
Türk rock müziğinin önemli isimlerinden Bertuğ Cemil, müzik kariyerinde dönüm noktası olan eserlerini “Akustik Öyküler” adlı EP’sinde yeniden yorumlamaya başlamıştı. Daha önce Su Soley ile “Kaygı”, Gökçe ile “Ben Hiç Sevemem”, Çisil Egeli ile “Gel Bana” ve Begüm Yiğit ile “Yandım Yandım Yandım” gibi duygusal düetlere imza atan sanatçı, bu kez Birsen Tezer ile birlikte akustik bir versiyonla seslendirdikleri Bertuğ Cemil’in en bilinen parçası “Yağmur”u dinleyicilere sunuyor. İkilinin performansı, Birsen Tezer’in vokaliyle zirveye ulaşırken, sade ama etkileyici bir müzik deneyimi sunuyor. Bertuğ Cemil ile “Akustik Öyküler” ve “Yağmur” şarkısı üzerine sohbet ettik.
– Akustik çalışmaların müzisyenlerin diskografisinde özel bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Akustiğin duygusal aktarımındaki samimiyetin yanı sıra, sevdiğimiz bir şarkının yeni bir versiyonuyla karşılaşmak dinleyicilerde ayrı bir heyecan yaratıyor. Sizin “Akustik Öyküler”iniz de bu unsurları, hatta daha fazlasını barındırıyor. “Akustik Öyküler” hakkında kısa bir değerlendirme yapar mısınız?
Teşekkür ederim. Proje, sevgili Mahmut Çınar’ın liderliğinde hayata geçti; ismini menajerim Onur Gökdal belirledi. En keyifli kısım, bana yakın olan şarkılarımı yeniden düzenlemek oldu. Bu projede seçtiğimiz şarkıları farklı bir şekilde sunma mantığıyla hareket ettik. Aranjerinin yönlendirmeleri doğrultusunda, hem ritim hem de ton açısından değişiklikler yaptık. Kendimizi tekrar etmeden, iddiasız ama etkili bir yaklaşım geliştirdik. Müzisyen arkadaşlarımın da katkısıyla bu projede başarılı olduğumuzu görmek beni mutlu ediyor.

– “Akustik Öyküler”de pek çok yetenekli müzisyenle iş birliği yaptınız. Bu süreçte en uyumlu frekansları nerelerde buldunuz?
Çalıştığım beş meslektaşımla da uyum içinde bir süreç geçirdik. Proje, karşılıklı saygı ve anlayış çerçevesinde, tam anlamıyla demokratik bir şekilde yürütüldü. Düet partnerlerimin birikimlerinin ve kişiliklerinin şarkılara yansımasına özen gösterdim. Onlar da projeye içtenlikle katkıda bulundular. En net frekansları, yeni aranjelerin getirdiği özgün vokal tarzlarında bulduğumuzu düşünüyorum. Görsel ve işitsel unsurlarda da mutabık kalmadığımız hiçbir durum olmadı. Bu süreçten dolayı gururluyum ve minnettarım.
– “Akustik Öyküler”in en dikkat çeken şarkısı olan “Yağmur”a biraz daha fazla özen gösterdiğinizi söyleyebilir miyiz?
Evet, bu şarkıya biraz daha fazla özen gösterdim. Beş şarkı arasında davul çalınan tek parça o oldu, ama bu tamamen aranje gereksinimiydi. Ancak, tüm şarkılara aynı dikkatle yaklaşmaya çalıştık. Sevgili Reha Omayer, her bir şarkıya aynı titizlikle yaklaştı. Ben her zaman şarkılarımı eşit şekilde değerlendirmişimdir.
Birsen Tezer ve Bertuğ Cemil
– Birsen Tezer ile “Yağmur”u birlikte söyleme fikri daha önce gündeme gelmiş miydi?
Hayır, aslında böyle bir plan yoktu. Proje süresince bu durum doğal bir şekilde gelişti. Gönlümde istediğim bir şeydi ama hayat, her zaman planlandığı gibi gitmiyor. Herkesin kendi iş akışı, yoğunluğu ve sağlık durumu o an için uyum sağlamamış olabiliyor. Neyse ki, gezegenler uygun bir şekilde hizalandı ve Birsen’le çalışma fırsatım oldu. Diğer düet partnerlerim Gökçe, Begüm, Su ve Çisil için de aynı şey geçerli. Hepsine teşekkür ederim.
– “Yağmur”a nasıl hazırlandınız? Kafanızdaki hali ile yayımlanan versiyon arasında bir fark var mı?
“Yağmur”, benim en büyük hitim olduğu için yeniden yapmanın riskli olduğunu biliyordum. Bu kadar sevilen bir şarkıyı sunarken, hem tekrarı önlemek hem de duygusunu kaybetmeden yenilik katmak önemli. Orta tempo bir rock parçasından, daha yavaş bir ballad’a dönüşmesini hayal ettim. İntro’ya nakarat melodisini ekledim; çünkü akor sayısını azalttığımız için bu gereksinim doğdu. Söz bölümlerine Toto’nun “Africa” şarkısını andıran bir groove ekledim. Sevgili Reha’nın Berlin’den komşusu Nicola’nın piyanodaki katkısı da projeye tat katmış oldu. Sonuç olarak, kafamda çalan her şeyi ve fazlasını elde ettiğimizi söyleyebilirim.
“Akustik Öyküler” gibi projeler, müzisyenlerin yeni eserleri için bir “ısınma turu” işlevi görebilir. Dinleyiciye böyle bir ön hazırlık sunma hedefiniz var mıydı?
Bu projenin, yeni şarkılarımı geniş kitlelere, özellikle genç nesle ulaştırmada yardımcı olacağını düşündük. Dinleyicimle yeniden buluşarak bu süreci yürütmeyi arzuladık. Ancak, her şeye iş açısından bakamıyorum. İyilik ve güzellik sunmak benim için her zaman ön planda. Ruhun gıdasına ufak bir katkımız olursa ne mutlu bize. Gelecekte daha fazla buluşmak dileğiyle, sevgiyle…
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



