
Anayasa Mahkemesi, terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenleri hedef alan Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220. maddesinin 6. fıkrasını iptal etti. Bu gelişme, yaklaşık 4 bin 500 kişinin yargılandığı dosyaların yeniden gündeme gelmesine sebep oldu. Söz konusu kişiler, FETÖ mensubu yargı organlarının 2006-2016 yılları arasında uyguladığı ek madde ile terör örgütü üyesi sayılarak, 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldılar.
AYM’nin iptal kararı, 9 Ocak 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı ve altı ay sonra yürürlüğe girdi. Diyarbakır, Siirt, Mardin, Şırnak, Hakkari, Van, Bitlis, Muş, Şanlıurfa, Bingöl, Tunceli, Malatya ve Erzurum gibi iller de dahil olmak üzere Türkiye genelinde bu suçlardan yargılanan toplam 4 bin 500 dosya bulunduğu kaydedildi. Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten hükümlü olan 700 PKK sanığının infazının durdurulduğu belirlendi.
Ağır Ceza Mahkemeleri, infaz hakimliklerine yazarak hükümlülerin mahkumiyet kararlarını geri aldı. Bu mahkemeler, tutuklama kararı bulunan 700 kişi konusunda infazın durdurulmasıyla birlikte, dosyaları yeniden ele alarak yargılamanın yenilenmesine karar verdiler. Yeni esas numarasına kaydedilen dosyalar için hazırlanan tensip zaptıyla duruşma günleri belirlendi ve bu duruşmaların Aralık ve Ocak aylarına ertelendiği ifade edildi. Haklarındaki tutuklama kararları geri alınan PKK hükümlüleri, bu tarihlerde yargılanarak Anayasa Mahkemesi’nin suç olmaktan çıkardığı maddeden dolayı beraat edebilecekler.
Bazı Ağır Ceza Mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi’nin iptaline ilişkin 220. maddenin 6. fıkrasının yanı sıra, hükümlülerin mahkum olduğu ve Anayasa Mahkemesi’nin dokunmadığı 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, terör örgütü propagandası yapma gibi suçlardan da infaz durdurma kararı aldıkları, ancak daha sonra bu kararları geri aldıkları öğrenildi.
Ağır Ceza Mahkemeleri, toplu infaz durdurma kararı verdikleri PKK hükümlüleriyle ilgili hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, haklarında yeniden yargılama yapılmasına ve olası telafisi zor ya da imkânsız zararların ortaya çıkmaması için infazın durdurulmasına karar verdiklerini açıkladı.
NELER YAPMIŞLARDI?
– Canlı kalkan eylemi adı altında Mehmetçiğin operasyon bölgelerine yürümek.
– Kandil’deki elebaşıların çağrısıyla karakol önlerinde oturma eylemleri yapmak ve Öcalan’a tecritin sona erdirilmesi için sokak protestoları gerçekleştirmek.
– Öcalan’ın yakalandığı tarihte ve Apo’nun doğum günlerinde zorla kepenk kapattırmak.
– “Halk İnisiyatifi” adı altında sivil itaatsizlik eylemleriyle güvenlik güçleriyle çatışmak ve kamu malına zarar vermek.
– Çukur ve hendek olaylarına destek vererek güvenlik güçlerinin operasyonlarını durdurmak.
– 53 kişinin hayatını kaybettiği 6-8 Ekim 2014’teki Kobani olaylarına katılmak.
– Belediyelere kayyum atamalarını protesto etmek ve tutuklamalarla polisle çatışmak.
Yargılamanın yenilenmesiyle beraat etseler de tazminat talep edemeyecekler
SÖZCÜ’yü arayıp ‘Ben de geri dönebilir miyim’ dediler
Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliye ya da beraat umudu doğan yurt dışındaki bazı hükümlüler ve avukatları, muhabirimize ulaşarak bilgi almak istedi. Gazetemizde yayımlanan haberin ardından, yurtdışında bulunan ve bu suçtan mahkum olduklarını belirten bazı hükümlüler ile avukatları, geri dönüp dönemeyecekleri hakkında bilgi almak amacıyla muhabirimizle iletişime geçti. İnfazı durdurulan 700 PKK’lıyla ilgili görüş bildiren ve yüksek yargıda görev yapan bir ceza hukukçusu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği maddeden mahkum olanların yargılamanın yenilenmesiyle beraat etmesi durumunda, tutuklulukta geçirdikleri süreler için kamu hazinesi aleyhine tazminat davası açamayacaklarını ifade etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



