Nefes yazarı Nuray Babacan, çözüm sürecine dair iktidar partisinin tutumunu ve bu tutumun kulislere yansımalarını ele aldı. Babacan, AKP’nin kendi destekçilerinde olumsuz bir tepki yaratmamak adına PKK lideri Abdullah Öcalan ve PKK üyeleri için planlanan af sürecine “kılıf uydurma” çabası içerisinde olduğunu belirtti. Babacan, “Şimdi, ‘düzenlemenin Öcalan’ı kapsamaması için ara formül bulunur’ diyen AKP’liler var” ifadesini kullandı.
Nuray Babacan, komisyonun ortak raporunun tamamlanmasının ardından çözüm sürecinde iktidar partisindeki kulisleri aktardı. Babacan, yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Atacakları her adımın kendi tabanlarında infial yaratma olasılığından çekinen partililer, ‘kılıf uydurma’ çabası içindeler. Belirlenen şartları taşıyan tüm mahkumları kapsayan ‘şartlı salıverme’ planı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını da kapsayacak. Aksi halde PKK üyeleri bu haktan yararlanamayacaklar.
Bu durum, ‘İmralı’dan çıkmak istemeyen Öcalan için de geçerli olacak. Şu anda, ‘düzenlemenin Öcalan’ı kapsamaması için ara formül bulunur’ diyen AKP’liler mevcut.”
Eğer düzenleme şartları taşıyan herkesi kapsayacaksa, bu durumda Öcalan için ‘sınırlı özgürlük’ düzenlemesi yapılması gerekecek. Bu da yeni bir tartışmayı doğuracak. Bugün değilse yarın ‘hakkın ihlali’ sorunu gündeme gelecek.
Bu durum, hikayenin sonu değil. ‘Suça karışmayan terör örgütü mensupları’ için planlanan geri dönüş şartları da belirlenecek. Türkiye, örgüt yöneticilerini kesinlikle ülke sınırlarında istemiyor. Bu konuda sayı tahminleri değişkenlik gösteriyor; bazıları 300, bazıları ise 500 olarak ifade ediyor. Onların üçüncü ülkelere gitmeleri ise ayrı bir çalışma konusu.
– Bazı AKP kurmayları, ‘Özel yasalar, örgütün tasfiyesi ve silahların tesliminin’ üç başlığının eş zamanlı olarak yürütülmesi gerektiğini savunuyor.
Bu kişiler, ‘örgüte dün katılmış bile olsa hiçbir militan verilen sözlere güvenip gelip teslim olmaz. Yasaları görmek isterler’ görüşünü dile getiriyor. Üç başlığın, 6 ay veya en fazla bir yıl içinde ‘süreli düzenlemelerle’ gerçekleştirilmesi planının arka planında bu düşünce yatıyor.
Çalışmalara katılan siyasiler, Türkiye’nin yıllardır PKK’yı terör örgütü olarak tanıması için dünya genelinde diplomatik çabalar yürüttüğünü, bu tezi terk etmek için güçlü argümanlara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyorlar.
İddialara göre, MİT, Genelkurmay ve MSB’nin ortak çalışması ile örgütün tasfiyesinde hızlı bir ilerleme sağlanacak ve ayrıntılara fazla takılmayacak.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



