
Anayasa hukuku uzmanı Murat Sevinç, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri tarafından düzenlenen “Dijital Çağda Akademik Özgürlükler ve Bilgi Üretimi Buluşması” etkinliğinde, 2016 yılında uygulanan olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamelerin anayasaya ve hukukun temel ilkelerine aykırı olarak kötüye kullanıldığını belirtti. Sevinç, bu kararnamelerle birlikte akademisyenlerin tasfiye edildiğini ifade ederek, “’Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza atanlar üniversiteden atıldı ve 1933 tasfiyesini saymazsak, maalesef bu büyük tasfiyeye üniversitelerden gelen tepkiler oldukça düşük kaldı. Türkiye’deki hiçbir üniversite, bu önemli tasfiyeye yeterince tepki vermedi.” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) tarafından düzenlenen “Dijital Çağda Akademik Özgürlükler ve Bilgi Üretimi Buluşması”, Levent’teki İş Sanat Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte, yapay zeka ve dijital dönüşüm çağında akademinin geleceği ile bilgi üretimi konuları ele alındı.
BÜMED Başkanı Serra Ulusoy, programın açılışında yaptığı konuşmada, bu buluşmanın önemli bir anlam taşıdığını vurgulayarak, “Boğaziçi Üniversitesi, 50 yılı aşkın bir süredir kamu üniversitesi olarak topluma katkı sağlamaktadır. Zor dönemlere rağmen, Boğaziçililer olarak toplumumuzu aydınlatmayı ve birlikte düşünmeyi görev biliyoruz. Özgür ve özerk bir üniversite anlayışıyla hareket ediyoruz. Mezunlar olarak akademisyenlerimize destek olmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kararnameyle atılmayı başardık”
Açılış konuşmasını gerçekleştiren anayasa hukukçusu Murat Sevinç, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren akademik dünyada yaşanan tahribatları anlatarak, “2016 yılındaki olağanüstü hâl kararnameleri, anayasaya ve hukukun ilkelerine tamamen aykırı bir şekilde uygulandı. Bu süreçte birçok akademisyen tasfiye edildi. Barış Akademisyenleri’nin imzaladığı bildirinin ardından 406 akademisyen üniversiteden atıldı ve üniversitelerden gelen tepkiler, tarihi bir tasfiye dönemine rağmen oldukça zayıf kaldı.” şeklinde konuştu. Sevinç, ayrıca, bu durumun Türkiye akademisinin ne durumda olduğunu gösterdiğini ifade etti.
“Üniversiteler iş bulma yeri olarak algılanmaya başladı”
Sevinç, 1980’lerden itibaren üniversitelerde yaşanan neoliberal dönüşümün önemli bir sorun haline geldiğini belirtti. “Üniversiteler artık yalnızca iş bulma yerleri olarak algılanmaya başlandı. Kamuculuk ve toplumculuğun küçümsenmesi, bilimsel bilginin önemsizleşmesi gibi sorunlarla karşı karşıyayız. Bu süreçte entelektüel faaliyetler neredeyse tepkiyle karşılanır hale geldi.” değerlendirmesinde bulundu. Peter Fleming’in “Karanlık Akademi” adlı eserine atıfta bulunarak, neoliberalizmin üniversite üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı.
Sevinç’in konuşmasının ardından, moderatörlüğünü iahaber yazarı Evren Balta’nın üstlendiği bir panel düzenlendi. Panelde konuşmacılar arasında Albert Ali Salah, Cem Say ve Gönenç Gürkaynak yer aldı. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



