
4 Mayıs 2026 08:38
Güncelleme: 4 Mayıs 2026 09:17
CHP’ye yönelik Kurultay Davası etrafında süregelen “mutlak butlan” tartışmaları devam ederken, AKP kulislerinde dikkat çeken görüşler ortaya çıktı. Bazı AKP üyeleri, mutlak butlan kararının sadece antidemokratik bir tutum olduğunu değil, aynı zamanda “yanlış” bir yaklaşım olduğunu belirterek, “Bu görüşleri savunduğunuzda olumsuz bir izlenim oluşturuyorsunuz; fakat bu düşüncelere sahip olanlar, AK Parti’ye daha fazla bağlı olanlardır. Partimizin zarar görmemesi için bu eleştirileri yapıyoruz. ‘Bir yıl sonra seçim olacak, muhalefet bloğunu o zamana kadar bölersek avantajlı çıkarız’ gibi hesaplar yapılıyor fakat bu halk nezdinde tutmaz” ifadelerini kullandı.
Önder Sav, mutlak butlan için adliyeye başvurduğunu belirterek, “Bu kadar saçma bir yalanı ilk kez duyuyorum; hukuk birinci sınıf öğrencisinin bile böyle bir kararı veremeyeceğini düşünüyorum” dedi.
CHP’deki “mutlak butlan” tartışmaları sürerken, AKP içinde de bu konu üzerinden “parçalanma” iddiaları gündeme geldi. Nefes yazarı Nuray Babacan, bazı AKP üyelerinin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a söz konusu kararın alınması durumunda partinin zarar göreceği uyarısında bulunduklarını köşesinde aktardı.
Babacan, AKP’lilerin durumu değerlendirdiği düşünceleri şöyle ifade etti:
“- Mutlak butlan meselesi, siyaset bilmeyen ve her şeyi Ankara’da algıyla yönetebileceklerini düşünen gruplardan kaynaklanıyor. Onların kendi gündemleri bile olabilir. ‘CHP’yi parçalarsak, seçime kadar toparlanamazlar’ mantığıyla Cumhurbaşkanına bu durumu pazarlıyorlar. Bu yaklaşımın antidemokratik olmasının ötesinde, temel olarak yanlış olduğunu ifade ediyorum.
– Vatandaşın tepkisini küçümsüyorlar. Öyle bir durum oluşabilir ki; vatandaş, en yüksek seçilme şansına sahip kimseye oyunu verir, seni tercih etmez. Ayrıca bazılarına göre CHP’nin geçmiş yüklerinden kurtulmuş yeni bir parti, halktan daha fazla ilgi görebilir.
– Aklıselim olanlar, Cumhurbaşkanına bu durumu ilettik. İletmeye de devam edeceğiz. Ancak biz bir şey söylediğimizde, arka kapıdan girenler daha fazla şey söylüyor. Bu duruma engel olmalıyız.
– Tüm bunlar yaşanırken, korkular besleniyor. 28 Şubat döneminde yapılanlardan dert yanılırken, şimdi onu on kat aşan uygulamalar mevcut. ‘Bunlar iktidara gelirse bize ne yaparlar?’ korkusu hakim.
– Eğer sorulduğunda bu konuyu YSK’ya bırakmanın gerektiğini savunduk. Seçim yargısı demişsiniz. Hem mahkeme olarak hem de kurum olarak yetkileri Anayasa’da açıkça belirtiliyor. Nihai hüküm verildikten sonra kimsenin müdahale etmemesi gerekir.
– Normalde bir siyasi partinin kongresiyle ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi bir karar verirse, bu YSK’ya iletilir. YSK, durumu gündemine alır ve son kararı verir. Başka bir mahkeme bu kararı bozamaz. ‘Kongrede rüşvet verildi’ denilse bile, bu kişi için sandık konulmuyor mu? Gerçek iradesini orada ortaya koyabilir. Yasa ona seçme hakkı vermiştir ve bu sürece bile müdahale edilemez.
– Tüm bunları ifade ettiğinizde olumsuz bir izlenim oluşturuyorsunuz ama bu düşünceye sahip olanlar, aslında AK Parti’ye daha fazla bağlı olanlardır. Partimizin zarar görmemesi için bu uyarıları yapıyoruz. ‘Bir yıl sonra seçim olacak gibi, o zamana kadar muhalefet bloğunu bölersek avantajlı çıkarız’ hesapları yapılıyor ama halk nezdinde bu hesaplar tutmaz.
– Konuya dertli vatandaş açısından bakacak olursak, ülkenin yüzde 70’i dertli. Normalde sandıkta 70-30 çıkması gerekir. Bu nedenle arka kapıdan dolaşıp, hukuk dışı planlar öneriyorlar. ‘Seçmene bir parmak bal çalınıp, yeni vaatlerle yol alırız’ hesabı yapanlar, tabandan kopmuş durumda…”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



