Ali Babacan: Türkiye’nin acil kültür politikası şart

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ali Babacan: Türkiye’nin acil kültür politikası şart

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dair değerlendirmelerde bulundu. Babacan, “Türkiye’nin acilen bir ‘kültür politikası’na ihtiyacı var. Ancak öncelikle siyasetin dilinin yumuşaması şart. Başarı üretemeyen ve sürekli düşman üreten; toplumu gererek ve kutuplaştırarak iktidarda kalmaya çalışan bu yönetim anlayışının değişmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca, erken seçimin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan için anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Babacan, “Erdoğan’ın yeniden aday olması, Meclis’in 360 oyla erken seçim kararı almasına bağlı. Dolayısıyla bir şekilde bu seçimin Meclis kararıyla ve bir miktar erken olması teknik olarak gerekmekte. Bu erken, altı ay değil; bir hafta bile öne çekilse bunun adı erken seçimdir. Ancak asıl seçim tarihi, Erdoğan’ın işine ne zaman geleceğiyle ilgili” dedi.

Babacan, bir gazeteye verdiği röportajda güncel konulara dair görüşlerini paylaştı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları karşısında derin bir üzüntü hissettiğini belirten Babacan, “Olayların niteliği, geleceğe dair kaygılarımızı artırıyor. Ülkemizdeki siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerginlik, güvenliğimizi tehdit eden boyutlara ulaştı. Bireysel silahlanma kontrolsüz bir şekilde yaygınlaşıyor. Gençler için eğitimde ve iş gücünde fırsat eşitliği kalmadı. 15-34 yaş arası 24 milyon gencimizin 6,5 milyonu ne eğitimde ne de işte. Küçük yaşlardaki çocuklar uyuşturucu, sanal kumar ve çeteleşme gibi suçlara sürükleniyor” dedi.

“Seçimin zamanı Erdoğan’ın çıkarlarına göre şekillenecek”

Erken seçim olasılığı üzerine konuşan Babacan, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan için anayasal bir gereklilik olduğunu vurguladı. “Seçim kararını ya Erdoğan alabiliyor ya da Meclis. Ancak Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi, Meclis’in 360 oyla erken seçim kararı almasına bağlı. Erdoğan’ın tekrar aday olmak istediğini varsayabiliriz. Dolayısıyla bu seçimin Meclis kararıyla ve bir miktar erken olması teknik olarak zorunlu” dedi. Babacan, “Eğer Erdoğan, ülkedeki genel durumu uygun görürse, daha erken bir seçim de yapabilir. Asıl hesap, beş yıl kazanmak için mevcut sürenin ne kadarını yakmaya razı olacağıdır” şeklinde konuştu.

“Yüksek faiz, dışarıdan döviz çekmek için uygulanıyor”

Ekonomik duruma ve döviz kurlarına ilişkin de görüşlerini paylaşan Babacan, “Döviz kuru yüksek faizle tutuluyor. Dünyanın en yüksek faiz oranlarıyla dışarıdan Türkiye’ye döviz çekiliyor ve Merkez Bankası’nın döviz rezervi de kuru baskılamak için kullanılıyor. Yüksek faizin temel nedeni Türkiye’de enflasyonu düşürmek değil, dışarıdan döviz çekmektir. Dışarıdan döviz getirip faiz kazananlar büyük kazançlar elde ediyor. Ancak zarar edenler kendi alın teriyle, bilek gücüyle üretip ihracat yapan KOBİ’lerimiz ve sanayicilerimizdir” dedi.

Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

“İktidarın içinde bulunduğu yanlışlar ve etrafında oluşan menfaat ağını düşündüğümüzde, iktidarın bu yanlışlardan dönmesini zor görüyoruz. Öte yandan ana muhalefetin 2023 seçimleri sonrasında farklı bir strateji izlediği dikkat çekiyor. Bu nedenle, önümüzdeki seçimlere giderken yeni bir alternatif inşasının önemli olduğunu düşünüyoruz. İktidar ve ana muhalefete mesafeli, yeni bir alternatif Türkiye’nin acil ihtiyacıdır. Bu yeni yapının merkezinde, insanı önceleyen, hukuku ve adaleti öne çıkaran, temiz yönetim anlayışı bulunmalıdır. Ortak paydada buluşabileceğimiz siyasi partilerle ve bağımsız siyasetçilerle yeni bir alternatif inşası sürecini çok değerli buluyoruz.”

“Savunma sanayiinde rekabet şart”

Savunma sanayiinde gelişmenin rekabetle sağlanacağını belirten Babacan, “Kendi firmalarınız arasında adil bir yarışma ve rekabet ortamı oluşturmalısınız. Devlet; adil, fırsat eşitliğine dayalı ve şeffaf bir şekilde destek vermelidir. Çünkü savunma sanayii devlet desteği olmadan gelişmez. Ancak devlet bu desteği çok sayıda firmaya verip onları yarıştırmalıdır. Ülke içinde rekabete iyi alışan firmalarımız, uluslararası arenada da başarılı olacaktır” dedi.

Babacan, gençlerin yurtdışında çalışma isteği üzerine de düşüncelerini paylaştı. “Dünya Bankası’nın eski Başkanı James Wolfensohn, 80 yaşında İstanbul’da yaşamak istediğini söyledi. O dönemde gittiğimiz her ülkede gençler Türkiye’de staj yapmak ve burada çalışmak istediklerini ifade ediyordu. Bugün ise gençler Avrupa’ya gitmeyi tercih ediyor. O yıllarda gençlerin Türkiye’ye gelmek için can attığı günleri geride bıraktık.” (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın