Aliya İzzetbegoviç 100 Yaşında: Müziğin Gücü

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Aliya İzzetbegoviç 100 Yaşında: Müziğin Gücü

Bağımsız Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı olan, siyaseti ahlakın merkezine yerleştiren öngörülü lider Aliya İzzetbegoviç, doğumunun 100. yıl dönümünde İstanbul’da bir vicdan çağrısıyla anıldı. Bosnalı besteci ve orkestra şefi Prof. Emir Mejremić’in kaleme aldığı “Özgürlüğe Kaçışım” adlı senfonik şiir, Atatürk Kültür Merkezi’nde unutulmaz bir geceye sahne oldu.

İlim Yayma Vakfı ve Aliya İzzetbegoviç Vakfı’nın iş birliğiyle düzenlenen özel konser, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın eşliğinde ve eserin bestecisi Emir Mejremić’in yönetiminde gerçekleştirildi. Gecede, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Aliya İzzetbegoviç’in aile bireyleri, Bosna-Hersek’ten misafirler, akademisyenler ve sanat camiasının önemli isimleri bir araya geldi.

‘HAYATIN ANLAMI, HAYATIN KENDİSİNDEDİR’

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gecede yaptığı konuşmada Aliya İzzetbegoviç’in “Özgürlüğe Kaçışım” eserinden alıntı yaparak, Aliya’nın derin düşünce dünyasının insanları gerçek amaca çağırdığını vurguladı. Ersoy, Aliya’nın doğal duruşunu ahlaki ve varoluşsal bir ilke olarak benimsediğini belirterek, onun ideolojilere mesafeli, insan fıtratını merkeze alan tutumunun günümüzde de geçerliliğini koruduğunu ifade etti.

SAVAŞIN ORTASINDA AHLAKTAN VAZGEÇMEYEN LİDER

Ersoy, konuşmasında Bosna Savaşı’nın zorlu dönemlerine de değinerek, Aliya İzzetbegoviç’in en zor şartlar altında bile intikam duygusuna kapılmadığını hatırlattı. Sivil katliamlar, bombalanan camiler ve hedef alınan mezarlıklar arasında Aliya’nın insanlık onurunu savunan tavrından asla ödün vermediğini vurguladı ve “Aliya, ilkelere dayalı bir direniş ve bilgeliğin destanını yazdı” dedi.

ZİNDANLARDAN BALKANLAR’A TAŞAN BİR SES

Aliya’nın mücadelesinin yalnızca 1990’lı yıllarla sınırlı olmadığını belirten Ersoy, gençlik döneminde yaşadığı yargılamalar ve mahkûmiyetlere rağmen düşünmekten vazgeçmediğini söyledi. “Ne zindan ne de demir parmaklıklar onun özgürlük tutkusuna engel olabildi” ifadesiyle Aliya’nın fikirlerinin Balkanlar’ı aştığını ve evrensel bir umuda dönüştüğünü dile getirdi.

BİLAL ERDOĞAN: “GERÇEK ZAFER, İNSAN KALABİLMEKTİR”

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, konuşmasında Aliya İzzetbegoviç’i yalnızca bir devlet adamı olarak değil, vicdanı merkeze alan önemli bir düşünür olarak değerlendirdi. Erdoğan, “Gerçek mücadele cephede değil, insanın kendi vicdanında başlar. Gerçek zafer, galip gelmek değil, insan kalabilmektir” sözleriyle Aliya’nın siyaset anlayışını özetledi.

SANATLA DERİNLEŞEN BİR HAFIZA

Bilal Erdoğan, “Aliya 100 Yaşında: Hayat, Fikir, Mücadele” sergisi ile başlayan sürecin bu senfonik dinleti ile sanatsal bir derinlik kazandığını belirtti. Aliya’nın mirasının yalnızca anlatılarak değil, hissedilerek anlaşılması gerektiğini vurguladı. Doğu ile Batı arasında insan onurunu, hukuku ve inancı aynı zeminde buluşturan Aliya’nın fikirlerinin, günümüz dünyası için güçlü bir ahlaki pusula olduğunu ifade etti.

ÖZGÜRLÜK NOTALARA, ONUR SAHNEYE TAŞINDI

“Özgürlüğe Kaçışım” senfonik şiiri; keman, obua, flüt ve korno sololarıyla Aliya İzzetbegoviç’in iç dünyasını, mahkûmiyet yıllarını ve özgürlük tutkusunu AKM sahnesine taşıdı. Derin ve vakur anlatımıyla eser, Aliya’nın zindan duvarlarını aşan fikrî direnişini müzikle görünür kıldı.

100 YILLIK MİRAS, İSTANBUL’DAN DÜNYAYA

Anlam dolu gece, Aliya İzzetbegoviç’in insanlık onuruna dayanan mirasını İstanbul’dan dünyaya bir kez daha hatırlattı. Tarih, fikir ve müziğin kesiştiği bu özel buluşma, Aliya’nın 100 yıllık yürüyüşünün hâlâ canlı ve yol gösterici olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koydu.

“BİR EMANETİN SESİ BU AKŞAM İSTANBUL’DA TAŞINDI”

Aliya İzzetbegoviç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fahrudin Rizvanbegović, gecede yaptığı konuşmada yalnızca bir konserin değil, nesiller arası bir emanetin ve derin bir dostluğun taşındığını vurguladı. Rizvanbegović, salondaki duyguyu şu sözlerle özetledi: “Aliya İzzetbegoviç Vakfı Yönetim Kurulu adına sizleri selamlarken duyduğum mutluluğu kelimelerle ifade etmek gerçekten zor.”

30 YILLIK KARDEŞLİĞİN NOTALARA DÖKÜLMÜŞ HALİ

Rizvanbegović, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında 30 yılı aşan kültürel iş birliğine dikkat çekerek, bu birlikteliğin yalnızca sözde değil, kurumsal ve kalıcı adımlarla inşa edildiğini hatırlattı. 1996 yılında Saraybosna Uluslararası Üniversitesi’nin kuruluş kararının birlikte alındığını belirten Rizvanbegović, bu konserin de aynı ortak iradenin sanatsal bir tezahürü olduğunu ifade etti.

ALİYA’NIN EMANETİ, ERDOĞAN’IN ŞAHİTLİĞİ

Gecenin en çarpıcı anlarından biri, merhum Aliya İzzetbegoviç ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki tarihi dostluğun hatırlatıldığı bölümdü. Rizvanbegović, Aliya’yı vefatından bir gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaret ettiğini hatırlatarak, “Aliya İzzetbegoviç, Bosna’yı Sayın Erdoğan’a bir emanet olarak tevdi etmişti. Bu, derin bir dostluğun ve sarsılmaz bir güvenin göstergesidir” dedi.

‘BU AKŞAM O EMANETİN BİR KISMI YERİNE GETİRİLİYOR’

Rizvanbegović, konseri sembolik bir anlamla tanımlayarak izleyicilere hitap etti. “Bu akşam sizler bu emanetin bir kısmını yerine getiriyorsunuz. Sufilerin tabiriyle, özü itibariyle bir deniz olan bu konseri, sıcak avuçlarınızda bir damla gibi taşıyorsunuz” sözleriyle geceye manevi bir derinlik kazandırdı.

‘ORTAK FİKİR MİRASI, ORTAK GELECEK’

İlim Yayma Vakfı ile Aliya İzzetbegoviç Vakfı arasındaki iş birliğine özel bir parantez açan Rizvanbegović, yalnızca Aliya’nın eserlerini tanıtmakla kalmayıp onun temel fikirlerini birlikte yaşatma konusunda güçlü bir mutabakat içinde olduklarını vurguladı. Bu anlayışın doktora bursları, nitelikli yayınlar ve akademik çalışmalarla hayata geçirileceğini belirtti.

İLİM, ESTETİK VE AHLAKIN ORTA

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın