Babacan: Enflasyonla Mücadele İçin Üretimi Destekleyin

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Babacan: Enflasyonla Mücadele İçin Üretimi Destekleyin

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Eğer gerçekten enflasyonla mücadele etmek istiyorsanız, bunun yolu nettir. Kemer sıkmak istiyorsanız bunu işçiden, memurdan, emekliden değil, öncelikle devletin harcamalarından başlatmalısınız. İhalelerdeki savrukluğu sona erdirin ve kamuya yük olan lüksten vazgeçin. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyerek ülkeyi bu hale getirdiniz. En önemlisi, üretimi destekleyin; üretiminizi artırmadan ekonomiyi düzeltemezsiniz. Üretimi desteklemeden ve ürün bolluğunu sağlamadan bu ülkede enflasyon düşmez” şeklinde konuştu.

Babacan, Yeni Yol Partisi’nin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan Babacan, “Bir ülkenin gerçek gücünü, lüks makam odalarında verilen pozlardan anlayamazsınız. Ülkenin gerçek gücü, sabahın ilk ışıklarında işe giden ve yeraltında ya da yerüstünde emek harcayan işçilerindedir. Eğer emekçi yorgunsa, ülke de yorgundur” diye ifade etti.

Tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçilerine yönelik olarak Babacan, “Yerin altında ömür tüketen insanlar, yerin üstünde açlığa mahkum oldular. Dün uzlaşmanın sağlandığı söylendi ve sözler verildi. Bunu takip edeceğiz. Her 1 Mayıs’ta Türkiye’de gerginlikler yaşanıyor. Görünüşe göre, ülkeyi yönetenler bu yıl beklenen gerginliklerin protestolarla birleşmesini istemediler ve aceleyle ‘sorun çözüldü’ dediler. Umarız verilen sözler yerine getirilir ve madencilerimizin hakları teslim edilir” dedi.

“Bu kötü yönetim, bu iş bilmez kadro ülkeyi gerçekten perişan etti”

Babacan, ülkedeki fakirliğin derinleştiğini vurgulayarak, “İnsanlar çalışıyor ama geçinemiyor. Emek var, ancak karşılığı yok. Pazara çıkan vatandaş fiyat etiketlerine bakıp geri dönmek zorunda kalıyor. Emeklilerimizin maaşı ayın ortasında tükeniyor. Gençler, hayal kurmak yerine gelecekle ilgili büyük kaygılar taşıyor. Bu kötü yönetim, bu iş bilmez kadro ülkeyi gerçekten perişan etti” dedi. Ayrıca, Erdoğan’ın geçmişteki çay simit hesaplarına atıfta bulunarak, “Şimdi ben de Sayın Erdoğan’a sesleniyorum; bu zalim yönetim, bu aziz millete bir çayla simidi layık görmüyor. Asgari ücret çayla simide bile yetmiyor” ifadelerini kullandı.

“Adaleti yok edip, bu ülkenin ekonomisini düzeltemezsiniz” diyen Babacan, enflasyonla mücadelede izlenmesi gereken yolları yine vurgulayarak, devlet harcamalarından başlayarak, ihalelerdeki savrukluğu sona erdirmek ve kamuya yük olan lüksten feragat etmek gerektiğini belirtti. “Üretimi desteklemeden, ürün bolluğunu sağlamadan bu ülkede enflasyon düşmez” değerlendirmesinde bulundu.

“İktidardakilere sesleniyorum, sizin bu millete bir kastınız mı var?”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, taksimetrelerle entegre Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) kullanımını 2026’dan itibaren zorunlu hale getiren düzenlemesine tepki gösteren Babacan, “Küçük bir taksici esnafını vergi ve kırtasiyeye boğuyorsunuz. Bu adalet mi? Bu ekonomi politikası mı? İktidardakilere soruyorum; sizin bu millete bir kastınız mı var?” dedi.

Yurt dışından gelen yatırımlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, “Bu ülkeye neden doğrudan yatırım yapılmıyor, sadece faiz için gelip gidiyorlar?” diye sordu. Kalıcı sermaye için güven, istikrar ve öngörülebilirlik gerektiğini vurgulayarak, “Düşünün ki, gazeteciler, yazarlar ve siyasetçiler en küçük bir eleştiride gözaltına alınıyor. Böyle bir ülkeye kimse yatırım yapmaz” ifadelerini kullandı.

“Fırsat eşitliğinin olmadığı, ekonominin güven vermediği bir düzende gençler suç örgütlerinin ağını düşüyor”

“Hiçbir uyuşturucu şebekesi bürokrasinin ve siyasetin desteğini almadan varlığını sürdüremez” diyen Babacan, son dönemde uluslararası uyuşturucu baronları ve organize suç örgütü liderlerinin Türkiye’de yakalanmasıyla ilgili, “Bu şebekeler nasıl bu kadar rahat hareket edebiliyor? Bu tabloya kimler müsaade ediyor?” şeklinde konuştu.

Babacan, “Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre sadece 2025 yılında 332 bin çocuk suça sürüklenmiş durumda. Ekonomik sıkışıklık, eğitimde fırsat eşitsizliği ve ailelerin zorlaşan yaşam koşulları, çocuklarımızı daha savunmasız hale getiriyor. Fırsat eşitliğinin olmadığı, ekonominin güven vermediği bir düzende gençler suç örgütlerinin ağını düşüyor. Eğer birileri bu işten para kazanmayı düşünüyorsa, bunun vebalinin büyük olduğunu unutmamalıdır” ifadelerini kullandı. (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın