
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ekrem İmamoğlu’nun bireysel başvurusunu öncelikli incelemeye alarak Türkiye’den savunma talep etti.
Mahkeme bu süreçte, hükümete yanıtlanması gereken altı soru yöneltti.
Sorulardan dördünün AİHM’in tutuklamalarla ilgili başvurularda sıkça sorduğu standart sorular olduğu belirtilirken, beşinci ve altıncı soruların ise İmamoğlu dosyasına özgü olarak ilk kez gündeme gelmesi dikkat çekti.
Beşinci soruda, AİHM, başvurunun merkezinde yer alan “politik amaçlı tutuklama” iddiasına odaklandı. Bu bağlamda, İmamoğlu’nun tutukluluğunun siyasi motivasyonlarla yapılıp yapılmadığına dair açıklama talep edildi. Bu durum, AİHM’in başvuruda ifade edilen “siyasi motivasyon” iddialarını ciddiyetle ele aldığını gösteriyor.
Altıncı soru ise dosyanın en kritik kısmı olarak öne çıktı. AİHM, İmamoğlu hakkında süren yargılamanın ve tutukluluk halinin, cumhurbaşkanlığı adaylığı ve seçim süreçlerine katılımı üzerinde bir etkisi olup olmadığını sorguladı. Bu sorunun Türkiye’den gelen başvurular arasında ilk kez bu şekilde yöneltildiği kaydedildi.
Söz konusu sorunun formu, eğer hükümet yeterli bir yanıt veremezse AİHM’in durumu “doğrudan demokratik süreçlere müdahale” ve “siyasi temsil hakkının engellenmesi” olarak değerlendirebileceği şeklinde yorumlandı.
ÜÇÜNCÜ KEZ İHLAL EDİLEBİLİR
AİHM’in öncelikli inceleme kararı verdiği başvurularda hızlı bir takvim izlediği biliniyor. Bu tür dosyalarda genellikle kararların birkaç ay içinde verildiği, ortalama sürenin ise yaklaşık altı hafta olduğu ifade ediliyor.
Eğer AİHM incelemesi sonucunda iktidar aleyhine bir karar çıkarsa, Türkiye, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın ardından üçüncü kez Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 18. maddesini ihlal etmiş sayılacak.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



