Avrupa Kriz İçindeyken Türkiye’nin Rolü Artıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma

“`html

Küresel sistemin yeni gerçekliğine Avrupa, beklenmedik bir şekilde hazırlıksız yakalandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin eski Başkanı Donald Trump’ın politikaları, mevcut uluslararası sistemi köklü bir değişime zorlamakta. Trump, Çin ve Rusya gibi büyük güçleri doğrudan muhatap alırken, Avrupa’nın küresel sorunların çözümünde rol almasını pek önemsemiyor. Trump, yardımcısını göndermesi ile birlikte “Ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız” anlayışına dayalı bir değerler savaşı başlatmış durumda. Avrupalılar ise bu krize ortak bir çözüm üretmek yerine, ABD ile “aynı ortak değer temelinde görülmedikleri” için adeta gözyaşı döküyorlar.

Avrupa’nın içindeki tartışmalar, çoğu zaman belirli ülkelerle sınırlı kalıyor. Paris’teki zirveye, yeniden seçilip seçilmeyeceği sorgulanan Alman şansölyesi ve Avrupa Birliği üyesi olmayan Danimarka gibi ülkeler davet edildi. Ancak burada yapılan “kriz” toplantısından kayda değer bir sonuç çıkmadı. Ne savunma harcamalarının artırılmasına yönelik bir taahhüt verildi, ne de Ukrayna’nın müzakerelerdeki elini güçlendirecek herhangi bir güvenlik önerisi veya Ukrayna-Rusya savaşını sona erdirmeye dair bir pozisyon açıklandı. Avrupa, güvenliğini nasıl sağlayacağı hususunda uzun yıllardır tartışmasına rağmen, hala net ve olgun bir fikir geliştirememiş durumda ve tereddüt içerisinde.

Trump, Ukrayna’nın geleceğinin tartışıldığı Riyad’daki toplantıya Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski’yi çağırmadı. Zelenski, Ukrayna-Rusya savaşının başlangıcından bu yana güvenilir bir arabulucu olan Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Türkiye, savaşın başından itibaren tüm tarafların güvenini kazanmış istisnai bir denge politikası izleyerek tahıl koridoru ve esir takası gibi önemli konularda, somut ve ilkeli başarılar elde etti.

Savaşın sona erdirilmesine yönelik uluslararası diplomasinin arttığı bu dönemde, Zelenski’nin Ankara ziyareti büyük bir öneme sahip. Gelecek barış görüşmelerinde Türkiye’nin katkısına ihtiyaç duyulacağı aşikar. Üçüncü ülkelerin etkisi olmasaydı, savaşın ilk döneminde Türkiye’nin çabaları büyük olasılıkla sonuç verecekti. O dönem, Ukrayna ve Rusya arasında anlaşma sağlanmaya oldukça yakındı. Ancak ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik politikaları ve vaatleri, bu anlaşmanın gerçekleşmesini engellemiş oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası düzeydeki güvenilir ve etkili liderliği, birçok çatışmanın çözümünde olumlu sonuçlar üretmiştir. Dolayısıyla, Türkiye, bu görüşmelere ev sahipliği yaparak güvenilir bir arabulucu rolü üstlenebilir. Erdoğan, Türkiye’nin bu konudaki tutumunu bir basın toplantısında açıkça dile getirdi: “Trump’ın savaşın sonlandırılması için bir diplomatik girişimi mevcut. Bu yaklaşım, son üç yıldır yürütmekte olduğumuz politika ile de örtüşüyor. Son üç yıldaki aktif diplomasimiz nedeniyle Rusya, Ukrayna ve Amerikan tarafları arasındaki görüşmeler için ülkemiz ideal bir ev sahibi olacaktır…”

Avrupa’nın kendi sorunlarıyla baş başa kaldığı bu dönemde, Türkiye’nin yıllar içinde titizlikle inşa ettiği dış politika kapasitesine ve güvenilir duruşuna duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Böylece, Türkiye’nin Avrupa açısından önemi de her geçen gün daha fazla ön plana çıkacaktır.

Bu köşe yazısını dinlemek isterseniz lütfen aşağıdaki linke tıklayın.

Nebi Miş | Güvenilir ülke Türkiye’ye duyulan ihtiyaç

“`

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın