
Ali Öz, 40 yıldır sokaklarda çektiği fotoğraflarla Türkiye’nin sosyal ve siyasi arşivini oluşturan bir foto muhabiridir. Geçtiğimiz hafta Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuk oldu. Hayatı boyunca pek çok mücadele veren Öz, haksızlıklara, hukuksuzluklara ve adaletsizliklere karşı çıkmak amacıyla fotoğrafçılığı bir araç olarak kullanmıştır. Etkinlikte, mesleği hakkında bilgi vererek fotoğrafçılığın önemli inceliklerini katılımcılarla paylaştı.
BURSA (İGFA) – Ali Öz, yaptığı konuşmada fotoğrafçılığın sadece bir meslek olmadığını, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu vurguladı. “Foto muhabiri leopar gibi çevik olmalı ve avına iyi yaklaşmayı bilmelidir” diyen Öz, bir foto muhabirinin psikolog gibi davranması gerektiğini ifade etti. Özellikle, karşısındaki insanın tepkilerini iyi takip edip hızlı bir şekilde karar vermek ve uygulamak gerektiğinin altını çizdi. “Haber fotoğrafçılığı ile sanat fotoğrafçılığının kesiştiği noktada iş yapıyorum. Haber fotoğrafçılığını mümkün olduğunca estetik kurallar çerçevesinde yapmaya çalışıyorum ve yaptığımız işi çok önemli ve kutsal olarak görüyorum,” diye ekledi.

Ali Öz, serbest foto muhabiri olarak gerçeğin direkt anlatıcısı konumundadır. Toplum ve insanlık adına çalışmalar yaptığını belirten Öz, “İnsanların gözü ve kulağıyız. Onların sorunları üzerine çalışıyoruz. Doktorlar insan sağlığı ile uğraşırken, biz toplum sağlığı ile ilgili çalışıyoruz,” ifadelerini kullandı. Öz, dans fotoğraflarını çekmesinin iki ana nedeni olduğunu söyledi: “Sahnedeki dans, renk, ışık ve kompozisyon beni etkileyen unsurlar. Bu unsurlar fotoğrafçılığımı da zenginleştiriyor. Ayrıca, sokakta yaşadığım acı olaylar nedeniyle ruhumun tedavisi için dans fotoğrafları çekiyorum.”
Etkinlik sırasında düşlediği kariyer ve karşılaştığı zorluklardan da bahsederek, bu meslekte ilerlemenin sadece teknik bilgi ile mümkün olmadığını, aynı zamanda duygu ve deneyimlerin de büyük rol oynadığını belirtti. Ali Öz, seyahat ettiği yerlerde karşılaştığı farklı kültürlere ve insanlara ait fotoğraflar çekmenin, ona çok şey kattığını ifade etti. Bu bağlamda, her bir fotoğrafının bir hikaye anlattığını ve bu hikayelerin insanların hafızasında yer ettiğini vurguladı.
Konuşmasının ardından katılımcılardan gelen soruları da yanıtlayan Öz, fotoğrafçılığın birbirinden farklı tarzları üzerine de fikirlerini paylaştı. Onun yaklaşımı, daha çok belgesel fotoğrafçılığı ekseninde şekillendi. İzleyicilere, fotoğraf çekerken duygularını ve gözlemlerini nasıl aktardığını anlatan Öz, özellikle insanlarla kurduğu iletişimi önemseyerek her bir fotoğrafta o anki ruh halini yansıtmaya çalıştığını belirtti.
Etkinliğe katılan genç fotoğrafçılar, Öz’ün deneyimlerinden faydalanmak adına sık sık sorular sordu. Bu sorular, fotoğraflarındaki hikayeleri nasıl kurduğu, bir durumu nasıl daha iyi sergilediği ve teknik bilgileri nasıl geliştirdiği gibi konuları içeriyordu. Öz, tecrübeli biri olarak bu genç fotoğrafçılara tavsiyelerde bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, “Sadece güzel bir fotoğraf çekmek yetmez. O fotoğrafın bir anlamı olmalı ve insanların ruhuna dokunmalıdır,” dedi.
Ali Öz, etkinliğin sonunda katılımcılara fotoğrafçılıkla ilgili ilham vermeyi amaçladığını ifade etti. “Geleceğin fotoğrafçıları burada,
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



