Ahmet Özer: Barış Süreci İçin Tarihi Fırsat!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ahmet Özer: Barış Süreci İçin Tarihi Fırsat!

Görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, DEM Parti Ankara İl Örgütü’nü ziyaret etti. DEM Parti Ankara İl Eş Başkanı Fatin Kanat, Özer’in ziyaretinden dolayı kendisine teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili Hocamız, Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ahmet Özer’i ve beraberindeki CHP Ankara İl Başkanı Sayın Dr. Ümit Erkol’u burada ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle Sayın Başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisi hakkında yapılan son haksızlıkları ve verilen cezayı kabul etmediğimizi bir kez daha beyan ediyoruz. Bütün haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı Sayın Hocamızın mücadelesinin yanında yer alıyoruz. Kendisi, çok sayıda araştırma yapmış ve kitaplar yayımlamış bir bilim insanıdır. Önümüzdeki dönemde Kürt meselesi konusunda kendisinden önemli katkılar beklediğimizi ifade ediyor, kendisine ve CHP heyetine hoş geldiniz diyoruz.”

AHMET ÖZER: “SÜRECİN UMUT VEREN YANI BARIŞ VE DEMOKRASİ SÜRECİ YAŞIYOR OLMAMIZDIR”

Özer, ziyaret sırasında şunları söyledi:

“Prensip olarak gittiğim her yerde CHP’yi, ziyaret ettiğim her yerde de DEM’i ziyaret ediyorum. Bu süreçte bu iki partinin kardeş partiler olduğuna ve birlikte mücadele etmeleri gerektiğine inanıyorum. Zor bir süreçten geçiyoruz ama aynı zamanda umut vaat eden bir dönemdesiniz. Sürecin zorluğu, daha önce yaşadıklarımızdan kaynaklanıyor. Ancak umut veren yanı barış ve demokrasi süreci yaşıyor olmamızdır. İçerideyken, barış sürecine katkı sağlamak isterken bulunamamaktan duyduğum üzüntü en büyük endişelerimden biriydi. Orada da elimden geldiğince yazarak katkı sağlamaya çalıştım. Bu süreci, hem barış süreci hem de demokratikleşme süreci olarak değerlendiriyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşmesi, tüm etnik grupların barış içinde eşit şekilde yaşamasını sağlayacaktır.”

“HİÇ KİMSE BU TARİHİ FIRSATI SİYASİ NEDENLERLE HEBA ETMEMELİDİR”

Özer, iktidardan beklentilerini de dile getirdi. “İki gündür Ankara’daki temaslarımda bunları ifade ettim” diyerek sözlerine devam etti. “Dün DEM’in Eş Genel Başkanlarıyla görüştüm. Ayrıca CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özer ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile de bir araya geldim. Bu görüşmelerde vurguladığım bir husus var: Türkiye’de yaşayan 86 milyon insan barışın gelmesini istiyor. Bu süreç, yalnızca Türkiye’nin iç barışı için değil, bölge barışı için de tarihi bir fırsat sunuyor. Hiç kimse bu tarihi fırsatı siyasi nedenlerle heba etmemelidir. Hepimize düşen görev bu bilinçle hareket etmektir. Bu sürece güven sağlamak da önemli. Meclis’te bir komisyon kuruldu ve burada bir siyasi mutabakat oluştu. Ancak bu siyasi mutabakatı toplumsal mutabakata dönüştürmekle yükümlüyüz. Toplumsal mutabakatın sağlanabilmesi için, yasal değişiklikler gerektirmeyen somut adımlar atılmasını bekliyoruz. AYM ve AİHM kararlarının uygulanması, örneğin Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Osman Kavala gibi isimlerin özgür kalması gerekmektedir. Kayyumlar meselesi de demokrasi açısından bir ayıptır. Bu duruma bir an önce son verilmesi gerektiği halkımız tarafından bekleniyor. Bu adım, sürece olan inancı ve güveni artıracaktır.”

“BİR TARAFTAN BARIŞ SÜRECİ YAPILIRKEN ÖTE TARAFTAN ANA MUHALEFET PARTİSİNE HALA OPERASYONLAR SÜRÜYOR”

Özer, hasta tutuklularla ilgili insani bir durumun da atılması gereken adımlar arasında olduğunu belirtti. “Hapishane koşullarında tedavi olamayacak durumda olan insanların infazlarının geri bırakılması gerekmektedir. Bu, bir lütuf değildir. Bir taraftan barış süreci yürütülürken, diğer taraftan ana muhalefet partisine yönelik operasyonların sürmesi barışı nasıl sağlayabiliriz? Barışın sağlanması için atılması gereken adımlar var. Bunlardan vazgeçilmesi gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanı, iç cephenin güçlendirilmesinden bahsediyor. Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, iç barışı güçlendirmeye ihtiyacımız var. Bu uygulamaların ana muhalefet partisine yapılması, iç barışa zarar veriyor. Belirttiğim adımların atılması, hem iç barışı güçlendirecek hem de barış sürecine olan inancı artıracaktır.”

“BU SÜREÇTE HEP BERABER EL ELE VEREREK ÜSTESİNDEN GELECEĞİMİZE İNANIYORUM”

Özer, yapılması gereken iki ana öncelikten bahsetti. “Birincisi, siyasetin irade göstermesidir. Toplumsal bir mutabakat oluştu ve bu konuda bir rapor yayımlandı. Bu raporun içeriğinden daha önemli olduğunu düşünüyorum. İkincisi, siyasal mutabakatı toplumsal mutabakata dönüştürmek. Bunun yolu, sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin ve kanaat önderlerinin bu sürece katkı sağlamasıdır. Her siyasi partinin de tabanına bu konuyu anlatması gerekiyor. Barış sürecinin Türkiye tarihi açısından ne kadar önemli olduğunu vurguluyorum. Hep birlikte eşitlik, özgürlük ve adaletin sağlanacağı günleri yaşayacağımıza inanıyorum. Zor dönemlerden geçiyoruz ve ağır bedeller ödüyoruz. Ancak bu bedelleri ödeyenlerin sayesinde umutlarımız diri kalıyor. Bu süreçte el birliğiyle üstesinden geleceğimize inanıyorum.”

Erkol, “Umarım başlayan bu süreç, siyasi partilerin seçim hesaplarına kurban edilmez. Türkiye bir an önce özlediği barışa kavuşur. Biz de elimizden gelen katkıyı sağlamak için hazırız” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın