Arınç’tan İfade Özgürlüğü İçin Sert Eleştiri!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Arınç’tan İfade Özgürlüğü İçin Sert Eleştiri!

“`html

22. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyesi Bülent Arınç, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Türkiye’deki ifade özgürlüğü konusunda mevcut olan kısıtlamalara dikkati çekerek, eleştirilerini hükümet makamına iletti. Fikir beyanında bulunurken doğrudan isim vermeyen Arınç, ifade özgürlüğünün önemini vurguladı.

Arınç, kişisel sosyal medya hesabı X’ten yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, hiç kimse bir şey düşünmüyor demektir.” Mevlânâ’nın sözünü hatırlatan Arınç, fikir dünyasının durağan olmaması gerektiğini, bireylerin farklı fikir ve düşüncelere sahip olmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Ayrıca, insanların fikirlerini korkusuzca paylaşabildiği bir toplumun, çok sesliliği kabul etmesi gerektiğini vurguladı. İfade özgürlüğünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer aldığını ve AKP’nin iktidara geldiği dönemlerdeki hükümet programında ve Avrupa Birliği hedeflerinde en çok kullandıkları argümanlardan biri olduğunu belirtti.

Arınç, Kopenhag Kriterleri dahilindeki siyaset ve hukukla ilgili kriterlerin ifadesi olan özgürlüğün, yasal düzenlemelerin başında geldiğini, çok sesliliğin bir özgürlük alanı içinde bir araya gelmesi için uygulamalara başlandığını kaydetti. Bu çabaların, iç barışa ve insanların birbirlerini daha iyi anlamalarına hizmet ettiğini vurguladı. O dönemlerde elde edilen başarılar ve alınan %50 oy oranının bu atmosferin etkisiyle mümkün olduğu üzerinde durdu. Hükümetin sağlık, ulaştırma gibi alanlarda yaptığı yatırımların yanı sıra, ifade özgürlüğünün oluşturduğu sosyal atmosferin de etkisini göz ardı etmemek gerektiğini belirtti.

‘SİYASETÇİLER ELEŞTİRİYE AÇIK OLMALI’

Bülent Arınç, ayrıca 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde AKP’nin ikinci parti olmasının sebepleri arasında ifade özgürlüğündeki kısıtlamaları sayarak, “Bu sene yapılan seçimlerde ortaya çıkan tablonun sebepleri üzerine düşündüğümde, ‘İfade özgürlüğü’ konusunda kısıtlamaların meydana geldiğini ve bunun toplumda bir rahatsızlık yarattığını gözlemliyorum” dedi. Arınç, ifade özgürlüğünün, hakaret, bühtan ve tahkir içermediği sürece müdahale edilemez olması gerektiğini belirtti. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarını benimsemiş olduklarını ve bu ilkelerin yasalarına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, AİHM kararlarının önemli bir kısmında siyasilerin eleştiriye açık olması gerektiği vurgulandığını da belirtti.

‘EN SERT ELEŞTİRLERİ YAPAN BİZDİK’

Arınç, geçmişte Millî Görüş döneminde TBMM’de en sert eleştirileri yapan partinin AKP olduğunu ve bu eleştirilerin halk arasında takdir gördüğünü hatırlattı. “Eleştiriler haksız ve yersiz olabilir,” diyen Arınç, eleştirilere karşı somut örnekler vererek cevap vermenin önemine değindi. Eleştirileri çeşitli argümanlarla bastırmanın ve sindirmenin, kısa dönemde eleştirileni rahatlatsa da uzun dönemde yıpratıcı olabileceğini vurguladı. Bu bağlamda, özgür bir toplumda eleştirinin düşüncenin ruhu olduğunu söyleyerek, düşünce güvenliğini artırmanın önemini dile getirdi.

Aliya İzzetbegoviç’in “Eleştiri, düşünmenin ruhudur. Eleştiri olmayan yerde düşünce donuklaşır. Hakikati aramak için eleştiri gereklidir.” sözlerini paylaşan Arınç, eleştirinin varlığı olmaksızın yanlışların düzeltilmeye

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın