Arıkan: ‘Çiftçimiz nasıl geçinecek?’

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Arıkan: ‘Çiftçimiz nasıl geçinecek?’

iahaber Haber Merkezi

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de düzenlenen grup toplantısında geniş bir perspektiften tarım ve üretim krizinden hayat pahalılığına, belediyelerdeki yönetim anlayışından dış politikadaki gelişmelere kadar birçok konuyu ele aldı. “Çiftçimiz nasıl nefes alacak?” ve “Vatandaşın sofraları küçüldü” ifadeleriyle ekonomik durumu eleştiren Arıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Ya parti genel başkanı olacaksınız ya da Cumhurbaşkanı” diyerek seslendi. Ayrıca, “30 yıl önce kapısına ‘Rüşvet alan da veren de melundur’ yazdığımız belediyeleri şimdi pavyona çevirdiler. Belediyecilik, bir şehrin haysiyetini korumaktır” dedi.

Arıkan’ın konuşmasında dikkat çeken başlıklar şöyle sıralandı:

“Çiftçimiz, üreticimiz nasıl nefes alacak?”

‘Bu hafta, Türkiye’nin sorunlarını ve çözüm yollarını konuşmak amacıyla Diyarbakır, Bingöl, Tunceli ve Elâzığ’da vatandaşlarla bir araya geldik. İnsanlarımızın dertlerini, taleplerini ve beklentilerini dinledik; notlarımızı aldık. Birçok gözlemimiz oldu. Doğu illerimize yaptığımız bu ziyaret umudumuzu artırdı! Birlik ve beraberliğimizin sarsılmaz iradesine tanıklık ettik. Ancak ekonomik krizin vatandaşlarımızı nasıl etkilediğini de gördük. Hangi kapıyı çalsak aynı sözlerle karşılaştık: ‘Başkanım, çok zor durumdayız, bunu dile getirin.’ Türkiye Ziraat Odaları Birliği Diyarbakır Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile yaptığımız görüşmede ‘Gübre fiyatları savaş başladığında 24 liraydı, şimdi 34 lira. Destek açıklandığında mazot 45 liraydı, şimdi 80 lira. Biz şimdi nasıl üretelim?’ diye sordu.’

Dün gece mazot 86 lira oldu! Şimdi biz de buradan soruyoruz: Allah aşkına bu çiftçi nasıl üretecek, nasıl geçinecek?

‘Vatandaşın sofraları küçüldü’

Bölgedeki elektrik şirketinin çiftçimizin hesabına yatan desteklere anında el koyduğunu, böylece borç yükü altındaki üreticiyi daha da zor bir duruma sürüklediğini ifade eden Arıkan, Hani ilçesinde uyuşturucu kullanma yaşının 11-12’lere düştüğünü, Bingöl halkının havalimanındaki aksaklıklardan dolayı mağduriyet yaşadığını belirtti. Tunceli’de esnafı ziyaret ettiklerinde, kadınlar pazarında Songül Ablamızı dinleyerek ‘Başkanım bu tezgâhtan geçinmeye çalışıyorum, akşam oldu daha siftah yapamadım’ feryadını duyduk. Elazığ’da çay ocağı işleten bir kardeşimizin ‘eskiden her gün en az 14-15 bardak çay içerdik, şimdi ekonomik krizden dolayı bir bardak bile içemiyoruz’ dediğini aktardı.

Kısacası gittiğimiz her yerde benzer sorunları duyuyoruz. Bu hafta da milletimizi dinlemek üzere Bitlis, Muş, Siirt, Batman ve Mardin’de olacağız. Buradan AK Partili yöneticilere sesleniyorum: Gelin, tebdil-i siyaset yapın ve bize katılın. Beraber vatandaşın arasına girip dertlerini dinleyelim. Hani ‘vergiyi tabana yayacağız’ diyordunuz; işte gelin o tabanla bir araya gelelim! Ankara’da masa başında alınan kararların Diyarbakır’ın, Siirt’in, Muş’un köylerinde sofraları nasıl küçülttüğünü birlikte görelim.

“İktidarın gündeminde hobi bahçeleri, Anadolu’nun gündeminde geçim derdi var”

Anadolu’nun gündemi ile iktidarın gündemi arasında büyük bir uçurum var. Anadolu’nun gündeminde gübre fiyatları, iktidarın gündeminde ise pırlanta fiyatları var. Anadolu, traktörüne mazot koyamadığı için sürülemeyen bahçelerle dertlenirken, iktidar hobi bahçeleriyle ilgileniyor. İktidarın bu hobi bahçeleri konusundaki yaklaşımı, tarım arazilerini bölüp yok etmekteki ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Eğer bu kadar tarım arazisini önemsiyorsanız, neden Giresun’un yüzde 85’ini maden sahası ilan ettiniz? Kaz Dağları’nın yüzde 79’unu neden maden sahası yaptınız? Öncelikle bu sorulara cevap verin.

“Böyle giderse belediye başkanlarını yakında gündüz kuşağında Müge Anlı ekranlarında izleyeceğiz”

Merkezi yönetim böyle, yerel yönetim nasıl? Vatandaşa en temel hizmeti bekleyen belediyelerdeki durum oldukça sıkıntılı. Akşam haberlerinde gündüz kuşağı programlarının konularını izler hale geldik. Eğer bu devam ederse, asfalt dökerken gördüğümüz belediye başkanlarını yakında gündüz kuşağında Müge Anlı ekranlarında göreceğiz. Bugün ahlaksızlık iktidarıyla, muhalefetiyle belediyelerin koridorlarına sirayet etmiş durumda. Bu durumu sadece birkaç kişinin hatası olarak görmek yanlıştır; bu kokuşmuş sistemin bir sonucudur. Bu düzenin içinde en dürüst adam bile yozlaşır hale geliyor.

“Belediye makamlarını bugün pavyona çevirdiler”

Hatırlayacaksınız; 90’lardan itibaren Türkiye, Millî Görüş ile ‘Dürüst Belediyeciliği’ tanımıştı. 28 Şubat dönemlerinden sonra 30 yıl geçti ve şimdi Millî Görüş olarak 30 yıl önce kapısına ‘Rüşvet alan da veren de melundur’ yazdığımız belediyeleri pavyona çevirdiler. Belediyecilik, bir şehrin haysiyetini korumaktır! Atanamayan gençlerin inşaatlarda çalıştığı, mülakatlarda hakkı yenenlerin kuryelik yaptığı bir ülkede; iktidarın bürokratı, muhalefetin belediye başkanı ahlaksızlığa kadro açıyorsa, o ülkede adaletle birlikte ahlâk ve siyaset de bozulmuş demektir. Bizim amacımız, bu çürümüş düzeni kökünden değiştirmektir. Şehirlerimizi rant ve bataklık ikliminden kurtarıp, yeniden ahlakın ve adaletin kalesi yapmak için çalışıyoruz.

“Ya parti genel başkanı olacaksınız ya da cumhurbaşkanı olacaksınız”

Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz hafta Mecliste partisinin grup toplantısına katıldı. Uzun süren alkışlar eşliğinde bir konuşma yaptı. Bu konuşmada tam 47 kez CHP’den bahsetti. Ancak komşumuz İran’a bombalar yağdıran ‘Amerika’ kelimesi bir kez bile geçmedi. Gazze’de katliam yapan İsrail ise sadece iki kez anıldı. Milletimizin gündemi ekonomi ve adalet; ancak iktidarın gündemi seçimlerde alamadığı belediyeleri meclislerde almak üzerine kurulu. Bu ülke bu cendereden nasıl çıkacak? Tehdidi yanlış okuyan, önceliği yanlış belirleyen bir anlayışla ne ekonomi düzelir ne adalet sağlanır.

“Okul bombalayanlar, çocukları katledenler, soykırım yapanlar, mahkemeler önünde hesap verecek”

Dünya genelinde ‘akli dengesi’ tartışma konusu olan Trump, savaşı ve ateşkesi bir PR çalışmasına dönüştürmekte. Gazze’de bir ateşkes ilan edilse de, sistematik soykırım devam ediyor. Mescid-i Aksa hala ibadete kapalı ve Filistinli esirler için idam yasası onaylandı. İran’ın misilleme saldırılarında sığınaktan çıkamayan Netanyahu, bu yasayla güçlü görünmeye çalışarak yeni katliamlara imza atmanın peş

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın