” diyor; “O afetti, Allahtan geldi, ama bu!” Diğer yandan depremin herkes üzerinde etkisi olduğunu, ancak şimdi başka çocukların ölmesinin ardından “Çocuğum sağlıklı” demekten utandığını ekliyor.

“Elleri öpülesi hocalar gönderildi”

Velilerin öfkesinin ortak noktası, saldırgan öğrencinin babası olan emniyet müdürü Uğur M. üzerindedir.

DW Türkçe’ye konuşan 10’dan fazla veli ve öğrenci, yaklaşık iki hafta önce bir soruşturma sonucu yöneticilikten alınarak başka okullarda öğretmen olarak görevlendirilen 5 kişinin başarılı idareciler ve öğretmenler olduğunu belirtmektedir. Hemen herkes, müdür yardımcısı Alparslan Yıldırım’ın saldırgan öğrencinin çantasını sürekli kontrol ettiğini ifade ediyor. Ahmet’in annesi, müdür yardımcısı Çiğdem Seyrek için “Harika bir öğretmendi” diyor. Veliler, öğretmenlerin disiplinli olduğunu ve öğrencilerle tek tek ilgilendiklerini vurguluyor. Velilerden biri, “Ellerini öpülesi hocalardı” derken, diğerleri bu ifadeyi onaylıyor. Bu söz, sohbet boyunca birkaç kez tekrarlanıyor.

Okul Aile Birliği yöneticilerinin verdiği bilgilere göre, idarecilere yönelik soruşturma, okul öğretmenlerinin şikayetiyle başlamış. İddialara göre bu yöneticiler bazı öğrencilerin notlarını yükseltmiş. DW Türkçe’ye konuşan veliler ve öğrenciler, herhangi bir öğrenciye ayrımcılık ya da kayırma yapılmadığını ifade ediyor.

Kuran ve duayla okula giriş

Daha önce tekli öğretim verilen Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu’nda artık ikili öğretim uygulanacak ve öğleden sonra Aysel Çalık Ortaokulu öğrencileri de bu binada ders görecek. Binanın üzerine Ayser Çalık Ortaokulu tabelası yerleştirilmiş durumda.

Müdür, ilk zil çalmadan önce yaptığı konuşmada velilere “gözünüz arkanızda kalmayacak” dedi ve Ankara’dan gelen bir Milli Eğitim Bakanlığı yetkilisi, 20 kişilik psikososyal destek ekibiyle haftasonuna kadar öğrencilerin yanında olacaklarını belirtti.

Kısa konuşmaların ardından öğrenciler sınıflara alınmadan önce Kuran ve dua okundu.

70 kişiyle 20 hafta destek

Öğrencilerin ilk dersine psikososyal destek ekipleri katıldı. Vel

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın