Atatürk’ün İç Cephe Vurgusu ve Bugün

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Atatürk’ün İç Cephe Vurgusu ve Bugün

Zafer Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladık. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı, silah arkadaşlarını ve bu topraklar için canlarını feda eden şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet ve minnetle andık.

Büyük Taarruz öncesinde Mustafa Kemal Paşa, zaferden emin görünse de bazı endişeleri bulunmaktadır. Bir gün Halide Edip’e, zaferin ardından “Yunan savaşından daha büyük ve zorlu bir dönem başlayacak” şeklinde bir uyarıda bulunur. Bu sözlerin üzerinden 100 yıldan fazla bir süre geçmiştir. Ancak, toplum içindeki çatışmalar hala devam etmektedir.

***

Mustafa Kemal kimdir?

Orhan Koloğlu (1929-2020) tarihçi, gazeteci, bürokrat ve akademisyendir. Galatasaray Lisesi mezunu olan Koloğlu, Strasbourg Üniversitesi’nde doktora yapmış ve CHP Dış İlişkiler Danışmanlığı ile Basın Yayın Genel Müdürlüğü gibi önemli görevlerde bulunmuştur.

Koloğlu, arkasında önemli eserler bırakmıştır. Özellikle “Kim Bu Mustafa Kemal?” adlı eseri, 1997 yılında Soyut Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu kitapta, iç cephedeki çatışmalar ve ülkedeki sosyal dinamikler detaylı bir şekilde ele alınmaktadır.

***

Atatürk’ün öngörüleri

Büyük Taarruz sırasında Mustafa Kemal Paşa, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir!” diyerek harekete geçmiştir. 9 Eylül’de Yunan ordusu denize dökülmüş ve İzmir düşman işgalinden kurtarılmıştır. Kurtuluş Savaşı’na onbaşı rütbesiyle katılan Halide Edip, bir gün Mustafa Kemal Paşa’ya “Sonunda savaş bitti, değil mi paşam?” diye sorar.

Mustafa Kemal Paşa, “Halide onbaşı” diyerek yanıtlar: “Asıl savaş şimdi başlıyor… Kendi içimizdeki savaş.” Atatürk, bir asır öncesinden bugünü görebilen bir liderdir. “Kendi içimizdeki savaş devam ediyor. Birbirimizi yiyoruz; bu parti, o parti, sosyal medya, amigolar, troller… Savaş halindeyiz.”

***

İç cephe

Samsun’da doğan güneş, 19 Mayıs 1919’da doğmuştur. Ardından gelen Havza, Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara süreci, Kurtuluş Savaşı’nın temel taşlarını oluşturmuştur. 23 Nisan 1920’de TBMM açıldığında, Türk topraklarında 200 binden fazla yabancı asker bulunmaktaydı. İç cepheyi güçlendirmek için çaba harcayan Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele döneminde iç dinamiklere önem vermiştir. Bugün ise yine gündemde olan iç cephe, birlik ve beraberlik konusudur.

***

Vasiyet niteliğinde sözler

Atatürk’ün iç cephe konusundaki sözleri, adeta bir vasiyet niteliğindedir: “Asıl olan iç cephedir… Bu cephe, milletin oluşturduğu cephedir. Düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için her zaman çaba göstermiştir.” Meclis’in düşünüş biçimi ve çalışması, düşmana ümit vermediği sürece iç ve dış cephelerimizin yerinden oynaması mümkün değildir.

***

Siyasetin geçmişi ve bugünü

Osmanlı döneminde, 1899’dan sonra kurulan parti sayısı 88’dir. İlk kurulan parti Fedailer Fırkasıdır. Cumhuriyet döneminde ise 400’ün üzerinde parti kurulmuştur. Günümüzde ise 187 siyasi parti bulunmaktadır. Ancak bu sayı önemli değil; iç cepheyi güçlendirmek, birlik, beraberlik ve kardeşlik açısından çatlak seslerin olmaması gerekmektedir.

***

Konuşan Türkiye

Yıllar geçerken, Cemil Çiçek’in 2012 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olduğu dönemde terör ve siyaset üzerindeki gerilim dikkat çekmiştir. Çiçek, 27 Ağustos 2012 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda tartışılmasını istediği 11 maddelik ulusal mutabakat metnini sunmuştur. Bu toplantıda, “Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleri ortak bir tavır sergilemelidir” demiştir. Bu, aslında bir iç cephe çağrısıydı. Ancak toplantıya katılan bazı siyasi parti sözcüleri, bu metnin kişisel bir girişim olduğunu belirtmişlerdir. İşte bu durum, Türkiye’de tartışmaların dinlemeden ve araştırmadan yapıldığını gözler önüne sermektedir.

***

Nutuk

Zafer Bayramı vesilesiyle yapılan konuşmalar ve televizyon programları oldukça fazlaydı. Ama bir de Nutuk okunabilseydi. Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında yaptığı bu uzun konuşma, önemli mesajlar içermektedir. Terörsüz Türkiye konusunun gündemde olduğu bu süreçte, Nutuk’ta Atatürk’ün iç cepheye dair vurgularını günümüze taşımak son derece önemli bir gereklilik arz etmektedir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın