
8 Mayıs 2026 17:06
Güncelleme: 8 Mayıs 2026 18:35
İstanbul Barosu, Danıştay’ın Akbelen’deki acele kamulaştırma işlemlerine ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararının ardından bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, bu kararın doğa ve yaşam alanlarını koruyan bireyler için önemli bir hukuki kazanım olduğu ifade edilirken, tutuklu yaşam savunucusu Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması talep edildi.
“Hukuku diriltmek için güçlü bir yargı müdahalesi”
Toplantıda konuşan İkizköylülerin avukatı İpek Sarıca, “Tebliğ edilen karar, uzun süredir etkinliği kaybolmuş hukukun yeniden canlanması için atılmış güçlü bir adım” dedi. Sarıca, kararın acele kamulaştırma işlemini hukuken geçersiz hale getirdiğini belirterek, “Somut olayda acele kamulaştırmayı gerektirecek olağanüstü bir durum bulunmamaktadır. Ekonomik gerekçeler ya da şirket faaliyetlerinin sürekliliği, bu istisnai yöntemi haklı çıkarmaz. Bu durum, Akbelen’deki doğaya ve yaşam alanlarına yapılan müdahalenin kamu yararına değil, belirli ekonomik tercihlere dayandığını göstermektedir” ifadelerini kullandı.
“649 dava reddedilmeli, Esra Işık serbest kalmalı”
Sarıca, el koyma girişimleri ve bedel tespiti süreçlerinin hukuken geçersiz hale geldiğine dikkat çekerek, Esra Işık’ın tutukluluk durumunun da bu süreçler nedeniyle sorgulanması gerektiğini vurguladı. “Hukuki bir temeli kalmamış bir idari işleme dayanarak özgürlükten yoksun bırakılmak kabul edilemez. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır” diyen Sarıca, ayrıca Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan acele kamulaştırma kararının iptal edilmesi gerektiğini ve 649 el koyma davasının da reddedilmesi gerektiğini belirtti.
Baro Başkanı Kaboğlu: Mülkiyete korsan el koymalardan kurtulmalıyız
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da toplantıda yaptığı açıklamada, kamulaştırmanın koşullarının Anayasa’nın 46. maddesinde belirlendiğini hatırlattı. Kamunun yararını gözeten detaylı bir idari işlem olduğunu ifade eden Kaboğlu, Danıştay’ın kararının yerinde olduğunu ancak bu kararın esasa ilişkin olarak hızla tamamlanması gerektiğini vurguladı. “Acele kamulaştırmanın Anayasa’ya aykırı olduğunu ve bundan sonra başvurulmaması gerektiğini kesinleştirmesi önemlidir” dedi.
“Keyfi işleme hiç kimse tabi tutulamaz!”
Esra Işık ve hayvan hakları savunucusu Avukat Hülya Yalçın Ceylan, yürütülen işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirtti. “Işık’ın derhal serbest bırakılması gerekir. Anayasa gereği ölçülük ilkesinin uygulanması zorunludur. Türkiye Cumhuriyeti, çevre hakkını korumalı ve hukuk devletinin güvencelerinden yararlanan bireylerin haklarını gözetmelidir. Keyfi işleme hiç kimse tabi tutulamaz” diyerek görüşlerini dile getirdi.
AYM’ye “7554 Sayılı Kanun” çağrısı: Hukuk devletini koruyun
Avukat İpek Sarıca, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı ve kamu yararı ilkesini zayıflattığı gerekçesiyle eleştirilen 7554 sayılı Kanun’a dikkat çekti. Bu kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’nde açılan davanın son derece önemli olduğunu belirten Sarıca, “Bu yasanın, çevre hakkını, mülkiyet hakkını ve yargı denetimini etkisiz hale getirdiğini savunarak, yüksek mahkemeden hukuk devleti ilkesini, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ve mülkiyet hakkını koruyacak bir karar vermesi çağrısında bulundu.”
Danıştay 6. Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının, Akbelen’de yürütülen yaşam mücadelesinin haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirten Sarıca, “Yaşam için direnenleri selamlıyoruz. Bu kararın, ülkemiz için hakların güvence altına alındığı ve yaşamın korunduğu yeni bir dönem başlangıcı olmasını diliyoruz” dedi. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



