
İlk bakışta, bu sorunun yanıtı “devlet” olarak düşünülebilir.
Ancak Ticaret Sicili’ne göre bu durum, TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim Anonim Şirketi adında bir şirketin varlığıyla değişiyor.
Bu şirket, İzmir Alsancak Limanı’nın sahibi olduğunu iddia ediyor.
Söz konusu şirket, 11 Şubat 2026 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili’ne tescil edilmiştir.
TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim A.Ş., Türkiye Varlık Fonu A.Ş. tarafından kurulmuştur.
Bu durumda, Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi, Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim kurulu başkanlığı yaptığı bir kuruluş olarak öne çıkıyor.
(Şirketin adındaki TVF, Türkiye Varlık Fonu’nun kısaltmasıdır.)
250 bin TL sermaye ile kurulan bu şirketin yönetim kurulu üyeleri, TVF Genel Müdürü Salim Arda Ermut, Mahmut Kayacık ve Aziz Murat Uluğ’dan oluşmaktadır.
Şirketin kuruluş sözleşmesinin “Amaç ve konu” başlıklı 3. maddesi, “Liman sahibi sıfatıyla” ifadesiyle başlar. TVF’nin kurduğu bu yeni şirket, Alsancak Limanı’nın sahibi olarak “lojistik faaliyetlerin tamamını veya bir kısmını üçüncü kişilere gördürmek, lojistik hizmetlerle ilgili işletme, kira, hizmet alım ve yönetim sözleşmeleri akdetmek, lojistik alanların kullanımına ilişkin hakları devralmak veya devretmek” yetkisine sahiptir.
Bu belirtilen faaliyetlerin ekonomik ve mali boyutunu hayal edebiliyor musunuz? Bu işler kime, nasıl verilecek ve nasıl dağıtılacak?
Aynı zamanda, TVF’nin nasıl bir güç haline geldiğini ve bu duruma nasıl ulaştığını sorgulamak gerekiyor.
Elbette, “liman sahibi sıfatıyla” TVF’nin kurduğu bu yeni şirketin tek yetkisi lojistik alanıyla sınırlı değil. Şirketin faaliyet alanları A harfinden S harfine kadar genişliyor. Limanda gayrimenkul geliştirme projeleri hazırlamak, patent ve lisans almak, imtiyaz hakları edinmek ve devretmek gibi yetkileri bulunuyor.
Bütün bu ekonomik hacmin getirilerinin iktidar partisinin yönetim sisteminin konsolidasyonuna katkı sağlamayacağını kim iddia edebilir?
Bu konuda iddia edenler, lütfen 12 Şubat 2026 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanmış olan yeni şirketin TVF Alsancak Limanı’na tanınan yetkilere bir göz atsınlar.
“Tarafımızca limanın fiilen teslimi”
İzmir Alsancak Limanı’nın Albayrak Grubu’na ait Alport’a devredildiğine dair haberleri duymuş olabilirsiniz. Birçok dijital platformda yer alan bu haberlerde bir belge de bulunmaktadır.
“TC Cumhurbaşkanlığı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü” antetli belge, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne yazılmıştır. Altında Genel Müdür Salim Arda Ermut ve Genel Müdür Yardımcısı Aziz Murat Uluğ’un imzaları yer almaktadır.
Belgenin konu kısmında “İzmir Alsancak Limanı’nın Devri ve İşleticinin Faaliyete Başlaması” ifadesi yer alıyor. Ermut ve Uluğ, limanı işleyecek operatörün seçildiğini (Alport Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş.) ve işletici ile Yük Limanı Yönetim Hizmetleri sözleşmesinin imzalandığını belirtiyor. Ayrıca, “Liman’ın fiilen teslimi kapsamındaki sürecin hızlandığı” ifadesiyle, “önümüzdeki 4 aylık dönem içinde limanın tamamen teslim alınmasının planlandığı” vurgulanarak TCDD’den Alport ile TVF ekiplerine kolaylık sağlanması talep ediliyor.
(Bu ifadede biraz Türkçe sorunu olduğu söylenebilir. “Tarafımızca” derken TVF kastediliyorsa limanın fiilen teslimi kime yapılacak? “4 ay içinde limanın tamamen teslim alınmasının planlandığı” ifadesi geçiyorsa kimden teslim alınacak ve kime teslim edilecek? Bu durum biraz karışık görünüyor.)
İhalesiz devir çünkü TVF!
İzmir Alsancak Limanı yönetim hizmetlerinin Türkiye Varlık Fonu tarafından Albayrak grubuna devrinin kademeli bir plan dahilinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Önce, grup bünyesindeki Albayrak Tarama Gemicilik A.Ş. unvan değişikliğine gitmiştir.
Bu değişiklik, 5 Ocak 2026 tarihli Ticaret Sicil’inde yayımlanmıştır.
Alport Liman, unvan değişikliğinden kısa bir süre sonra, 22 Ocak 2026 tarihinde Alport Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş. şirketini kurmuştur.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var.
Alport, yani TVF’nin Alsancak Limanı’nın yönetim hizmetlerini devrettiğini resmen bildirdiği şirket, TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim Anonim Şirketi’nden 20 gün önce kurulmuştur.
Bu durumun tersi olması beklenebilir, ancak öyle değil mi?
Eğer bir Kamu İhale Kanunu ve denetleyen bir Sayıştay yoksa, bu tür durumların yaşanması doğal görünüyor. İstediğiniz limanı A.Ş. üzerinden istediğiniz başka bir A.Ş.’ye devredebilirsiniz.
Sonuçta, kim size hesap soracak? Nasıl soracak?
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki yıllık denetim, yasak savmadan çok daha ileri bir aşamayı gerektiriyor.
Alport Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş. şirketi kurulurken, “amaç ve konu” bölümüne şöyle yazılmış: “Münhasıran TVF İzmir Alsancak Limanı ve TVF İzmir Alsancak Limanı’na bağlı lojistik merkezler ile sınırlı olmak üzere akdettiği sözleşmeler, ilgili mevzuat ve yetkili kurumların izinleri çerçevesinde yük limanı ve terminali kullanıcılarına yük liman ve terminal operasyon hizmetleri sunmaktır.”
TVF’nin yazısına göre, haziran ayına kadar İzmir Alsancak Limanı’nın yönetim hizmeti Alport’a geçecektir.
Sonrasında, İzmir Alsancak Limanı’nın geleceği ve bu limanın sahibi olarak kendini çok yetkili gören TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim A.Ş.’nin yapacakları, zaman içinde belirlenecektir.
Alsancak Limanı, 2016 yılından bu yana Türkiye Varlık Fonu bünyesindedir. Ancak bu ilişkinin liman üzerinde gerçek bir sahiplik kurmaya yeterli olup olmadığı tartışmaya değer bir konudur.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



