AKP İçinde Kulis: Korkular ve Hesaplar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
AKP İçinde Kulis: Korkular ve Hesaplar

Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan’ın bugünkü yazısında, AKP içerisinde aktif rol alan bazı isimlerin, ‘saray çevresi’ ve iktidar medyasının etkisiyle gelişen olaylara karşı duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği ifade edildi.

Yazıda, bu kulislerin gündeme getirildiği ve bazı AKP üyelerinin ‘farklı’ kaygılar taşıdığına dikkat çekildi.

Haberin ilgili kısmı şu şekilde aktarılmakta:

“AKP’deki gerçek siyasetçiler, bazı kaygılarla hareket ediyor. ‘Sessiz seçmen, halkın mağdurların yanında yer alma güdüsü ve ekonomik kriz’ bu kaygılar arasında öne çıkıyor. Bu üç unsur, iktidar partisinde ciddi bir endişe kaynağı. Onların görüşüne göre, CHP’nin kapatılması anlamına gelen mutlak butlan kararı, kendi kendilerine sorun yaratacak. Örneğin;

– Mutlak butlan meselesi, siyaseti bilmeyen ve her şeyi Ankara’daki algılarla yönetebileceklerini düşünenlerden kaynaklanıyor. Onların kendilerine ait ayrı bir gündemi bile olabilir. ‘CHP’yi parçalarsak, seçime kadar toparlanamazlar’ yaklaşımıyla cumhurbaşkanına bu durumu sunuyorlar. Ancak bu antidemokratik bir tutum olmasının yanı sıra, yanlış bir stratejiyi de beraberinde getiriyor.

“OYUNU YİNE SANA VERMEZ”

– Vatandaşın tutumunu küçümsemek tehlikeli. O kadar kötü bir durum ortaya çıkabilir ki; seçilme şansı en yüksek olan adaya yönelip, yine AK Parti’ye oy vermemeyi tercih edebilirler. Ayrıca bazılarına göre, CHP’nin geçmişten arınmış yeni bir parti olarak halktan daha fazla destek alması mümkün.

“BİZ BİR SÖYLÜYORSAK ARKA KAPIDAN GİRENLER ÜÇ SÖYLÜYOR”

– Akılcı olanlar, bu durumu cumhurbaşkanına ilettiklerini ve iletmeye devam edeceklerini belirtti. Ancak, kendileri bir şey söylerken, arka kapıdan gelenlerin çok daha fazla iddiada bulunduğunu ifade ediyorlar. Bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini vurguluyorlar.

– Tüm bu süreçler yaşanırken, derin kaygılar besleniyor. 28 Şubat dönemindeki sıkıntılardan bahsederken, şimdi benzer uygulamaların on kat daha fazlasının yaşandığına dikkat çekiliyor. ‘Bunlar iktidara gelirse bize ne yaparlar?’ endişesi mevcut.

– Bu konuda sorulan sorulara ise, YSK’ya bırakılması gerektiği cevabı veriliyor. Seçim yargısı vurgusuyla, hem mahkeme hem de kurum olarak yetkilerin Anayasa’da belirlendiği hatırlatılıyor. Nihai karar verildikten sonra kimsenin müdahale edememesi gerektiği ifade ediliyor.

“YASA ONA SEÇME HAKKI VERMİŞ”

– Normalde, bir siyasi partinin kongresi ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi bir karar verirse, bu YSK’ya iletiliyor. YSK bunu gündeme alarak son kararını veriyor. Başka mahkemelerin bu kararı bozamayacağı belirtiliyor. ‘Kongrede rüşvet verildi’ iddiası olsa bile, o kişiye sandık konulmaz mı? Orada gerçek iradesini ortaya koyma hakkı var. Yasa, ona seçme hakkı tanımış. Bu sürece bile müdahale edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.

“HALKTA BU HESAP TUTMAZ”

– Tüm bunları dile getirdiğinizde olumsuz bir izlenim yaratıyorsunuz, ancak bu şekilde düşünenlerin aslında daha fazla AK Partili olduğu gerçeği var. Partinin zarar görmemesi için bu endişeleri paylaşıyoruz. ‘Bir yıl sonra seçim olacak gibi, o zamana kadar muhalefet bloğunu parçalarsak avantajlı çıkarız’ hesapları yapılırken, halkta bu tür hesapların tutmayacağına inanılıyor.

– Vatandaş açısından bakıldığında, ülkenin yaklaşık yüzde 70’inin derdi var. Normalde sandıkta 70-30 gibi bir sonuç çıkması bekleniyor. Ancak, bunun yerine arka kapıdan dolaşarak, hukuk dışı planlar önerenler mevcut. ‘Seçmene bir parmak bal çalınır ve yeni vaatlerle ilerleriz’ diye düşünenlerin, tabandan kopuk olduğu belirtiliyor…”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın