“`html
Antalya’nın Akseki ilçesinde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyesi olan Akseki Belediye Başkan Yardımcısı Erdoğan Erdoğan ve onun eniştesi Nuri Ş. hakkında, inşaat ruhsatı onayı için toplamda 19 milyon 450 bin TL rüşvet talep ettikleri iddiasıyla bir soruşturma açıldı. Bu durum, yerel halk içinde büyük yankılar uyandırdı. Esnaf olarak faaliyet gösteren Mehmet Nuri Başgör (70), Akseki’de 20 dönümlük mülkü üzerinde bir alışveriş merkezi (AVM) ve ticaret alanları inşa etmek için bir proje hazırlattı ve bu projeyle belediyeye ruhsat başvurusunda bulundu. Ancak, belediye projenin ruhsat başvurusunu çeşitli eksiklikler nedeniyle reddetti.
Proje ruhsatının hemen reddedilmesinin ardından, imar konularından sorumlu olan Akseki Belediye Başkan Yardımcısı Erdoğan Erdoğan’ın eniştesi Nuri Ş. tarafından, Başgör’e projesi için ruhsat onayı verileceği karşılığında toplamda 19 milyon 450 bin TL değerinde 6 adet çek imzalatıldı. Daha sonra bu çekler, Aralık 2024’te ödenmesi şartıyla, Erdoğan Erdoğan ve yakınlarına teslim edildi. Bu durum, yerel kamuoyunda bir yönetim skandalı olarak değerlendirildi.
Başgör’ün şikayet etmesi üzerine, savcılık tarafından başlatılan soruşturmada Nuri Ş., ifadesinde, “Mehmet Nuri Başgör benim için bir baba gibidir. Yardım istemiştim, bu yüzden çekleri aldım ve üzerlerini ben doldurdum. Her şeyi ben yaptım” diyerek suçu üstlendi. Bu durum, Erdoğan Erdoğan’ın suça karışıp karışmadığına dair tartışmaları daha da derinleştirdi.
Öte yandan, Akseki Belediye Başkan Yardımcısı Erdoğan Erdoğan, konuya dair yaptığı açıklamada “AVM projesi hakkında bilgim yok. Eniştem zor bir durumdaydı, borç verdim ve bunun karşılığı olarak çek aldım. Ancak çeki zamanında ödeyemediği için icra takibi başlatmak zorunda kaldım. Benim belediye veya imar konularıyla herhangi bir bağlantım yok. Gerekirse siyaseti bırakırım” diyerek kendini savundu. Böyle bir beyanat, hem siyasi çevrelerde hem de halk arasında tartışmalara neden oldu.
Çeklerin tahsil edilmesi için Erdoğan Erdoğan, ilgili bankaya başvurdu. Ancak, söz konusu çekler karşılıksız çıktı, bu durum banka tarafından fark edilince el konuldu ve Mehmet Nuri Başgör’e durum bildirildi. Bunun ardından, Mehmet Nuri Başgör hakkında icra takibi başlatıldı ve onun arazilerinin satışı için gerekli prosedürler başlatıldı. Tüm bu gelişmeler üzerine Mehmet Nuri Başgör, “Resmi belge sahteciliği, örgütlü nitelikli dolandırıcılık, tefecilik” suçlarıyla Erdoğan Erdoğan ve Nuri Ş. hakkında Akseki Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Bütün bu olaylar, yereldeki yöneticilerin etik duruşu ve sağlık yapması gereken uygulamaların sorgulanmasına neden oldu. Herkes, yapılan suçlamaların gerçekliğini ve olayın ardındaki sır perdesinin ne zaman aralanacağını merakla beklerken, soruşturmanın seyri ile birlikte halkın tepkisi de giderek büyüdü. Akseki’deki yatırım iklimi ve yerel yönetimlerin güvenilirliği bu kriz sürecinden nasıl etkilenecek, ilerleyen günlerde daha net bir şekilde anlaşılacak.
“`