
Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Yasin KABADAYI & Hakan KARADUMAN
(ANKARA) – Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Genel Sekreter Yardımcısı Kadri Atabaş, 1970-1980 yılları arasında Ankara’nın kimliği üzerine gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Atabaş, kent merkezlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Ankara’nın kimliği ne olmalı?” sorusunu sordu. Sıhhıye’de tren ve otobüs hatlarının birleştirilmesi ve kademeli ulaşım sisteminin kurulması gibi projelerin Türkiye’nin yetenekli kadrolarının hayalleriyle şekillendirilip hayata geçirildiğini belirtti. Bu projelerin birçoğunun eleştirilere maruz kaldığını da ekledi.
Atabaş, “Ankara’nın kimliği sorusunu sorarak, kent merkezlerinin çevresini yaya bölgeleri haline getirmeye çalıştık. Mevcut tren yoluyla otobüs hatlarını birleştirip kademeli ulaşım sistemine geçmek ve metroyu kurmak, önceden düşünülmüş büyük projelerdir” dedi.
Sosyal Demokrasi Derneği (SDD), Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM), Friedrich Ebert Stiftung ve Etimesgut Belediyesi işbirliğiyle, eski Ankara Belediyesi Başkanı Ali Dinçer anısına “1. Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik, Etimesgut 100. Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde düzenlendi.
Etkinlik, açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin’in “Değişen Dünyada Sosyal Demokrat Belediyeciliğin Deneyim Birikim ve Pratiğini Yeniden Okumak” ve eski ASKİ Genel Müdürü Levent Tosun’un “Yerel Yönetimlerde Devrim Yapanların Öyküsü” başlıklı sunumlarıyla devam etti.
Doç. Dr. Ulaş Bayraktar, “Bir Deneysel Ütopya olarak Ali Dinçer Belediyeciliği” konulu sunumunda, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Bu deneysel ütopyayı açacağım ve Ali Dinçer döneminin nasıl bir deneysel ütopya olduğunu anlatmaya çalışacağım” dedi. Bayraktar, Türkiye’ye özgü bir sorunun ötesinde, kentlerin kamusal alanlarını kaybettiğine dikkat çekti. Hemşerilik kavramına da değinen Bayraktar, bu kavramın yanlış anlaşıldığını belirtti.
Ulaş Bayraktar, “Hemşerilik dediğimizde artık Ankaralılar değil, buraya göçle gelmiş insanları düşünüyoruz. Hemşerilik kavramını ters çevirmiş durumdayız. 1930’da belirlenen hemşehri hukuku, kentte yaşayan herkesin o kentin hemşehrisi olduğunu ve kararlara katılma hakkına sahip olduğunu ifade ediyor” şeklinde konuştu.
Etkinliğin “80 Öncesine Bakış” oturumunda, Kadri Atabaş, “Tek Merkezli Yönetim Anlayışının Kırılma Süreci 73-80 Sosyal Demokrat Yerel Yönetiminde Ankara Deneyimi” başlıklı bir sunum yaptı. Atabaş, CHP Gençlik Kolları’nın Türkiye genelinde örgütlenerek önemli bir kültürel birikim oluşturduğuna dikkat çekti.
Atabaş, “CHP içinde sol popülist çizgi ile sosyal demokrasi arasındaki ilişkiyi tartışmıyoruz. Ama bu dönemin en iyi eğitim almış kadrolarına sahip olduk. Ali Dinçer’in liderliğindeki kadro, yerel yönetim anlayışında yenilikçi bir yaklaşım sergiledi” ifadelerini kullandı.
Atabaş, “Türkiye’de 100’üncü gün hesabını vermeyi getiren ilk biziz” diyerek, önceki yönetimlerin bu konuda bir uygulama sergilemediğini belirtti. Ayrıca, 70’li yıllarda belediyeler arasında birlik kurma çabalarının altını çizen Prof. Dr. Nuray Keskin de etkinlikte yer aldı.
Keskin, o dönemdeki belediyelerin işbirliği içinde hareket etme çabalarına ve yerel yönetimlerin etkinliğine dikkat çekti. Program, “80 Sonrasına Bakış” oturumu ile devam etti. Eski ABB Başkanlık Bürosu kurucusu Yüksel Türkili, “1980 Sonrası Yerel Yönetimlerde Anılar, Deneyimler ve Gözlemler” başlıklı bir sunum yaptı. Doç. Dr. Sonay Bayramoğlu ise “1980’den Günümüze Neoliberal Belediyeciliğin Yükselişi ve Çöküşü” konusunu ele aldı.
Etkinliğin ilk gününün sona eren son sunumunu Prof. Dr. Hatice Kurtuluş, “Yeniden toplumcu bir yerel politika için egemen paradigmayı sorgulamak” başlıklı sunumuyla gerçekleştirdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



