
Bu hafta, bir annenin evinin unutulmaz kokusunu kaleme almak istemiştim. Ancak bunu sürekli erteledim.
Bu özel kokuyu en çok babamın özlediğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Özellikle bir gün, memleketi olan Torosların güzel yaylası Pınarbaşı’na yaptığımız yolculuğun anıları aklımda hep tazedir.
Yıkılmış anne evinin bahçesinde, çocukluğuma ait tek hatıra olan elma ağacına bakakalmıştık, babamla birlikte. Bu ağaca mutlaka tırmanmış olmalıyız; babaannemin, benimse annemin ilk terliğini belki de bu ağacın tepesinde yemiştik.
Bodrum’da evimizin bahçesini paylaştığımız gibi anılarımızı da Salim Efendi ile birleştirmeyi seviyorum. Onu bahçeyle ilgilenirken görmek, sıkı dostların sohbetini bölmek istemediğiniz anlar gibidir; tebessümle onları izleyip yolunuza devam edersiniz.
Geçtiğimiz pazar, karşılıklı kahve içerken, babam, kafasını meşgul eden bir düşünceyi sır gibi fısıldadı. Ortakent pazarına inecek ve kıska alıp ekecekmiş. Arpacık soğanı diyorlarmış, biz kıska dermişiz…
Bildiği her şey, onun için ilk gördüğü ve ilk bildiği gibidir; anne evinin dinmeyen kokusunu solumak da buna dahildir.
Örneğin, annem ne kadar güzel yemekler yapıyor olsa da, babamın hâlâ babaannemin yemeklerine özlem duyduğuna eminim.
*
Bugün, MUÇEP Bodrum Meclisi, Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri ile birlikte, kente karşı işlenen suçları teşhir etmek için bir yürüyüş gerçekleştirecek.
‘Masadaki rant kararlarına karşı, Bodrum’un ve çocuklarımızın geleceği için, turizm adı altında yıkıma uğrayan bölgelere, suç mahallerine yürüyoruz’ şeklinde bir açıklamada bulundular ve suçları sıraladılar:
“Kıyıların halka kapatılması, ormanların yok edilmesi, derelerin kurutulması, dağların ve tepelerin parçalanarak betonlaşması, deniz ekosisteminin bozulması; pınar, ardıç, sakız, keçiboynuzu gibi birçok bitkinin yaşam alanlarını yok edenlere karşı:
Daha geç olmadan ayağa kalk Bodrum!
Suyu, toprağı ve havayı kirleten, geleceği karartan betondan, taştan, mermerden beslenen rantçılara karşı ayağa kalk.” *
Bir belgeselin içindeyiz adeta; gözlerimizin önünde köktenci bir rant düzeninin yarattığı tahribat sürüyor.
Yeterli değilmiş gibi, ‘bir medeniyeti yok edeceğim’ diyen bir kişi, bu vahşi gücün tüm dehşetiyle karşımızda duruyor.
Ben ise, bir annenin evinin kokusunu yazmaya devam ediyorum. Bu hoyratlık, vahşilik, alçaklık ve nankörlük karşısında insan olduğumu hatırlamak istiyorum…
Eyvallah.
MUÇEP Bodrum Meclisi ve Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri, 12 Nisan Pazar Günü (Bugün) Saat 13.00’te İçmeler Oğuz Marin Üstü’nden yürüyüşe geçiyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



