Anne Karnında Sebze Sevdası: Yeni Araştırma

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Anne Karnında Sebze Sevdası: Yeni Araştırma

Yeni bir araştırma, çocukların sebze sevgisinin anne karnında şekillenmeye başlayabileceğini gösterdi.

The Guardian’da yer alan habere göre, araştırmacılar hamile kadınlara iki gruba ayırarak deneyler gerçekleştirdi. Bir gruba karalahana tozu kapsülleri, diğer gruba ise havuç tozu kapsülleri verildi. Doğum sonrası, bebeklerin havuç ve karalahana kokularına verdikleri tepkiler yüz ifadeleri üzerinden değerlendirildi. Bu inceleme, bebek doğmadan önce ultrasonla yapıldı ve üç haftalıkken tekrarlandı. Son olarak, üç yaşındaki 12 çocuk gözlemlendi.

Havuca maruz kalan bebeklerin, havuç kokusuna olumlu tepki vermesi ve karalahana kokusuna olumsuz bir yüz ifadesi sergilemesi dikkat çekti. Karalahanaya maruz kalan çocuklar da benzer bir tepki gösterdi; bu çocuklar karalahanayı olumlu bulurken, havuç kokusuna aynı şekilde yaklaşmadı.

Prof. Nadja Reissland, bu örüntülerin doğum öncesi, üç haftalıkken ve üç yaşında tekrarlandığını ifade etti.

Araştırmanın bulguları, küçük çocukların anne karnında sık sık maruz kaldıkları sebze kokularına olumsuz tepki verme olasılıklarının daha düşük olduğunu gösterdi. Reissland, “Bu durum, daha sağlıklı bir nüfus oluşumuna katkıda bulunabilir” dedi.

Reissland, “Zamanla, çocukların anne karnındayken maruz kaldıkları sebzelere doğduktan sonra daha olumlu bir tutum geliştirdiklerini gözlemliyoruz. Bu da hamilelik döneminin sonlarında belirli tatlara maruz kalmanın çocuklarda uzun süreli tat ve koku hafızası oluşturabileceğini, dolayısıyla bu durumun ilerleyen yıllarda gıda tercihlerini etkileyebileceğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

Reissland, ekibin havuç ve karalahana tozu kapsüllerini verme kararını, bazı hamile kadınların bilimsel çalışmalar için bu kadar çok karalahana veya havuç suyu içmek istememesi üzerine aldıklarını belirtti.

Ayrıca, Birmingham’daki Aston Üniversitesi’nden alınan hibeyle finanse edilen bu araştırmanın az sayıda anne ve çocukla gerçekleştirildiğini vurgulayan Reissland, “Aslında çok daha geniş kapsamlı bir çalışma yapmamız gerekiyor; bunun için yeterli fonumuz olsaydı, böyle bir çalışma yapardık” dedi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın