
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz kıyılarında meydana gelen plastik ve mikroplastik kirliliğine yönelik gerçekleştirilen 10 günlük temizlik çalışmasında denizden 27 metreküp atık toplandığını duyurdu. Kirliliğin önlenmesi için sorumlu kişi ve kuruluşlara ağır yaptırımlar uygulanacağını vurgulayan Şahin, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından Antalya’ya iki deniz süpürgesinin getirildiğini belirtti.
Antalya Yat Limanı’nda düzenlenen basın toplantısına Vali Hulusi Şahin’in yanı sıra TÜÇA Çevre Koruma Direktörü Ömer Oral, Deniz Rehabilitasyonu İş Birliği ve Atık Yönetimi Anonim Şirketi Genel Müdür Yardımcısı Levent Erbuzcu, İl Çevre Müdür Vekili, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Mustafa Söylemez ve Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara katıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TÜÇA iş birliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında deniz süpürgeleri kullanılarak ilk 10 günde 27 metreküp atığın toplandığı ve kirliliğin kaynaklarının belirlenmesi için detaylı denetimlerin yapıldığı ifade edildi.
Akdeniz kıyılarındaki plastik ve mikroplastik kirliliğini yakından takip ettiklerini belirten Vali Şahin, “Bakanlık olarak plastik kirliliğini yalnızca kıyılarımıza ulaşan atıklardan ibaret görmüyoruz; kirliliği kaynağından taşınım yollarına, havzalardan deniz ekosistemine kadar bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bakanlığımızın denetim ekipleri sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Deniz süpürgeleri aracılığıyla başta plastik parçaları olmak üzere ambalaj atıkları, köpük, odunsu materyaller ve diğer yüzeysel katı atıklar denizden toplanarak kontrollü bir şekilde uzaklaştırılıyor. İlk 10 günde toplam 27 metreküp atık toplandı” dedi.
Tüm kurumlar harekete geçti
Vali Şahin, Antalya’da bugüne kadar denizlerden 325 bin tondan fazla deniz çöpü toplandığını belirtti. “Bu çalışmalarda kirliliğin olası karasal kaynaklarının tespiti amacıyla plastik geri kazanım faaliyeti yürüten işletmelere ve izinsiz faaliyet gösterdiğinden şüphelenilen ‘merdiven altı’ işletmelere yönelik gündüz ve gece saatlerinde denetimler yapılmaktadır. Ayrıca, kıyı ilçelerimizin belediye başkanlıklarından, izinsiz faaliyet gösterdiği düşünülen işletmelerin tespit edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir. Karasal kaynakların tespiti amacıyla ASAT Genel Müdürlüğü’nden, atık su arıtma tesislerinin giriş yapılarının kontrol edilmesi ve plastik kırıntı atıklarının tespit edildiği bölgelerde takip yapılması istenmiştir” diye konuştu.
Şikayetler dikkate alınıyor
Vali Şahin, vatandaşların şikayetlerini detaylı bir şekilde incelediklerini ifade ederek, “Teknelerin uzaklaşmasının ardından sahillerde kirliliğin arttığı ve teknelerin atıklarını denize bıraktığı iddiaları Sahil Güvenlik Komutanlığımızca değerlendirilmektedir. Sahil Güvenlik ekiplerimizle birlikte kirliliğin yoğunlaştığı bölgelere ulaşıldı ve sahillere vuran plastik kırıntılarıyla benzer özellik gösteren atıkların deniz açığında serbest halde bulunduğu tespit edildi. Plastik kırıntılarının preslenerek levha haline getirildiği ve bu levhalarla eşya taşımaya yönelik palet üretimi yapıldığı yönünde duyumlar alındı. Bu konuda ilgililerle temas halindeyiz. Tespit edilen kişi ve kuruluşlara ağır yaptırımlar uygulanacaktır” dedi.
Atık toplama bariyerleri
Akarsu ve dere yataklarında da önlemlerin artırıldığını belirten Vali Şahin, “Akarsu ağızlarında atıkların denize ulaşmadan tutulmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi, Finike ilçesindeki Acısu ve Akçay akarsularında atık toplama bariyerleri kurmuş ve bu bariyerler aktif olarak kullanılmaktadır. 29 büyük ırmağımızda da benzer çalışmaları tamamlayacağız. Deniz süpürgeleri, çöp kapanları ve diğer deniz temizleme araçlarının ilgili kurumlar tarafından temin edilmesi sürüyor. Doğu Akdeniz’den gelen levant akıntısıyla bu atıklar taşınıyor. Bu konuları uluslararası platformlarda da gündeme getireceğiz. COP31, bu bağlamda bizim için önemli bir fırsat olacak” şeklinde konuştu.
Vali Şahin, kentte deniz süpürgesi sayısının arttığını ifade ederek, “İstanbul’da 31 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında geniş katılımlı bir çalıştay yapılacak. Bu çalıştayda yasal düzenlemeler, uluslararası anlaşmalar ve bazı ihracat-ithalat düzenlemeleri üzerine de görüşmeler yapılabilecektir. Türkiye Çevre Ajansı’ndan bir teknemiz daha geldi, ikinci tekne de gelecek ve ihtiyaç duyulduğu sürece burada kalacak. Diğer kurumlarımızın yeni tekne alım süreçleri de hızlandırıldı. Böylece plastiklerin çöp haline gelmeden kaynağında azaltılmasına yönelik çalışmalarımız devam edecek” dedi.
Mikroplastik kirliliği, su altında daha yoğun
Akdeniz kıyılarında yaşanan mikroplastik kirliliğinin, su yüzeyine göre su altında çok daha yoğun olduğu tespit edildi. Dalgıç Hüseyin Fırat, Konyaaltı Varyant’tan Kaleiçi Yat Limanı’na kadar olan bölgelerde gerçekleştirdiği dalışlarda su altındaki mikroplastik kirliliğini görüntüledi.
Adana ve Mersin’deki geri dönüşüm tesislerinin Avrupa’dan ithal ettiği plastik atıkların parçalanması, Antalya sahillerinde mikroplastik kirliliğine yol açtı. Gazipaşa ve Alanya bölgesinde ciddi boyutlara ulaşan mikroplastik atıklar, Antalya Körfezi’nden Kemer, Çıralı, Kumluca sahillerine kadar yayılmaya başladı. Su altında görülen mikroplastik atıkların, yüzeydekilerden çok daha fazla olduğu saptandı. ‘Su Altında Hayat Var’ isimli sosyal medya hesaplarından dalış görüntülerini paylaşan Hüseyin Fırat, su altındaki mikroplastik kirliliğinin yüzeydekinden en az üç kat daha büyük olduğunu dile getirdi.
“Görmüyoruz diye yok değiller”
8 Ağustos Cumartesi günü Konyaaltı Varyant bölgesinden dalış yapan Hüseyin Fırat, Atatürk Parkı boyunca falezlerin olduğu alanlardan Kaleiçi Yat Limanı’na kadar olan bölgeyi inceledi. Dalış sırasında su altındaki durumu kaydeden Fırat, Instagram hesabında görüntüleri paylaşarak şunları söyledi:
“Akdeniz’in mikroplastik problemi, yüzeyde gördüğümüzden çok daha büyük. Görmüyoruz diye yok değiller. En korkutucu olanı ise, denizin içindeki durumu göremediğimiz, ama deniz canlılarının onunla yaşadığı. Balıklar bu mikroplastikleri yiyebiliyor, biz de bunları yiyen balıkları tüketiyoruz. Denizleri temiz tutmak artık sadece bir çevre meselesi değil, geleceğimiz için bir zor
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



