AK Parti 25 Yaşında: Milletle Bağımız Güçlü!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
AK Parti 25 Yaşında: Milletle Bağımız Güçlü!

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, vesayet odaklarının beğenmedikleri bir hükümet olduğunda o hükümetin teşkilatlarını ve milletvekillerini istifa ettirmeye çalıştıklarını belirterek, “Ancak Türkiye’nin en kritik dönemlerinde bile, AK Parti teşkilatlarından bir kişiyi bile etkileyemediler. AK Parti milletvekillerinden hiç kimseyi vesayet unsuru haline getiremediler. İçerideki vesayet unsurlarının ve Fetullahçı Terör Örgütü’nün saldırılarına karşı, AK Parti’yi ayakta tutan şey, milletimizle kurduğu sağlam bağ ve Cumhurbaşkanımızın bu siyasi yaklaşımı AK Parti’nin temel dinamiği olarak koruma konusundaki liderliğidir” ifadelerini kullandı.

Çelik, AKP’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Türkiye’nin çevresinde üzücü olayların yaşandığını ancak partisinin bu zorlu süreçte 25. yılını kutladığını vurgulayan Çelik, bu durumun kendileri için önemli bir anlam arz ettiğini ifade etti.

Çelik, partisinin 25. yılını kutlamalarının kendileri için bir bayram niteliğinde olduğunu belirterek, “Siyasi tarihte nadir görülen bir kesintisiz iktidarla bu süreci Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürüyoruz. Bu 25 yılın yoğunluğunu düşündüğümüzde, 250 yıllık bir yol kat ettiğimizi söyleyebilirim” dedi.

Son yıllarda dünya genelinde önemli olayların yaşandığını hatırlatan Çelik, “İç siyaset açısından da dinamik bir süreçten geçiyoruz. Bu zorlukların nasıl aşıldığına bakarsak, Cumhurbaşkanımızın AK Parti’de kurumsallaştırdığı siyaset anlayışı en önemli unsurlardan biridir. Bu başarı, toplumla kurulan doğru iletişim ve toplumun verdiği onay sayesinde elde edilen iktidarla gerçekleşiyor” diye konuştu.

Çelik, AKP’nin iktidara gelmeden önce siyasi hayatın toplumsal merkezden kopuk olduğuna dikkat çekerek, “Toplumsal merkez, taleplerini siyasi temsile dönüştürecek yeni bir siyasi organizasyon arayışındaydı. AK Parti, kurulduğu günden itibaren toplumsal merkezin taleplerini siyasi temsile dönüştüren bir merkez parti olarak öne çıktı. Bu bağlamda, yukarıdan aşağıya değil, milletten devlete doğru bir siyaset anlayışının benimsenmesi oldukça önemlidir” şeklinde konuştu.

AKP iktidarı öncesinde pek çok siyasi partinin toplumun sesine kulak vermekte zorlandığını belirten Çelik, bu durumun yeni iktidarların toplumun sorunlarını çözmesini engellediğini ifade etti.

“AK Parti, milletin en yüksek teveccühüne sahip parti”

Çelik, AK Parti’nin milletin taleplerini devlete yansıttığını vurgulayarak, “Devlet, toplum içindeki belli kişilerin temsilini değil, milletin tamamının örgütlenmiş halini temsil eden bir yapı olarak reformlara tabi tutulmaya başlandı” dedi.

Çelik, daha önceki siyasi yapının, toplumun sesini dinlemekte ciddi sorunlar yaşadığını ifade ederek, “Bu sebeple iktidara gelenler toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyip kalıcı olamadılar” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, muhalefetin beğenmediği bir iktidar olduğunda o iktidarın teşkilatlarını ve milletvekillerini istifa ettirdiğini hatırlatarak, “Ancak Türkiye’nin en zor dönemlerinde bile, AK Parti teşkilatlarından bir kişiyi bile etkileyemediler. İçerideki vesayet unsurlarının ve Fetullahçı Terör Örgütü’nün saldırıları karşısında AK Parti’yi ayakta tutan şey, milletimizle kurduğu sağlam bağ ve Cumhurbaşkanımızın bu siyaset tarzını koruma konusundaki liderliğidir” dedi.

“Her şey siyasetin içindedir”

Çelik, AK Parti’nin karşılaştığı kritik olayların nasıl aşılabileceğine dair kamuoyuna yansıyan ve yansımayan birçok durum olduğunu dile getirdi.

“Siyasi partiler oy alıyor, iktidara geliyordu. Ancak sonrasında, sivil ayağını Cumhuriyet Halk Partisi’nin oluşturduğu bir çemberin içine alınıyorlardı. Bu durum, iktidarların iş yapamaz hale gelmesine yol açıyordu” diyen Çelik, bu tür durumların “siyaset üstü” diye tanımlanarak milletin seçtiği iktidarın karışamayacağı alanlar yaratıldığını ifade etti.

Çelik, “Demokratik bir yaklaşım açısından siyasetin dışı ya da üstü diye bir şey olamaz. Her şey siyasetin içindedir. Siyaset dışı veya üstü dediğinizde, bunun kararını kim veriyor?” diyerek bu duruma dikkat çekti.

Çelik, AKP’nin karşılaştığı önemli dönüm noktalarından birinin partiyi kapatma davasının açılması olduğunu hatırlatarak, o dönemdeki iddianamede yer alan gerçek dışı iddiaların “utanç verici” olduğunu belirtti.

O dönemde yasaklı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın, uluslararası davetler aldığını anımsatan Çelik, bu durumun yabancı devletlerin Erdoğan’ı muhatap olarak gördüğünü ortaya koyduğunu kaydetti.

“Muhtıra teşebbüsüne karşı duruş, Cumhuriyet tarihinde bir ilk oldu”

Çelik, Erdoğan’ın başbakan olduktan sonra karanlık zihniyetin teşebbüslerinin devam ettiğini belirterek, “Bunlardan biri kapatma davası, diğeri 27 Nisan’da muhtıra verilme teşebbüsüydü. Türkiye’de karanlık zihniyetin en kötü adetlerinden biri olan bu muhtıra teşebbüsüne karşı bir hükümetin direnişi, Cumhuriyet tarihinde bir ilktir” dedi.

Çelik, bu karanlık zihniyetin Gezi olaylarıyla devam ettiğini, dış destekli FETÖ’nün darbe girişiminin ise bir diğer önemli olay olduğunu belirtti. “Bu saldırının püskürtülmesi, hem dünya örnekleri hem Türkiye tarihi açısından müstesna bir yere sahiptir. O gece Cumhurbaşkanımızın ‘Ben milletimizi sokaklara davet ediyorum’ demesiyle, milli egemenliği koruma konusunda irade ortaya kondu” diye konuştu.

Yaşanan olayların, yabancı ve içerideki odakların Türkiye’nin milli egemenliğini zayıflatmaya yönelik girişimleri olduğunu belirten Çelik, “Cumhurbaşkanımızın liderliği, AK Parti’nin tarihi, egemenliğin sadece millete ait olduğu mücadelesinin verildiği bir tarihtir” dedi.

“AK Parti, reformlar gerçekleştirerek dünyadan pozitif olarak ayrıştı”

Çelik, AK Parti’nin gelecekteki yol haritasına

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın