
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, antik yerleşim ve kültürel merkez olan Aydın’da ilk kez gerçekleştiriliyor. Tralleis, Nysa ve Milet gibi tarihi medeniyetlere ev sahipliği yapan bu şehirde, festivalin ilk gününde atölyeler, sergiler, söyleşiler ve çocuk etkinlikleri ile zengin bir program sanatseverlerle buluştu.
AYDIN (İGFA) – Aydın, Türkiye Kültür Yolu Festivali çerçevesinde sanatın çeşitli disiplinlerini bir araya getiren geniş bir sergi programına ev sahipliği yapıyor. Şehrin dört bir yanında sergilenen eserler, antik çağlardan günümüze kadar uzanan Aydın’ın kültürel zenginliklerini sanat aracılığıyla ziyaretçilere sunuyor.
Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşan Burak Erim’in “Düşlere Yolculuk” sergisi, izleyicileri renkler ve hayaller arasında benzersiz bir yolculuğa davet etti. Her bir eser, hayal gücü ve gerçeklik arasında kurduğu özgün anlatım dili ile dikkat çekerken, Tamer Levent’in “Sanata Evet” çağrısının da bir yansıması olarak sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü gözler önüne serdi.
Atilla Koç Kültür Merkezi’nde bulunan “Korunan Zaman: Arkeolojik Mirasın Görsel Yolculuğu” sergisinde, müze uzmanı ve fotoğraf sanatçısı Muhammed Diler’in objektifiyle yakalanan görüntüler ziyaretçilerle buluştu. Kültürel mirasın korunmasına ve belgelenmesine odaklanan sergi, fotoğrafı sadece bir kayıt aracı değil, geçmişin estetik değerlerini günümüze taşıyan güçlü bir anlatım biçimi olarak ele alıyor. Hakan Yaralı’nın küratörlüğünde hazırlanan bu sergi, Aydın’daki antik kentlere ait görsel seçkisiyle sanatseverlerin ilgisini çekti.
Aydın Arkeoloji Müzesinde sergilenen “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” ise Osmanlı dönemine ait kutsal eserleri ve tarihi mirası bir araya getiriyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshaları gibi seçkin eserler yer alıyor.
Atilla Koç Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yaşayan Miras: Aydın Sergisi” ise hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, ahşap ve sedef işleri gibi geleneksel sanat unsurlarını bir araya getirerek ziyaretçilere kapsamlı bir kültürel deneyim sundu.

FESTİVALİN İLK GÜNÜ SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERLE ZENGİNLEŞTİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Aydın’da düzenlenen etkinlikler, fotoğrafçılıktan sinemaya, söyleşilerden geleneksel el sanatlarına kadar geniş bir yelpazeye yayılmakta. Bu etkinlikler, kenti çok yönlü bir kültür ve sanat platformuna dönüştürerek, her yaştan sanatseveri aynı çatı altında bir araya getiriyor.
“FotoMaraton Aydın” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Katılımcılar, gün boyunca şehrin farklı noktalarını fotoğraflayarak Aydın’ın tarihi dokusunu, kültürel zenginliğini ve günlük yaşamını belgeleme fırsatı buldu. Çocuklara yönelik düzenlenen etkinlik ise genç yaşta sanatsal farkındalığı artırmayı hedefledi. Yoğun ilgi gören FotoMaraton etkinlikleri, kenti sanatla keşfetmenin dinamik bir yolu olarak öne çıktı.
Atilla Koç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Buluşması: Körüklü Çizme” söyleşisi, kentin somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan körüklü çizme geleneğine odaklandı. Alanında uzman bir konuşmacı eşliğinde düzenlenen program, bu kültürün tarihsel arka planı, üretim süreçleri ve toplumsal hayattaki yeri hakkında bilgi verdi. Katılımcılar, kadim geleneğe dair kültürel pratikleri ve sözlü anlatımları daha yakından tanıma fırsatı buldu.

Aynı mekanda gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Olarak Havut: Devecilik Kültürünün Kadim İzleri” söyleşisinde, deve süsleme sanatı ve devecilik kültürünün köklü zanaatlarından biri olan havutçuluk ele alındı. Programda, havut yapımındaki teknik detaylardan kullanılan geleneksel malzemelere, estetik anlayıştan ustadan çırağa uzanan aktarım sürecine kadar birçok konu değerlendirildi. Havutçuluğun yerel kimlik, toplumsal hafıza ve törensel kültürle kurduğu bağ vurgulandı.
Tekstil Park Sanat Galerisi ve Atilla Koç Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sepet Örücülüğü Atölyesi”, “Keçe Atölyesi”, Ebru Atölyesi ve Çömlek Atölyesi, katılımcılara usta eğitmenler eşliğinde el sanatlarının üretim süreçlerini deneyimleme imkanı sundu. Bu atölyeler, köklü el sanatlarının inceliklerini uygulamalı olarak öğretirken, kültürel mirasın yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



