Ankara’dan Siyasi Tarihe Geçen Butlan Kararı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ankara’dan Siyasi Tarihe Geçen Butlan Kararı!

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, verdiği mutlak butlan kararıyla siyasi tarihe damga vurdu.

İktidara yakın çevrelerin, “Bu davayı CHP’liler açtı, CHP’nin iç meselesidir” şeklindeki yorumları, boşuna yapılmadığı anlaşılıyor.

Kararın yalnızca CHP’yi etkilemediği ise net bir şekilde görülüyor.

Artık siyasi partilerin kongreleri, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dışında mahkeme denetimine de tabi olacak. En basit menfaat olarak değerlendirilebilecek hediyeler veya vaatler, herhangi bir partinin yönetim kadrosunun yıllar sonra bile değişmesine neden olabilir.

Buna benzer bir karar, asliye hukuk mahkemesi ya da istinaf mahkemesi tarafından verilebilir.

Örneğin, AKP’nin uzun yıllardır tek başına iktidarda olmasına rağmen neden sürekli tek adaylı kongreler gerçekleştirdiği, yargının inceleme konusu olabilir.

Hiçbir il veya ilçe kongresinde neden ikinci bir adayın ortaya çıkmadığı, mahkeme tarafından sorgulanabilir.

Bu karar, siyasi yaşamı doğrudan yargının denetimine bağlamış durumdadır.

***

İstinaf mahkemesinin bu kararı oldukça dikkat çekici.

Karardan önce, eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın dosyasındaki itiraflar ve Antalya ile İstanbul’daki soruşturmalarla ilgili çok sayıda ifade ve kanıtın istinaf mahkemesine ulaştığı haberleri gündeme gelmişti.

Ancak karar incelendiğinde, bu kanıtların dikkate alınmadığı ve değerlendirilmediği, bunun yerine kurultayla ilgili açılan davaların esas alındığı görülüyor.

***

Karar ile ilgili başka bir dikkat çekici nokta daha mevcut.

Mutlak butlan, daha önce hukuksuzluk durumlarında sıkça gündeme getirilen bir kavramdı.

Hukukçular genellikle aynı örnekleri veriyor, zira bu konular hukuk derslerinde de bu şekilde işleniyor.

Yetkisiz bir kişinin nikah kıyması, evli birinin resmi nikahla yeniden evlenmesi veya evlenenlerden birinin farklı bir kimliğe sahip olduğunun anlaşılması gibi durumlar, açıkça ortada olan durumlardı.

Siyasi partiler için bu kavramın geçerli olabilmesi için benzer yorumlar yapılmaktaydı.

Delegelerin oy kullanması, Divan Başkanlığı’nı bir AKP’linin üstlenmesi veya genel başkan adayının başka bir partiden çıkması gibi durumlar, daha önce ele alınmıştı.

Fakat bu kez yargı, iradenin sakatlandığı tezi üzerinden bu kararı aldı.

Bunun için iradenin ne olduğu ve nasıl değiştiğinin tespit edilmesi gerekirdi, ancak böyle bir adım atılmadı.

Gizli oyla yapılan bir seçimde iradenin nasıl bilinebileceği sorusu ise yanıtsız kalıyor.

Ceza hukukuna girebilecek itiraflar, ifadeler ve kanıtlar, “irade sakatlanması” konusuna dahil edildi.

Mutlak butlan kavramının kapsamı genişledikçe genişliyor.

Bu durum, gelecekte benzer sonuçlara ulaşılabilmesi açısından büyük bir risk taşıyor. Zira yorum yoluyla hukuksuzluk anlaşılabiliyorsa, her konuda yorum yapılabilir hale geliyor.

***

Kararın bir başka ilginç yanı da mevcut.

Karar metninde, karar tarihi olarak 21 Mayıs 2026 yazıldığı dikkat çekiyor.

Mahkemelerin kararları genellikle önceden alınıp sonradan yazılır ve kararın alındığı tarih metne eklenir.

Ancak bu metinde açıkça 21 Mayıs’ta karar verildiği belirtilirken, kararın yazım tarihi boş bırakılmış.

Karar metninde, kararın önceden alındığını gösteren ifadeler yer almakta.

Örneğin, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın dosyası incelenmiş, duruşmanın 6 Mayıs 2026’ya ertelendiği belirtilmiş.

21 Mayıs’ta karar veren mahkeme, 15 gün önce yapılan duruşmayı göz önünde bulundurmamış görünüyor.

***

Aynı şekilde, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın özeti de kararda yer alıyor.

Bu dosyada mutlak butlan kararını etkileyebilecek unsurların varlığından bahsedilmiş. Hangi dosyaların birleştirildiği ve hangilerinin ayrıldığı eski duruşmalara göre özetlenmiş ve duruşmanın 15 Mayıs 2026 tarihine ertelendiği bilgisi verilmiş. Bu da 21 Mayıs’tan önceki bir tarih ve yine metinde karardan sonraymış gibi bir ifade kullanılmış.

Sadece İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi ile ilgili bölümde duruşmanın 9 Haziran’a ertelendiği belirtiliyor, bu da karardan sonraki bir tarihe işaret ediyor.

***

Bu durumda, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararını ne zaman verdiği sorusu gündeme geliyor.

Gerçekten de AKP’ye yakın çevrelerin belirttiği gibi bu karar daha önce mi verildi ve açıklanması mı beklendi?

Eğer bu doğru değilse, neden bu kadar belirleyici olan dosyaların son duruşmaları dikkate alınmadı?

Ayrıca, neden bu davaların sonuçlanması beklenmedi? Bu davalarda aksi sonuçlar çıksaydı yine delege iradesinin sakatlandığı sonucuna varılacak mıydı?

Hukuk davalarında bekleme zorunluluğu yoktur, ancak hükmü bu davalardan yola çıkarak veriyorsanız, son duruşmalardaki gelişmeleri de göz önünde bulundurmalısınız. Son duruşmaların dikkate alınmaması, kararın önceden verilmiş olabileceği ve metinde değişiklik yapılmasına gerek duyulmamış olabileceğine işaret ediyor olabilir.

Bu bilgi nasıl dışarı sızdırıldı ve neden karar verilmesine rağmen açıklanmadı?

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, katıldığı bir yayında bu tarihlere dikkat çekti ancak konu üzerinde fazla durulmadı.

Ancak bu gelişmeler, normal ya da olağanmış gibi davranılamayacak kadar önemli; en azından bu soruların yan

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın