Arkadaşlıklar Artık Çıkar Üzerine Mi Kuruluyor?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Arkadaşlıklar Artık Çıkar Üzerine Mi Kuruluyor?

Son elli yıl içinde toplumlar, arkadaşlık ilişkileri açısından sürekli bir evrim geçirmiştir. Bu süreç üzerine düşüncelerini paylaşan Sosyolog Dr. Berat Dağ, “Günümüzde bireyci yapının ve etkileşim biçimlerinin toplumlar için önemli bir risk oluşturduğunu gözlemlemekteyiz. Arkadaşlık ilişkilerinin giderek çıkarcılık ekseninde şekillenmesi dikkat çekici bir durumdur.” diyerek günümüz arkadaşlık dinamiklerini değerlendirdi.

İSTANBUL (İGFA) – Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Arş. Gör. Dr. Berat Dağ, arkadaşlık ilişkilerine dair güncel bir değerlendirme yaptı.

Bir yandan yoldaşlık geleneği sürüyor

Dr. Berat Dağ, toplumların tarihî ve coğrafî boyutlardan şekillendirdiği arkadaşlık ilişkilerinin sürekli değişim gösterdiğini belirtti. “Toplumsal ilişkilerin giderek para, statü ve siyasi güç arayışına göre temellendiği savunulabilir. Ancak Doğulu toplumlara özgü dayanışmaya dayanan arkadaşlık örnekleri de günümüzde mevcuttur. Bu bağlamda, toplumların mevcut arkadaşlık ilişkileri, yoldaşlık geleneğini korurken, aynı zamanda çıkar ilişkileri etkisinde değişimler de göstermektedir.” diye ekledi.

Teknolojideki değişim arkadaşlık ilişkilerini farklılaştırdı

Dijitalleşme ve sosyal medyanın arkadaşlık ilişkileri üzerindeki etkisini değerlendiren Dr. Dağ, “Arkadaşlık ilişkilerindeki dönüşüm, teknolojiyle doğrudan ilişkilidir. Teknolojideki değişim, arkadaşlık ilişkilerinin şekillenmesinde önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Bireycilik üzerine kurulu bir ortamda, teknoloji bu temele göre şekillenecektir. Bireylerin, bu teknolojik etkileşime göre arkadaşlık ilişkilerini düzenlemeleri de olasıdır. Bu karşılıklı etkileşimi, dijital ortamda eşitlikçi, özgürlükçü ve dayanışmacı değerlerle beslemek mümkündür.” ifadelerini kullandı.

Günümüzde arkadaşlık ilişkileri yüzeysel bir hâl aldı

Z kuşağı ile diğer kuşaklar arasındaki arkadaşlık anlayışlarındaki farklılığa da değinen Dr. Dağ, “Kuşak kavramı karmaşık ve belirsiz bir yapı taşır. Ekonomik, sosyal ve zihinsel farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda, kuşaklar arası net tanımlar yapmak zordur. Toplumların geçmişteki ve günümüzdeki arkadaşlık ilişkileri arasındaki benzerlik ve farklılıkları değerlendirmek daha anlamlıdır. Bu bağlamda, günümüzde arkadaşlık ilişkileri giderek daha yüzeysel bir hâl alıyor. Ancak buna rağmen, derin ve anlamlı arkadaşlık biçimlerinin varlığını sürdürdüğünü görmekteyiz.” dedi.

Son elli yıllık süreçte bireyin dönüşümü nasıl oldu?

Arkadaşlık ilişkilerinin her dönemde hem uzun ömürlü hem de kısa süreli örnekler barındırdığını ifade eden Dr. Dağ, “Son elli yıl içinde bireyin, toplum ve devletle olan etkileşiminin karmaşık bir düzlemde gerçekleştiği görülmektedir. Bireylerin duygu, düşünce ve eylem biçimlerinin aşırı özelleşmesi ve nesnelleşmesi anlamlı bir tema haline gelmiştir. Sürekli değişen haz arayışında, toplumsal ilişkileri göz ardı eden bir kitle oluşmuştur. Herkesin yalnızca kendi çıkarlarına odaklanması, derin etkileşimler kurmayı zorlaştırmaktadır.” şeklinde konuştu.

Yalnızlığı bilinçli tercih edenler de var

Günümüzde yalnızlığı tercih eden gençler bulunduğunu ifade eden Dr. Dağ, “Bu noktada, gençlerin derin ve anlamlı toplumsal ilişkiler kurma yeteneklerinin önemine vurgu yapmalıyız. Yalnızlığı ya da sosyal yaşamayı seçen gençlerin tutumu arasında önemli bir fark yoktur. Önemli olan, toplumsal varlık olmayı hedefleyerek yaptıkları tercihlerdir. Bu tutum, gelecekte birbirinden kopuk bireylerin oluşmasına engel olabilir.” şeklinde konuştu.

Son elli yılda çok çeşitli arkadaşlık biçimleri oldu

Dr. Dağ, son elli yıl içinde toplumların arkadaşlık biçimlerinde önemli değişimlerin yaşandığını belirtti. “Günümüzde her yaş, cinsiyet, meslek ve toplumsal sınıfta kaliteli arkadaşlık örneklerine rastlamak mümkündür. Bununla beraber, aşırı bireyci yapıların ve etkileşim biçimlerinin ortaya çıkması, toplumlar için önemli bir risk oluşturmaktadır. Arkadaşlıkların çıkarcılık çerçevesinde şekillenmesi dikkat çekicidir. Bu nedenle, her toplumun özgün nitelikleri doğrultusunda bireyselliği koruyan toplumsal yapılar üzerinde düşünmek büyük bir önem taşımaktadır.” diyerek sözlerini tamamladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın