
Eski Ekonomiden Sorumlu Bakan ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e kısıtlı yetkiler tanıdığını ifade etti. Babacan, “Eğer ben Cumhurbaşkanı olsaydım, Mehmet Şimşek ve Cevdet Yılmaz ile neler yapabileceğimizi düşünebiliyor musunuz?” şeklinde konuştu. Özelleştirme süreçlerine de değinen Babacan, “Özelleştirmeden sonra tekel haline gelen kuruluşlar var. Gaz dağıtım ve elektrik dağıtım şirketleri bu duruma örnek. Bu süreçlerin geçmişine baktığımızda, iyi sonuçlar vermediğini söyleyebilirim” dedi.
Cezaevinde bulunan gazeteci Fatih Altaylı’nın ‘Boş Koltuk’ programında konuşan Babacan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek’in yetki alanlarının oldukça dar olduğunu belirten Babacan, “Mehmet Bey’e verilen görev sadece ‘Faizi ve vergiyi artıracaksan, sen yap, kötü adam sen ol.’ şeklinde. Bugün bakıyorum, vergi düzenlemelerinde hemen Mehmet Şimşek’in fotoğrafları yer alıyor. Aslında tüm yetkilerin tek bir kişiye ait olduğunu biliyoruz. Yetki, Cumhurbaşkanındadır” dedi.
Babacan, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer onun izni olmasa, Mehmet Şimşek’in herhangi bir vergi ya da faizi artırması mümkün mü? Şu anda Sayın Erdoğan, siyasi olarak kendini daha stabil bir alanda tutmaya çalışıyor. İki kötü durum olan faiz ve vergiyi artırma görevini Mehmet Şimşek’e yüklüyor.”
“Eğer başarılı olursa, ‘Ben yaptım, ben ettim’ diyecek. Tutmazsa hemen mesafeyi koyabilir. Bu durumu fırsatçı bir yaklaşım olarak görüyorum.”
“Eğer ben bu ülkenin Cumhurbaşkanı olsaydım, Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek benim ekibimde olsalar, onlarla neler yapabileceğimizi hayal edebiliyorum. Çünkü geçmişte birlikte çalıştık.”
“Onlara yetki verir, ‘Gidin adalet için elinizden geleni yapın’ derdim. Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği konusunda benim 2005 yılında başmüzakereci olduğum dönemde Avrupa Birliği Genel Müdürüydü. Ekibindeki 4-5 kişiyi hemen yanına almıştım. Hep çok güzel işler yaptık.”
“Hangi ortamda çalıştıkları çok önemli. Bugün Cevdet Bey’e, ‘Her konuda Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak istiyoruz’ desek, yeni bir çalışma yapar ve bunu Meclis’te geçirir. Ancak şu anda onların önünü açan birisi yok.”
“Tam tersine, yanlışları savunmak zorunda kalan ve başkalarının hatalarını örtmeye çalışan insanlar var. Bu durum, onların iç dünyasında da büyük çatışmalara neden oluyordur.”
Özelleştirmelerle ilgili eleştirilerini sürdüren Babacan, şu ifadeleri kullandı:
“Yanlışlar yapmadık mı? Özelleştirme sonrası tekel haline gelen bazı kuruluşlar var. Gaz ve elektrik dağıtım şirketleri bu örneklerden. Bu süreçlerin geçmişine bakıldığında, başarılı olduklarını söylemek zor.”
“Özelleştirdikten sonra bu şirketler, tekel güçlerini iyi yönetemediler. Denetim eksikliği nedeniyle vatandaşların hizmet memnuniyeti sınırlı kaldı. Bu durumu baştan öngörseydik, belki o özelleştirmelerin hiç yapılmaması daha iyi olabilirdi.” (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



