
Türkiye’nin siyasi gündemi SÖZCÜ TV’de masaya yatırıldı.
22. Dönem TBMM Başkanı ve AKP’nin kurucularından Bülent Arınç, SÖZCÜ TV’de Senem Toluay Ilgaz’ın yönelttiği soruları yanıtladı.
“Cevap Vermekte Zorlanıyorum”
AKP içerisindeki Erdoğan sonrası tartışmalara dair görüşlerini paylaşan Arınç, şunları ifade etti:
– Sorularınıza cevap vermekte zorlanıyorum. Bu konuları neden bana soruyorsunuz? Ne düşündüğünü bilemem. Bu meseleleri konuşmak için henüz erken, ama o da benim için bir varsayım. Bir şey söyleyip sosyal medya üzerinden gelişigüzel yorumlar yapılmasını istemiyorum.
“Sümeyye Hanımla Daha Çok Tanışırız”
– Erdoğan ailesini tanıyorum, fakat Sümeyye Hanım ile daha çok seçim gezilerinde bir araya geldik. Kendisi gerçekten çok hanımefendi birisidir. Bilal Bey’i de tanıyorum, ancak Cumhurbaşkanlığı hakkında kim ne düşünür, bu benim işim değil.
– Bu aileye aile olarak saygı duyuyoruz, fakat Cumhurbaşkanlığı ile ilgili önümüzdeki süreçte neler olacağını görmek lazım.
“Babadan Oğula Geçiş Ülkemizde Kabul Görmez”
– Avrupa’da babadan oğula geçiş yoktur. Burası Azerbaycan ya da Irak, İran ve Libya gibi bir ülke değil. Olabilir ama halk buna karar verir. Bu tür bir durumu halkın hemen alkışlayacağını düşünmüyorum. Seçim sonucunda böyle bir şey kabul edilirse buna da bir şey denilemez ama bu durumun örneği yok. Babadan oğula vekillik intikali olmuştur ama bu başka bir meseledir. Örneğin, İlham Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva Cumhurbaşkanı yardımcısıdır. Bu durum o ülkelerde geçerli olabilir ama bizim ülkemizde kabul görmez diye düşünüyorum.
“Bunu da Yabana Atmayın”
– İsim vermeyeyim ama Tayyip Beyin siyasetteki çizgisini az çok biliyorum. 2007’de “Kardeşim Abdullah Gül’dür” diyen bir kişi, seçimler yaklaşırken “kardeşim falandır” diyebilir. Bunu da yabana atmayın.
“Bunların Bu İttifakta Ne İşi Var Diyorsunuz”
– Bugünkü şartlarda kim hangi tarafta olacak, hangi ittifaklarla hareket edecek, bunu bilmiyorum. Geçen seçimlerde AK Parti milletvekili sayısı itibarıyla öndeydi, CHP arkadaydı. Ardından DEM, MHP ve Yeniden Refah partileri geliyordu. DEVA, Gelecek ve Demokrat Parti ittifak içindeydi; ama şu anda sanki bu ittifaklarda yer almayacaklar gibi görünüyor. Anahtar Partisi ve Ümit Özdağ’ın partisi de üçüncü bir ittifakta yer alabilir mi, bu konuda tartışmalar sürüyor.
– Günlük siyasetle pek ilgilenmemeye çalışıyorum ama okuduklarımdan etkileniyorum. Hatta yüzde 1’lik bir partinin bile söz hakkı olduğu bir noktaya gelindi. Bu iyi mi kötü mü? Bana göre partiler kimliksiz hale geldi. Eskiden kimliklerini korumak için seçmenle doğrudan ilişki kurarlardı. Şimdi öyle ittifaklar var ki, “bunların bu ittifakta ne işi var” diye sorguluyorsunuz.
Hasan Utku Çakır’ın Erdoğan’a Selam Durması
– Beş dönem milletvekilliği yaptım ve muhalefette daha çok zaman geçirdim. Milli Selamet, Refah ve Fazilet partilerinde bulundum. Milletvekilleri, halkın seçtiği insanlardır. Halkın içinde hangi kalite varsa, parlamentoda da o vardır.
– Geçmişte parti değiştiren insanlar vardı ama medyatik değillerdi. İnsanlar çeşitli sebeplerle partilerinden ayrılabilir. Onurlu bir şekilde ayrılırlar. “Şu sebeple ayrılıyorum” derler. İsterlerse bağımsız kalırlar ya da başka bir partiye geçerler. Bunun için yasal düzenleme yapılamaz; insan fıtratına aykırıdır.
– Bu üç milletvekilinden ikisini çok iyi tanıyorum. Konuşmaları tutarlı. Ancak bu arkadaşın yaptığı beni mahcup etti. Bağırarak, çağırarak, selam durarak, şov yaparak… Buna alışkın değilim ve bunu doğru bulmuyorum.
– Orada Cemil Meriç’ten bir söz kullandım. “Tabasbus” kelimesini özellikle söyledim. Gitsinler, baksınlar diye. Görünen o ki, bu arkadaşın yapısı böyle. Duyduğuma göre daha önce İYİ Parti’ye gitmek istemiş ama kabul edilmemiş.
“Erken Öten Horozun Başını Keserler”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) tutuklu yargılanan Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylık sürecine ve tutukluluk durumuna değinen Arınç, “Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı çok erken açıklandı. Erken adaylık açıklamasaydı belki tutuklanmazdı. Siyasette erken öten horozun başını keserler” şeklinde konuştu.
“İmamoğlu Tutuksuz Yargılanmalı”
Arınç, İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması gerektiğine dikkat çekti. Yurt dışına “kaçma” tehlikesi varsa engel olunabileceğini vurguladı ve “Ben, Erbakan, Erdoğan, geçmişte çok yargılandık. Ama o gün bize düşman olanlar bile bizi tutuklu yargılamadı. Ekrem İmamoğlu da tutuksuz yargılanmalı” dedi.
Tayfun Kahraman Çağrısı
Gezi davasından hükümlü olan MS hastası şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın sağlık durumuna da değinen Arınç, “Adli Tıp Kurumu vicdansızlık bir yana acımasızca davranıyor. Tayfun Kahraman sağlık durumundan dolayı tahliye edilmeli” ifadelerini kullandı. Arınç, Kahraman’ı “hükümet devirecek biri olarak görmedim” diyerek savundu.
“Melih Gökçek’in Adını Anmak İstemiyorum”
Arınç, ‘Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı’ ifadeleri hatırlatılınca, “Açıklanacak bir şey kalmadı. Her şey ortada. Sadece şunu söyleyeyim, sosyal medya çok sorumsuz bir ortam. O açıklama milyonlarca kişi tarafından izlendi. ‘O benim sakalımı tıraş etti, ben onun kolunu kestim’ dedim. Kesilen kol yerine gelmez ama sakal daha gür çıkar. Yani ben konudan bir gram inhiraf etmedim.” şeklinde yanıt verdi.
Mansur Yavaş Bey bir defasında ‘100’e yakın dosya gönderdim, hiçbir işlem yapılmadı.’ Sosyal medyada bir şey gördüm. ‘Bu konular ile ilgili Bülent Arınç’ın ifadesine başvurulmak istendi, kendisi gitmedi.’ O günden bu yana tam 10 yıl geçti. Bir tek savcı bile beni ifadeye çağırmadı. Bildiklerimin hepsi malum. Melih Gökçek’in adını bile anmak istemiyorum. Savcılar çağırırsa ifade vermeye giderim.”
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



