
14 Mart Tıp Bayramı, Türkiye’deki aile hekimleri, ebeler ve hemşireler için önemli bir protesto dönemine dönüşüyor. Kasım ayından bu yana süregelen eylemlerine rağmen taleplerinin ve sorunlarının Sağlık Bakanlığı tarafından dikkate alınmaması nedeniyle, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) çalışanları bir kez daha iş bırakma eylemi gerçekleştirmeye karar verdiler. Bu durumu değerlendiren Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, sağlık çalışanlarının gösterdiği özverinin yok sayılmasından rahatsızlık duyduklarını belirtti.
ANKARA (İGFA) – 14 Mart’ta gerçekleştirilecek olan iş bırakma eylemi, aile hekimleri, ebeler ve hemşireler tarafından yapılacak. Eylemleri, Kasım ayından bu yana devam eden protestoların bir parçası. Dr. Derya Mengücük, Sağlık Bakanlığı’nın ekiplerin taleplerine kulak tıkamasını kabul etmediklerini ifade etti ve “İnsanüstü özverimizi ve emeğimizi yok sayan, iş güvencemizi tehdit eden dayatmaları kabul etmiyoruz” dedi.
Dr. Mengücük, bu eylemlerle ilgili yaptığı açıklamada, “İnsanüstü özverimizi ve emeğimizi yok sayan, iş güvencemizi tehdit eden, mesleki ilkelerimizi zedeleyen dayatmaları kabul etmiyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın, çalışanların taleplerini dikkate alması gerekiyor” şeklinde bir çağrıda bulundu.
AİLE HEKİMLERİ VE ASM ÇALIŞANLARININ İSTEKLERİ
Aile hekimleri ve ASM çalışanları, Sağlık Bakanlığı’ndan sağlık sisteminin gerçeğini göz önünde bulundurarak ciddiye almasını, sorunlara ek sorunlar getiren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ni geri çekmesini ve sorunların çözümünde meslek örgütleri ile birlikte hareket etmesini talep etmekteler. Dr. Mengücük, bakanlığın hala çözüm bulma noktasında yetersiz kaldığını ifade etti.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, “Bakanlığın övündüğü başarı rakamları, sağlık çalışanlarının emekleri sayesinde elde edilmiştir. Bu emek ve özveri, toplum sağlığının güvencesidir ve yok sayılamaz” diyerek sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, sağlık Bakanlığı’nın, çalışanlarının can güvenliği ile birlikte, özlük hakları ve ücretlerinde iyileştirmeler için somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
YENİ YÖNETMELİK MESLEK ÖRGÜTLERİ İLE HAZIRLANMALI
Dr. Mengücük, sağlıkta şiddet olaylarının önüne geçmek için de etkin ve caydırıcı tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyor. Bu durumun yanı sıra, sağlık hizmetinin kalitesini artırmak adına, Bakanlığın hızlandırılmış hizmet sunumu yerine nitelikli sağlık hizmeti sağlaması gerektiğini belirtti. “Performansa dayalı ve teşviklere dayanan çok parçalı ödemeler yerine, sabit ve emekliliğe yansıyan tek maaş talebimizi gerçekleştirmelidir” dedi. Ayrıca, Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin, sağlık çalışanları ve meslek örgütleri ile işbirliği içinde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sonuç olarak, 14 Mart Tıp Bayramı, yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının haklarını ve taleplerini yükselttikleri bir platforma dönüşüyor. Sağlık çalışanlarının birlik ve beraberlik içinde, kendilerine yönelik uygulanan haksızlıkları, eksiklikleri ve yanlış politikaları dile getirerek sonuç almaya çalıştığı bu süreç, toplumun genel sağlığı için de kritik bir öneme sahip. Bu nedenle, hem
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



