
25 Ağustos 2026 21:04
Güncelleme: 25 Ağustos 2026 22:58
iahaber Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’nin Osman Kavala dosyasındaki kararını ve Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un bu kararı eleştiren açıklamalarını değerlendirdi. Uçum, “AİHM de Amor da haddini bilsin” başlıklı açıklamasında, “Aralarında Avrupa Parlamentosu ‘Türkiye Karşıtlığı Sorumlusu’ Amor’un da bulunduğu bazı hadsizler, Türkiye’ye dil uzatmaya başladı” dedi. Uçum, AİHM’in hiyerarşik bir yargı mercii olmadığını belirterek, “AİHM denetimi hiyerarşik bir denetim değildir. Bu nedenle AİHM kararlarının hiyerarşik yargı mercilerinin kararları gibi sonuç doğurması beklenemez. Bunu bekleyenler, ancak sömürge zihniyetiyle hareket edenler olabilir” şeklinde konuştu.
Uçum, açıklamasında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olma durumunun ve AİHM’e bireysel başvuru imkanının gözden geçirilmesi gerektiğini de vurguladı. “AİHM siyasi proje kararlar verdikçe Türkiye için hiçbir kıymeti kalmıyor. Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse, bu durumun kaçınılmaz hale geleceğini tüm muhataplar bilmelidir” ifadelerini kullandı.
AİHM, “derhal serbest bırakılma” kararına rağmen hâlâ tahliye edilmeyen iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala’nın 25 Mart’ta görülen ikinci başvurusu hakkında kararını açıkladı. Mahkeme, Türkiye’yi altı farklı maddeden mahkûm ederken, Kavala’ya 70 bin Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti. AİHM, yerel mahkemelerin “kötü niyetli” bir şekilde Kavala’yı özgürlüğünden mahrum bıraktığını ifade etti. Mahkeme, Gezi Parkı protestolarının barışçıl olduğunu vurgulayarak, düşünce özgürlüğü, toplantı ve gösteri özgürlüğünün ihlal edildiğini belirtti.
AİHM Büyük Daire, Osman Kavala dosyasında verdiği nihai kararda Türkiye’yi altı maddeden mahkûm etti: En kısa sürede serbest bırakılmalı!
İBB Davası’nı takip etmek için Silivri’ye giden AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, AİHM’den gelen Osman Kavala kararıyla ilgili değerlendirmelerini iahaber’e iletti. Amor, “Bugün Türkiye’de yargı bağımsızlığı konusundaki tartışmaya belki de tartışmasız en net yanıtı AİHM verdi. Benim bugüne kadar duyduğum Strazburg’dan yapılan en sert açıklama” dedi.
Uçum’un sosyal medyadan yaptığı açıklamanın tamamı şöyle: “Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin siyasi proje olarak verdiği bir karar üzerine, aralarında Avrupa Parlamentosu ‘Türkiye Karşıtlığı Sorumlusu’ Amor’un da bulunduğu bazı hadsizler Türkiye’ye dil uzatmaya başladı.”
Uçum, milli yargı bağımsızlığının yalnızca ülke içinde değil, aynı zamanda uluslararası güçler karşısında da geçerli olduğunu ifade etti. “Uluslararası sözleşmeler ve merciler, ulusal yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak şekilde konumlandırılamaz” dedi.
“AİHM hiçbir surette hiyerarşik üst yargı merci değildir”
AİHM’in bir derece mahkemesi olmadığını yineleyen Uçum, “AİHM denetimi hiyerarşik bir denetim değildir. Bunun aksini düşünenler, sömürge zihniyetiyle hareket edenlerdir” ifadelerini kullandı.
“İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi ilgili milli mahkemelere aittir”
Uçum, AİHM kararlarının esastan kesin bağlayıcılığı olmadığını belirterek, “AİHM’in kesinleşmiş nihai mahkeme kararları için verdiği ihlal kararlarının ilgili mahkeme kararları üzerinde doğrudan etki etme gücü yoktur” dedi. Mahkemelerin AİHM kararını değerlendirip yeni bir hüküm tesis edebileceğini de vurguladı.
“İstismar siyaseti yapanlar milli yargının bağımsızlığına saygı duymak zorundadır”
Uçum, hiçbir uluslararası mercinin milli yargıya talimat verme yetkisini kabul etmediğini belirterek, “Sürekli yargı bağımsızlığını öne sürerek istismar siyaseti yapanlar milli yargının bağımsızlığına saygı duymak zorundadır” ifadeleriyle durumu eleştirdi.
“Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanına dil uzatamaz”
Ayrıca, Uçum, Amor’un açıklamalarını “küstahtır” şeklinde tanımlayarak, “Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanına dil uzatamaz. Türk yargısının bağımsızlığına laf söylemek kimsenin haddi değildir” değerlendirmesinde bulundu.
“Belli ki Türkiye AİHS’e taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor”
Uçum, AİHM’in siyasi proje kararlar verdikçe Türkiye için hiçbir kıymeti kalmadığını belirterek, “Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse, bu durumun kaçınılmaz hale geleceğini tüm muhataplar bilmelidir” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



