
Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) Bursa’nın Gürsu ilçesinde, avukat Hatice Kocaefe’nin yasal takip başlattığı kişi tarafından vurularak hayatını kaybetmesi, İstanbul Barosu önünde protesto edildi. İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, pazartesi günü Türkiye Barolar Birliği’nde tüm baro başkanlarının katılacağı olağanüstü bir toplantı gerçekleştirileceğini belirterek, “Avukatın can güvenliği, tüm yurttaşların can güvenliğidir. Bu güvenlik, ülkemizin huzur ve barışının temelidir” şeklinde konuştu. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da, “Bu cinayetin arkasında kamu yetkisini elinde bulunduranların avukatlık ve avukatlık faaliyetini itibarsızlaştıran sorumsuz tutumları bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Önceki gün avukat Hatice Kocaefe’nin yasal takip başlattığı kişi tarafından vurularak öldürülmesi, İstanbul Barosu önünde akşam saatlerinde protesto edildi. Avukatlar, açıklamaların ardından oturma eylemi gerçekleştirerek, saldırıları kınadı ve gerekli önlemlerin alınmasını talep etti.
“Avukata sıkılan bir kurşun, yargıya sıkılmış bir kurşundur.”
Protesto sırasında bir açıklama yapan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, şu sözleri sarf etti:
“İki gündür yas tutuyoruz, acımız derin ve büyüktür. Çünkü bir meslektaşımızı, İstanbul Barosu üyesi Hatice Kocaefe’yi, görevini icra ettiği sırada kaybettik. Avukat, savunma mesleğini icra eden ve kamu hizmeti gören bir bireydir. Yargı erki, yasama ve yürütme ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin temel organlarını oluşturur. Bu nedenle avukata sıkılan bir kurşun, yargıya sıkılmış bir kurşun demektir. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini tehdit eden bir girişimdir ve bu caniler aramızda dolaşmaktadır.”
Bursa’da bir toplantı ve yürüyüş düzenlendi, birçok baro başkanının katıldığı etkinlikte Hatice Kocaefe’nin ailesi ziyaret edildi. Aileye, katilin en ağır şekilde cezalandırılması için İstanbul Barosu ve Türkiye Barolar Birliği olarak takipçi olacakları sözü verildi.
“Bu amaçla Türkiye Barolar Birliği’nde olağanüstü bir toplantı yapılacak.”
Pazartesi günü Türkiye Barolar Birliği’nde tüm baro başkanlarının katılımıyla bir olağanüstü toplantı gerçekleştirilecektir. Bu vesileyle yasama ve yürütme organı mensuplarını, yargıyı, şiddet dilini kullanmamaya ve avukatlara yönelik hukuka aykırı eylemleri cezalandırmak için harekete geçmeye çağırıyoruz. Avukatın can güvenliği, bütün yurttaşların can güvenliğidir. Hatice Kocaefe’nin katilinin cezalandırılması, savunma mesleği mensupları olarak gelecek kuşaklara olan vadimizdir. Eğer bu katilleri cezalandıramazsak, barış ortamını gelecek nesillere aktaracak bir toplum oluşturamayız.”
Sağkan: “Bu cinayetin arkasında hukuksuzluğun yerleştiğini biliyoruz.”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, “Son dönemde birçok kez bir araya geldik; basın özgürlüğünü, adil yargılanma hakkını savunduk. Bugün burada toplanmamızın en acı nedeni ise Hatice Kocaefe’nin hayatını kaybetmesidir” dedi. Sağkan, Hatice Kocaefe’nin genç yaşta, iyi eğitim almış bir avukat olduğunu, yurtdışında yüksek lisans yaparak ülkesine döndüğünü belirtti. “Bu cinayet, son dönemde artan şiddet ikliminin bir sonucudur. Bu cinayet, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin yerleşmesiyle ortaya çıkmıştır” şeklinde konuştu.
“Bu cinayet, sadece bir kişinin planladığı bir cinayet değildir.”
Sağkan, avukatlığa yönelik itibarsızlaştırma faaliyetlerinin sistematik bir hale geldiğini vurgulayarak, “Bu cinayet bir rastlantı değildir; planlı bir cinayettir” dedi. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, avukata yönelik şiddetin araştırılması için bir komisyon kurulması çağrısında bulunulduğunu aktardı.
“Avukatlar bu ülkedeki ekonomik krizin sorumlusudur.”
Sağkan, “Avukatlar, hukuki uyuşmazlıkların ve ekonomik sorunların sorumlusu değildir” diyerek kamu otoritesine çağrıda bulundu. “Bu tür olaylar münferit değil, sistematik bir işleyişin sonucudur” ifadelerini kullandı.
Genç Avukatlar Meclisi Başkanı Şeyma Eren de, “Bugün yasımızı ve öfkemizi haykırmak için buradayız. Hatice Kocaefe, mesleğini icra ettiği için hayatını kaybetti. Bu saldırı münferit değil, sistematik bir işleyişin sonucudur” dedi.
Eren, avukatların ekonomik baskı, artan iş yükü ve şiddet iklimiyle mücadele ettiğini belirtti. “Önleyici kamu politikalarının eksikliği, toplumsal şiddeti artırmaktadır” diye ekledi. Avukatların yalnızca mesleklerini icra ettiği için hedef haline geldiğini vurguladı.
Avukatlık mesleğinin geldiği durumun, keyfi cezalar ve güvencesizlikle dolu olduğunu ifade eden Eren, “Bizler genç avukatlar olarak bu durumu kabul etmiyoruz. Hiçbir mesleğin fıtratında ölüm yoktur” diyerek mücadelelerine devam edeceklerini belirtti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



